Muhterem Hocam, Sıratı Mustakîm ne demektir?
Soru
Muhterem Hocam, Sıratı Mustakîm ne demektir?
Cevap
Sıratı Mustakîm, En'âm Suresi’nin 87, 88. âyet-i kerimesinde tarif ediliyor:
6/ENÂM-87 Ve min âbâihim ve zurriyyâtihim ve ihvânihim, vectebeynâhum ve hedeynâhum ilâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).
Ve onların babalarından, zürriyetlerinden (nesillerinden) ve kardeşlerinden onları seçtik. Ve onları Sıratı Mustakîm'e (Allah'a ruhu ulaştıran yola) hidayet ettik (ulaştırdık).
6/ENÂM-88 Zâlike hudallâhi yehdî bihî men yeşâu min ibâdihî, ve lev eşrakû le habita anhum mâ kânû ya’melûn(ya’melûne).
İşte bu Allah’ın hidayetidir. Kullarından dilediğini onunla hidayete erdirir. Ve eğer şirk koşsalardı, elbette yapmış oldukları şeyler heba olurdu (boşa giderdi).
“Babalarından, zürriyetlerinden, kardeşlerinden seçtik. Onları, sırat-ı müstakime ulaştırdık. İşte bu Allah’ın hidayet yoludur. Kullarından dilediğini onunla hidayete erdirir.” Ruhun sırat-ı müstakimi, ruhun vücuttan ayrılarak bu yolla seyr-i sülûkle Allah’ın Zatı'na ulaşmasıdır.
Ama fizik vücudun da sırat-ı müstakimi var. Yâsîn Suresi’nin 60, 61. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ:
36/YÂSÎN-60 E lem a’had ileykum yâ benî âdeme en lâ ta’budûş şeytân(şeytâne), innehu lekum aduvvun mubîn(mubinun).
Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.
36/YÂSÎN-61 Ve eni’budûnî, hâzâ sırâtun mustekîm(mustekîmun).
Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.
“Bana kul olun. Bu da sırat-ı müstakim üzerinde bulunmaktır."
Bir de nefsin sırat-ı müstakimi var. Hicr Suresi’nin 41. âyet-i kerimesinde, Hicr 39’da İblis diyor ki:
15/HİCR-39 Kâle rabbi bi mâ agveytenî le uzeyyinenne lehum fîl ardı ve le ugviyennehum ecmeîn(ecmeîne).
(İblis şöyle) dedi: “Rabbim, beni azdırmandan dolayı, onlara mutlaka yeryüzünde (azgınlığı) süsleyeceğim ve mutlaka onların hepsini azdıracağım.”
15/HİCR-40 İllâ ıbâdeke minhumul muhlasîn(muhlasîne).
“Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna.”
15/HİCR-41 Kâle hâzâ sırâtun aleyye mustekîm(mustekîmun).
Allahû Tealâ şöyle buyurdu: “İşte bu, Bana yönlendirilmiş (Bana ulaştıran) yoldur.”
“Bütün dünya hayatını onlara güzel göstereceğim, hepsini saptıracağım.” Allahû Tealâ Hicr 40’ta: “Muhlis kullarım müstesna.” İşte bu sırat-ı müstakim, Hicr 41: “Bu Bana ulaşan yoldur.” İnşaallah şöyle buyurdu: “İşte bu Bana yönlendirilmiş, Bana ulaştıran yoldur.”
Ve tâbii ki ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşması sırat-ı müstakim üzerinden 4 bölümden oluşuyor. Birinci bölümü kişinin tövbesini aldığı mürşidin dergâhından devrin imamının dergâhına, devrin imamının dergâhından 7 tane gök katını birleştiren Tarîki Mustakîm, 7. gök katına, 7 âlem geçen bölümüyle de yatay sırat-ı müstakim ve en sonunda sırat-ı Rabbike müstakimle ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşması 4 bölümden oluşuyor.
Sıratı Mustakîm adı verilen muhteva Kur’ân-ı Kerim’de tarif edilmiş ama insanlar “doğru yol” diye söylemişler. Âdem (A.S)’dan başlayıp kıyamete kadar bütün insanları hidayete ulaştıran tek bir yol vardır. Bu yolun adı sırat-ı müstakimdir.
Hidayet, insan ruhunun ölmeden evvel Allah’a ulaşması olarak tanımlandığı cihetle Sırat-ı müstakim, insanların ruhlarını Allah’a ulaştıran yoldur. Bu yol insanların kurtuluşudur. Sırat-ı müstakim Allahû Tealâ’nın bizlere en güzel hediyesidir.
Hidayet de sırat-ı müstakim de “doğru yoldur” diye söylüyorlar. Bu doğru değil. Bu bir hurafe. Bu bir bid’at. Âyetlerde ifade ettiğimiz gibi. İnşaallah Mü’minûn Suresi’nin 17. âyet-i kerimesinde:
23/MUMİNÛN-17 Ve lekad halaknâ fevkakum seb'a tarâika ve mâ kunnâ anil halkı gâfilîn(gâfilîne).
Ve andolsun ki Biz, sizin üzerinizde 7 yol yarattık ve Biz, yaratmaktan gâfil değiliz.
“Biz üzerinizde 7 tane tarik yarattık. Biz onlardan gafil değiliz.” 7 tarik, tarik-i müstakimi oluşturuyor.