Muhterem Hocam, sevdiklerimizin bize ihaneti, kötü giden evlilik, planlanan işlerin başarısızlıkla sonuçlanması, sevdiklerimizi kaybetmemiz, büyük maddi kayıplar, yakınımızın veya

Soru

Muhterem Hocam, sevdiklerimizin bize ihaneti, kötü giden evlilik, planlanan işlerin başarısızlıkla sonuçlanması, sevdiklerimizi kaybetmemiz, büyük maddi kayıplar, yakınımızın veya kendimizin hastalanması bir şekilde mutsuz olmamıza neden olmaktadır. Bu gibi durumlardan etkilenmemek için neler yapmalıyız?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, dikkat ederseniz Allahû Tealâ herşeyi bir sebep ve sonuç tahtında yaratıyor. Bunlar birer sebep. Ama sonuçta Allahû Tealâ'nın bizi mutlu kılmak istediği kesin. Sonuç; olayın cinsi ne olursa olsun bizim mutlu olmamız. O zaman eğer sevdiklerimizin bize ihaneti bizi mutsuz kılıyorsa hemen zikre başlamamız lazım. Çünkü bizi huzursuz ve mutsuz kılan nefsimizin afetleridir. Sevdiklerimizin o olayda yer alması sadece bir sebeptir.

"...Kötü giden evlilik..." yine hedef: Allahû Tealâ'nın tayin ettiği, bizler için hedef; mutluluk ve bizi mutsuz ve huzursuz kılan karşı taraf değil, nefsimizin afetleri. Eğer bu olayda biz huzursuz ve mutsuzsak, hemen zikre başlamamız lazım.

Planlanan işlerin başarısızlıkla sonuçlanması aynı şey. Şartlar ne olursa olsun her olayda Allahû Tealâ bizi mutlu kılmak istiyor. Eğer olaydan mutsuzsak bizi huzursuz ve mutsuz kılan o işler değil, nefsimizin afetleri. O zaman oradan etkilenmemek için, başarısızlıktan negatif etkilenmemek için hemen zikre başlamamız lazım. Sevdiklerimizi kaybetmemiz. Evet, olabilir. Hayatın içerisinde bu en tâbîî bir akıştır. Her doğan mutlaka bir gün ölecektir. Sevdiklerimiz de buna dahildir. Olaydan negatif etkilenmemek için zikre başlamamız lazım. Büyük maddî kayıplar keza öyle. Yakınımızın veya kendimizin hastalanması, bir şekilde biz mutsuzsak bizi huzursuz ve mutsuz kılan başkaları değil, nefsimizin afetleri ve buradan etkilenmemek için olaylar olur olmaz hemen derhal zikre başlamamız lazım.

Bizi huzursuz ve mutsuz kılan nefsin afetleri ama bu afetleri kullanan da şeytan. Allah Resûl'ü (S.A.V) Efendimiz: “Şeytanın kapısını zikirle kilitleyiniz.” buyuruyor. Zikre başlamamız halinde belli bir süre derhal Allah'ın kalbimizdeki o karanlıkları def ettiğini ve yavaş yavaş bir denge içerisinde huzur ve mutluluğa ulaştığımızı, yakaladığımızı göreceğiz. Öyleyse nerede huzursuzluk ve mutsuzluk varsa o kesinlikle nefsimizden kaynaklanıyor. Başkası sebepse o sebep olanlar derecat kaybediyor, biz derecat kazanıyoruz. Aynı zamanda burada huzursuz ve mutsuzluğumuzun nefsimizden kaynaklandığını düşünürsek, bize hastalıklarımızın teşhisinde olay yardımcı oluyor. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma2