Muhterem Hocam, sizinle hem manevî hem de fizikî olarak hep beraber olmak istiyoruz. Fiziken yanınızda olan kardeşlerimize gıpta ediyoruz. Nitekim hem meslekî şartlarımız hem de ya
Soru
Muhterem Hocam, sizinle hem manevî hem de fizikî olarak hep beraber olmak istiyoruz. Fiziken yanınızda olan kardeşlerimize gıpta ediyoruz. Nitekim hem meslekî şartlarımız hem de yaşadığımız coğrafyadaki insanların hidayetine sebep olma konusunda sorumlu hissettiğimiz için sizden uzakta yaşıyoruz. Bu ikilemimiz hakkında ne buyurursunuz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, Peygamber Efendimiz (S.A.V) zamanında da bu tartışmalar olmuş. Meselâ Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e gelmişler, demişler ki: “Ya Resûlullah”, işte Bakara 261’de:
2/BAKARA-261 Meselullezîne yunfikûne emvâlehum fî sebîlillâhi ke meseli habbetin enbetet seb’a senâbile fî kulli sunbuletin mietu habbetin, vallâhu yudâifu li men yeşâu, vallâhu vâsiun alîm(alîmun).
Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her sünbülünde (başağında) yüz adet tane (tohum) olmak üzere, yedi sünbül (başak) veren bir tek tohumun durumu gibidir. Allah, dilediği kimse için (onun rızkını) kat kat artırıp verir. Ve Allah Vâsi’dir, Alîm’dir.
Mallarını Allah yolunda infâk edenlerin hâli, her başağında yüz tane bulunan yedi başaklı bir buğday grubu kadar Allah derecat yazar.
”Onların malı var, bizim yok. Biz fakirlere ne olacak?” Allah ne yapmış? Demiş ki: "Şimdi size bir şey veriyorum. Her yerine, yerine geçecek olan bir şey." Nedir o? "Zikir. Siz de zikredin." Gerçekten o fakirler, malı olmayanlar da ne yapmaya başlamış? Zikir yapmaya başlamış.
Şimdi zikirle alâkalı Allah Resûlü (S.A.V)’in ifadesine bakalım beraberce:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Tirmizî 5/459, İbni Mâce 2/1245
“Size amellerinizin en iyisini, Rabbinizin huzurunda en temizini ve derecelerinizde en yükseğini, altın ve gümüş infâk etmekten daha hayırlısını, düşmanla karşı karşıya gelip onları öldürmenizden, onların sizi öldürüp şehit etmesinden daha iyisini söyleyeyim mi?” buyurdu. “Evet” dediler. Resûlullah (S.A.V) şöyle dedi: “Allah’ı zikretmektir.”
“Size ibadetlerin en temizini, en geçerli olanı, derecenizi en fazla yükselten, altın gümüş infâklarından daha kıymetli, şehit olmaktan daha değerli olan bir şeyi söyleyeyim mi? O Allah’ı zikretmektir.”
Öyleyse mutlak surette zikirle bunu başarabilirsiniz. Nerede olursanız olun. Nihayetinde tekrar ediyorum: Allah daima kalbinize bakıyor. Kalbinizdeki niyet ve işlediğiniz neye bakıyor Allah? Amele. Azîm sahibiyseniz bir şey kaybetmiş değilsiniz, inşaallah.