Muhterem Hocam, şeytan çok, insan şeytandan da çok. İnsanlar şeytan olmuş. Bir zamanlar şeytan kandırıyordu ama şimdi insanlar daha çok kandırıyor. Günümüz insanlarının çoğu irades
Soru
Muhterem Hocam, şeytan çok, insan şeytandan da çok. İnsanlar şeytan olmuş. Bir zamanlar şeytan kandırıyordu ama şimdi insanlar daha çok kandırıyor. Günümüz insanlarının çoğu iradesini şeytanın yönünde mi kullanıyor?
Cevap
Evet. Çünkü insanlar dünya hayatının peşinden koşuyor ve dünya hayatını talep ettikleri için de şeytan dünya hayatını insanlara güzel gösteriyor, onunla kandırıyor.
Zuhrûf Suresi’nin 36. âyet-i kerîmesinde: “Kim Rahmân’ın zikrinden göz yumarsa biz ona şeytanı musallat ederiz.”
43/ZUHRÛF-36: Ve men ya’şu an zikrir rahmâni nukayyıd lehu şeytânen fe huve lehu karîn(karînun).
Ve kim Rahmân'ın zikrinden yüz çevirirse, şeytanı ona musallat ederiz. Böylece o (şeytan), onun yakın arkadaşı olur.
Rahmân’ın zikrinden göz yummak dünyayı talep etmekle mümkündür.
İbrâhîm 22’de iş olup bittikten sonra şeytan der ki: “Allah’ın vaadi haktı. Ben de vaad ettim ama ben vaadimden caydım. Fakat bunları ben size zorla yaptırmadım. Ben sizi davet ettim, siz davetimi kabul ettiniz. Beni kınamayın, kendi nefsinizi kınayın.”
14/İBRÂHÎM-22: Ve kâleş şeytânu lemmâ kudıyel emru innallâhe veadekum va’del hakkı ve veadtukum fe ahleftukum, ve mâ kâne liye aleykum min sultânin illâ en deavtukum festecebtum lî, fe lâ telûmûnî ve lûmû enfusekum, mâ ene bi musrihikum ve mâ entum bi musrıhıyy(musrıhıyye), innî kefertu bi mâ eşrektumûni min kabl(kablu), innaz zâlimîne lehum azâbun elîm(elîmun).
Şeytan, emir yerine getirildiği zaman şöyle dedi: “Muhakkak ki; Allah, size “hak olan vaadini” vaadetti. Ve ben de size vaadettim. Fakat ben, vaadimden döndüm. Ve ben, sizin üzerinizde bir güce (sultanlığa, yaptırım gücüne) sahip değilim. Sadece sizi davet ettim. Böylece siz, bana icabet ettiniz. Artık beni kınamayın! Kendinizi kınayın! Ve ben, sizin yardımcınız değilim. Siz de, benim yardımcım değilsiniz. Gerçekten ben, sizin beni ortak koşmanızı daha önce de inkâr ettim. Muhakkak ki; zalimlere acı azap vardır.”
İşte iblis devamlı nefsimize davetiye çıkartıyor. Şuarâ Suresi’nin 221, 222 ve 223. âyetlerine bakalım beraberce, ne görüyoruz?
26/ŞUARÂ-221: Hel unebbiukum alâ men tenezzeluş şeyâtîn(şeyâtînu).
Şeytanlar kimlere iner size haber vereyim mi?
26/ŞUARÂ-222: Tenezzelu alâ kulli effâkin esîm(esîmin).
(İftira eden) yalancı günahkârların hepsine inerler.
26/ŞUARÂ-223: Yulkûnes sem’a ve ekseruhum kâzibûn(kâzibûne).
Onlar, (şeytanlara) kulak verirler (dinlerler) ve onların çoğu yalancıdırlar.
Evet, demek ki Meryem Suresi’nin 83. âyet-i kerîmesi ile Şuarâ 221, 222 ve 223’ü birlikte mütalaa edebiliriz. Meryem Suresi’nin 83. âyet-i kerîmesi:
19/MERYEM-83: E lem tere ennâ erselneş şeyâtîne alel kâfirîne teuzzuhum ezzâ(ezzen).
Onları, kışkırttıkça kışkırtan (tahrik eden) şeytanları, kâfirlerin üzerine nasıl gönderdiğimizi görmüyor musun?
Allahû Tealâ şeytanları kâfirlerin üzerine gönderiyor. O kâfirler, yalancı, günahkârların hepsine inerler. Onlar şeytanlara kulak verirler, dinlerler ve bunların çoğu yalancıdır.
Allahû Tealâ bize irademizi nasıl kullanacağımızın metotlarını verir, şartlarını verir, yollarını gösterir ama dilediğimiz istikâmete irademizi kullanmak yetkisi bizimdir. İrademizi doğru yolda, Allah’ın yolunda kullanabiliriz. Yanlış yolda da, şeytanın yolunda da kullanabiliriz.
Şeytanî hüviyet, insanları Allah’ın yolundan ayırmak konusunda bir talebin sahibi olmayı ifade eder. Kim başkasına kötülük ederek, onun bir zarar görmesine, onu ikna etmek suretiyle yanlış fiiller işleterek onun cehenneme sevk edilmesine vesile olmuşsa işte onların hepsi insan şeytanlardır. Allah’ın saptırdığı insanların vebâlini omuzlarına alan insan türü şeytanlar.
Hz. Ömer (R.A.)
"Beni en çok şaşırtan şey, Bir kimsenin Allah’ı bilip O’na isyan etmesi. Şeytan’ı bilip ona itaat etmesi. Ve Dünyayı bilip ona meyletmesidir."
İşte kimdir Allah’ı bilip isyan eden? Dünyaya meyledendir. Kimdir şeytanı bilip ona itaat eden? Allah’a isyan edendir.