Muhterem Hocam, şeytanın özellikleri ve insanlara vesvese vermesi hakkında bilgi verir misiniz?
Soru
Muhterem Hocam, şeytanın özellikleri ve insanlara vesvese vermesi hakkında bilgi verir misiniz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, şeytan insanların baş düşmanıdır. Yedi âyet-i kerimede Allahû Tealâ bizi şeytana karşı koruyor, uyarıyor: "Şeytanın adımlarına tâbî olmayın.
ŞEYTANIN ADIMLARINA TÂBÎ OLMAYIN
1. BAKARA-208 Ey âmenû olanlar! Hepiniz SİLM'e dahil olun (teslim olma dairesi içine girin). Ve şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki o, size apaçık düşmandır.
2. BAKARA-168 Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz şeylerden yeyin. Ve şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki o, sizin için apaçık bir düşmandır.
3. EN'ÂM-142 …Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden yeyin. Şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki; o, size apaçık düşmandır.
4. İSRÂ-53 Ve kullarıma de ki: "En güzeli (sözü) söylesinler!" Muhakkak ki şeytan, onların aralarını bozar (fesat çıkarır). Muhakkak ki o, insana apaçık düşmandır.
5. NÛR-21 Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde muhakkak ki o (şeytan), fuhşu ve münkeri emreder…
6. YÂSÎN-60 Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o size apaçık bir düşmandır.
7. ZUHRÛF-62 Ve şeytan sakın sizi, (Sıratı Mustakîm'den) men etmesin. Muhakkak ki o, sizin için apaçık düşmandır.
Bakara 208: "Ey îmân edenler, hepiniz teslime girin. Şeytanın adımlarına tâbî olmayın. O size apaçık bir düşmandır."
Bakara 168'de: "Yeryüzünde helâl ve temiz şeylerden yiyin. Şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak o size apaçık bir düşmandır."
En'âm 142'de de yine şeytanın adımlarına tâbî olmayın muhakkak o apaçık bir düşmandır."
İsrâ 53'de: "İnsanlara güzel söz söyleyin. Yoksa şeytan onların aralarını bozar, fesat çıkarır."
Nûr 21'de: "Şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Kim şeytanın adımlarına tâbî olursa şeytan fuhşiyatı ve münkeri emreder. Yani kötülüğü öğretiyor ve şeytan sizi Sıratı Mustakîm'den men etmesin. O size apaçık bir düşmandır."
Şimdi baktığımız zaman Allahû Tealâ'nın ezelde kâlû belâ gününde fizik vücudumuzdan almış olduğu ahd, şeytana kul olmaktan kurtulup Allah'a kul olmak. Yaratılış gayemiz de bu. Müsaadeyi Allahû Tealâ veriyor. Allah'ın verdiği müsaade tahtında şunu görüyoruz, İblis A'râf 16'da; "Beni azdırmana yemin ederim. Senin Sıratı Mustakîmin'e onlara karşı olmak için oturacağım."
7/A'RÂF-16 Kâle fe bimâ agveytenî le ak'udenne lehum sırâtekel mustekîm(mustekîme).
(İblis): “Bundan sonra, beni azdırman sebebiyle, mutlaka Senin Sıratı Mustakîmin'e onlara karşı (mani olmak için) oturacağım.” dedi
A'râf 17'de; "Sağlarından, sollarından, önlerinden, arkandan gireceğim. Onların çoğunu şükür edici bulmayacaksın."
7/A'RÂF-17 Summe le âtiyennehum min beyni eydîhim ve min halfihim ve an eymânihim ve an şemâilihim, ve lâ tecidu ekserehum şâkirîn(şâkirîne).
Sonra, elbette onlara, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim ve onların çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın.
Zuhrûf 62'de "Şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Sakın şeytan sizi Sıratı Mustakîm'den men etmesin." İşte Sıratı Mustakîm nemenem bir şey? Sıratı Mustakîm, insan ruhunu Allah'a ulaştıran yol. Sıratı Mustakîm, insanı şeytana kul olmaktan kurtarıp Allah'a kul eden yol. Sıratı Mustakîm, 7 kademede nefsin tezkiye ve tasfiyesinin yolu. Sıratı Mustakîm iradenin Allah'a teslim yolu. Öyleyse görüyoruz ki Allahû Tealâ'nın biz insanlara bahşettiği görevler ruhun Allah'a teslimi, fizik vücudun Allah'a teslimi, nefsin Allah'a teslimi, iradenin Allah'a teslimi. İblis ise aklımıza tesir etmek suretiyle bütün bize gönderdiği sinyaller sanki kendi düşüncemizmiş gibi Allah'a isyan etmemizi sağlamaya çalışıyor ve yolla vesvese veriyor. Ama Allahû Tealâ da vesvesenin pan zehrinin zikir olduğunu buyuruyor A'râf 201 ve Fussilet 36'da: "Şeytandan bir vesvese sana gelince hemen tezekkür et. Sana mutlaka vesvese gelecektir. O zaman Allah'a sığın, Allah'a zikret.", "Takva sahipleri şeytandan onlara gözü bürüyen bir vesvese dokunduğu zaman hemen Allah'a tezekkür eder, zikrederler. İşte o zaman onlar görenlerdir."
7/A'RÂF-201 İnnellezînettekav izâ messehum tâifun mineş şeytâni tezekkerû fe izâhum mubsırûn(mubsırûne).
Muhakkak ki; takva sahibi kimseler şeytandan onlara gözü bürüyen bir vesvese dokunduğu zaman (Allah’ı) tezekkür ederler (Allah’la tezekkür ederler). İşte o zaman onlar, basar edenlerdir (kalp gözlerinin basar hassası ile görürler).
41/FUSSİLET-36 Ve immâ yenzeganneke mineş şeytâni nezgun festeız billâh(billâhi), innehu huves semîul alîm(alîmu).
Ama şeytandan sana mutlaka vesvese gelecektir. O zaman Allah’a sığın. Muhakkak ki O, en iyi işiten, en iyi bilendir.
Görüyoruz ki şeytanın vesvesesinden kurtulmanın yolu Allah'a zikretmek, Allah'a tezekkür etmektir. Allah razı olsun.