Muhterem Hocam, şükredenlerden olmakla Allah'ın rızasını kazanmak arasında nasıl bir ilişki vardır?

Soru

Muhterem Hocam, şükredenlerden olmakla Allah'ın rızasını kazanmak arasında nasıl bir ilişki vardır?

Cevap

Zumer Suresi'nin 7. âyet-i kerimesinde söylediğimiz gibi: “Küfür ederseniz Allah küfrünüze müstağnîdir. Ama Allah kulların küfrüne razı değildir. Şükrederseniz Allah sizden razı olur.”

39/ZUMER-7 İn tekfurû fe innallâhe ganiyyun ankum, ve lâ yerdâ li ıbâdihil kufr(kufra), ve in teşkurû yerdahu lekum, ve lâ teziru vâziretun vizra uhrâ, summe ilâ rabbikum merciukum fe yunebbiukum bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne), innehû alîmun bi zâtis sudûr(sudûri).

Eğer inkâr ederseniz, muhakkak ki Allah, sizden Gani’dir (size ihtiyacı yoktur). Ve O, kulları konusunda küfre razı olmaz. Ve eğer şükrederseniz sizden razı olur. (Hiç)bir günahkâr, diğerinin (başkasının) günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. Böylece size yapmış olduklarınızı haber verecek. Muhakkak ki O, sinelerde olanı bilendir.

İnsân (Dehr) Suresi'nin 3. âyet-i kerimesinde kişi düşünür: “Madem ki Allah şükredenlerden razıdır, o zaman benim şükretmem gerekir.”

76/İNSÂN (DEHR)-3 İnnâ hedeynâhus sebîle immâ şâkiran ve immâ kefûran.

Muhakkak ki Biz, onu (Allah’a ulaştıran) yola hidayet ettik. Fakat o, ya (Allah’a ulaşmayı diler) şükreden olur, ya da (Allah’a ulaşmayı dilemez) küfreden olur.

İşte bu 1. safha rızadır. Allahû Tealâ kişinin, küfürde isyan etmesi halinde ondan razı olmayacağını, eğer insanlar şükrederse o zaman onlardan razı olacağını söylüyor. Kim küfürden kurtulmak için harekete geçmişse 13. basamakta Allah, mürşidini o kişiye göstererek ondan razı olduğunu ifade etmiş olur.

Küfürden kurtulduğumuz yer, kalbimize îmânın yazıldığı 14. basamak olduğuna göre mürşide ulaştığımız anda kişi küfürden kurtulmuş oluyor, şükrün içine geçmiş oluyor. Zumer 7 ve İnsân (Dehr) 3 bunu ifade ediyor.

A’râf Suresi'nin 16. âyet-i kerimesinde ve 17. âyet-i kerimesinde iblis diyor ki: “Beni azdırmana yemin ederim ki, Senin Sıratı Mustakîmine oturacağım. Sağlarından, sollarından, önlerinden, arkalarından gireceğim. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın.”

7/ARÂF-16 Kâle fe bimâ agveytenî le ak'udenne lehum sırâtekel mustekîm(mustekîme).

(İblis): “Bundan sonra, beni azdırman sebebiyle, mutlaka Senin Sıratı Mustakîmin'e onlara karşı (mani olmak için) oturacağım.” dedi.

7/ARÂF-17 Summe le âtiyennehum min beyni eydîhim ve min halfihim ve an eymânihim ve an şemâilihim, ve lâ tecidu ekserehum şâkirîn(şâkirîne).

Sonra, elbette onlara, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim ve onların çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın.

Yani Allahû Tealâ, şükredenlerden olmamızı, iblis ise küfürde kalmamızı, söylüyor. "Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın." yani onları küfürde tutacağım. Başka bir deyimle onların Allah'a ulaşmayı dileğine mâni olacağım.

Gerçekten insanların çoğunda bunu iblis başarmış mı? Evet. Çünkü diyor ki ruh insana hayat verir ve vücuttan çıkınca kişi ölür. Ancak ölümle insan ruhu Allah'a ulaşır, dünya hayatında ruhun Allah'a ulaşması yok. Kimi bu konuda inandırmışsa, bu şekilde ruhun dünya hayatında Allah'a ulaşması yok diye, o kişi de Allah'a ulaşmayı dilemeyecektir ve böylece dilemediği için de küfürde kalacak. Allah da küfürde kalanlardan razı olmayacaktır.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 28 Ekim 2026Son güncelleme: 28 Ekim 20263 dk okuma0