Muhterem Hocam, şefaat cehennemde olanlara yok diyorsunuz. O zaman Enbiyâ Suresi 107. âyet-i kerimeyi açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, şefaat cehennemde olanlara yok diyorsunuz. O zaman Enbiyâ Suresi 107. âyet-i kerimeyi açıklar mısınız?
Cevap
21/ENBİYÂ-107 Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lil âlemîn(âlemîne).
Seni Biz, sadece âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Şefaat eden daima kimdir? Devrin imamı. Ve eğer cehennemden çıkış olduğunu söylüyorlarsa yanılıyor. 58 tane âyet-i kerime. Cehennemlik olarak cehenneme giren kişi için cehennemden çıkış yok.
Meryem 71-72 var. Bu âyetlerde de Allahû Tealâ şöyle buyuruyor. O gün cennetlikler ve cehennemliklerin hepsi nereye gidecekler evvelâ? Cehenneme gidecekler. Ama cehennemlik olarak cehenneme giren kişi cehennem için onlar bir kalıcı yer.
19/MERYEM - 71
Ve in minkum illâ vâriduhâ, kâne alâ rabbike hatmen makdıyyâ(makdıyyen).
Ve sizden biriniz (bile hariç olmamak üzere hepiniz), illâ (muhakkak) ona (cehenneme) varacaksınız. (Bu), senin Rabbinin üzerine (aldığı) kesinleşmiş bir hükümdür.
19/MERYEM - 72
Summe nuneccîllezînettekav ve nezeruz zâlimîne fîhâ cisiyyâ(cisiyyen).
Sonra takva sahiplerini kurtaracağız. Ve zalimleri, diz üstü çökmüş olarak bırakacağız.
Nebe Suresinin 21.âyet-i kerimesinde aynen şöyle ifade ediyor Rabbimiz:
78/NEBE - 21
İnne cehenneme kânet mirsâdâ(mirsâden).
Muhakkak ki cehennem mirsad olmuştur.
78/NEBE-22 Lit tâgîne meâbâ(meâben).
Azgınlar için meab (sığınılacak yer) olarak.
Cehennem cennetlikler için bir rasat yeri, görme yeri yani ziyaret yeri. Cennetlikler cehenneme niçin gidiyorlar? Ziyaret ediyorlar. Ziyaret sırasında cehennem onlara zarar veriyor mu? Hayır. Vermiyor. Çünkü onlar cennetlik bir fizik bedenle oraya giriyorlar. Cennetlik fizik bedene cehennemlik bir şey zarar verebilir mi? Hazreti İbrâhîm’e ateş zarar verebildi mi? İşte tıpkı bunun gibi. Zarar vermiyor. Ama cehennemlik olarak giren kişi için cehennem zarar verir mi? Evet. Cehennem azgın olanlar için bir kalıcı yer.
Hani hep anlatıyorduk. Şems bir ateistle karşılaşıyor. Ateist diyor ki: “Ya siz ne istiyorsunuz insanlardan? Siz diyorsunuz Allah var. Allah var. Hadi göster bana. Var diyorsunuz kimseye gösteremiyorsunuz. Öte yandan diyorsunuz şeytan. Şeytan cehennem zaten ateşten yaratılmış. Ateş ateşe tesir eder mi? İnsanlar en iyisini sürsün. Bırak insan özgürce yaşasın.” Bizim Şems eline bir kerpiç alıyor, kafasına yapıştırıyor. Adam doğru kadıya gidiyor ve durumu anlatıyor. Bu diyor bana bu şekilde zulmetti. Ben davacıyım. Mevlânâ, Şems’i çağırıyor. “Sen bu adama niye bu şekilde bir zulmü reva gördün?” “Hayır.” diyor.
“Ben onun suallerinin cevabını verdim.” “Ne oluyor ya bu sual? Öyle şey mi olur?” “Evet.” demiş. “Birinci sualde bana söyledi ki Allah’ı bana göster. Ben de dedim kendisine evet Allah vardır ama görülmez. Baş gözüyle görülmez. Ve sualin cevabını verdim. Şimdi o diyor ki benim başım ağrıyor. Acıyı bana göstersin bakalım.” diyor. Ateist dona kalıyor. “Tamam.” diyor. “Bu suali geçtim.” “İkincisi diyor ki siz iblis ateşe girecek. Ateş ateşe zarar verir mi? Kendisi de topraktan yaratılmış. Ben de bu kerpiç topraktan, bu kerpiçi kafasına vurdum. Zarar vermiş mi vermemiş mi? Bana söylesin.” Acıya dayanamıyor.
Ateist “Tamam bunu da geçtin.” diyor. “Gelelim insanlardan ne istiyorsunuz?” “İnsanların bir kısmı güçlü kuvvetli başkasına zulmediyor. Onlar da intikamlarını alamıyorlar. Ama en sonunda mahkeme-i kübrâda kimin hakkını kime bırakmıyor Rabbimiz? Hiç kimsenin hakkını hiç kimseye bırakmıyor. Adaleti gerçekleştiriyor. Eğer madem olay buysa niçin geldi sana beni şikâyet ediyor?” diyor. Ateist dona kalıyor ve “Tamam.” diyor. “Suallerimin cevabını aldım. Teşekkür ederim.”
Demek ki Allahû Tealâ’nın dizaynı en güzel şekilde Kur’ân’da zikredilmiş. Tabiî bu rahmet olarak gönderdi ama âlemine rahmet olarak gönderdi. Peygamber Efendimiz (S.A.V) kim için rahmettir? Dikkat edin suali soruyorum size. Hiç kimse kendi ameliyle cennete giremez. “Ya Resûlullah sen de mi?” “Evet ben de. Ama Rabbim beni rahmetine gark etmiştir.”
Öyleyse Peygamber Efendimiz (S.A.V) kim için rahmettir? Allah’a ulaşmayı dileyenler için. Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) amcası Ebû Tâlib defaatle Allah’a davet edildi. “Bana tâbî ol amcacığım. Bana tâbî ol. Tâbî ol.” Kasas 56’da tâbî olabildi mi? Hayır. Ama Allah ne cevap veriyor Peygamber Efendimiz’e (S.A.V)? “Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin. Ancak Allah dilediğini hidayete erdirir.”
28/KASAS - 56
İnneke lâ tehdî men ahbebte ve lâkinnallâhe yehdî men yeşâu, ve huve a’lemu bil muhtedîn(muhtedîne).
Muhakkak ki sen, sevdiğin kişiyi hidayete erdiremezsin (onun ruhunu Allah’a ulaştıramazsın). Fakat Allah, dilediğini hidayete erdirir. Ve O, muhtedileri (hidayete erenleri) daha iyi bilir.
Öyleyse Allah'ın, daima kulla ilişkisi nereden gerçekleşti? Kalp. Her daim, her daim, her daim bilin ki Allah kalbinize nazar ediyor. Kalbinizde o talep varsa Allah’ın Resûl’ü sizin için rahmettir. Kalbinizde o talep yoksa hayır siz onun rahmetinden faydalanmayan birisisiniz.
Ve iki türlü insan var. Allah’ın rahmetine ümit var olanlar. Allah’ın rahmetinden ümit kesenler. Kimdir Allah’ın rahmetinden ümit kesenler? Hicr 56’da Rabbimin rahmetinden kim ümit kesebilir? Dalâlette olanlar.
15/HİCR - 56
Kâle ve men yaknetu min rahmeti rabbihî illâd dâllûn(dâllûne).
“Dalâlette olanlardan başka, kim Rabbinin rahmetinden ümidini keser?” dedi.
Allah Resûlü gelmiş duyurusunu, tebliğini yapmış mı? Yapmış. Ne demiş insanlara? “Ey insanlar, dalâlettesiniz. Hidayete erdirdiklerim müstesna. Dileyin ki sizi hidayete erdireyim.” Dilemişler mi? Dileyenler hidayete ermiş. Sahâbe. Dilemeyenler hidayete ermiş mi? Hayır.
“Ey insanlar, hepiniz Allah’a muhtaçsınız. Nimetlendirdiklerim müstesna. Dileyin ki sizi nimetlendireyim.” Dileyenler hakikaten nimetlenmişler mi? Evet. Hz. Ebû Bekir, Ömer ve diğer sahâbenin hepsi nimetlenmişler. Ama Ebû Cehil ni’mete mazhar olmuş mu? Hayır. Çünkü kendisi istememiş.
“Ey insanlar, zulmü kendime haram kıldım size de haram kılıyorum. Birbirinize zulmetmeyin.” Gerçekten de sahâbe öyle bir güzelliğe bulaşmışlar ki tamamen birbirleri için hayırlarda yarışmışlar. Allah razı olsun.