Muhterem Hocam, takva sahibi olanların günahtan ve zarardan korunduğunu biliyoruz. Allah'a ulaşmayı dileyen kişinin günahtan ve zarardan nasıl korunduğunu açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, takva sahibi olanların günahtan ve zarardan korunduğunu biliyoruz. Allah'a ulaşmayı dileyen kişinin günahtan ve zarardan nasıl korunduğunu açıklar mısınız?

Cevap

Bize günahı işlettiren şeytandır. Nefsimizin âfetlerine tesir etmek suretiyle bunu yapıyor. Ama kişi takva sahibi olduğu zaman, Allah'a ulaşmayı dilediği an, Allahû Tealâ 5 âyet-i kerimede şeytanın üzerimizde sultanlığının sıfırlandığını söylüyor. Hicr 42, Nahl 99, İsrâ 65, Sebe 21 ve Zumer 17.

ŞEYTANIN TESİRİ YOKTUR

1. HİCR 42: Azgın olanlardan (iğvaya düşürdüklerinden) sana tâbî olan kimseler hariç, muhakkak ki; Benim kullarım üzerinde senin bir sultanlığın (gücün) yoktur.

2. NAHL 99: Çünkü onun, âmenû olanlar ve Rab'lerine tevekkül edenler üzerinde bir sultanlığı (yaptırım gücü) yoktur.

3. İSRÂ 65: Muhakkak ki Benim kullarımın üzerinde, senin bir sultanlığın (yaptırım gücün) yoktur. Ve senin Rabbin, vekil olarak kâfidir (yeter).

4. SEBE 21: Ve onun (iblisin) onlar üzerinde bir sultanlığı yoktu. Ahirete inanan kişi ile ondan şüphe içinde olanları bilmemiz için (iblisle onları imtihan ettik). Ve senin Rabbin her şeyi hıfzedendir.

5. ZUMER 17: Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah'a yöneldiler (Allah'a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!

Zumer 17'ye göre kişi kalben Allah'a ulaşmayı dilediği an, taguta kul olmaktan kurtulup, Allah'ın kulu oluyor. Ve Allah'ın kulları için de dört âyet-i kerime:

Hicr 42'de "Benim kullarım üzerinde senin bir sultanlığın yok.",

Nahl 99'da "Tevekkül edenlere senin sultanlığın yok.",

İsrâ 65'de "Kullarım üzerinde senin sultanlığın yok."

Sebe 21'de "Mü'min kulların üzerinde senin bir sultanlığın yok."

Öyleyse bize iblis tesir etmek suretiyle günah işlettiremez. Zarardan da korunuyoruz. "Zarar vermeyin. Zarara zararla karşılık da vermeyin."

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta', Akdiye, 31.

"Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur."

İnsanlar nefslerine uyarak birtakım negatif etkilerde bulunabilirler. Ama biz hidayetteysek ki Mâide 105'de, "Siz hidayetteyseniz dalâlette olanlar size zarar veremezler." diyor.

5/MÂİDE-105: Yâ eyyuhellezîne âmenû aleykum enfusekum, lâ yadurrukum men dalle izehtedeytum ilâllâhi merciukum cemîan fe yunebbiukum bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).

Ey âmenû olanlar! Nefsleriniz, üzerinizedir (nefsinizin sorumluluğu üzerinize borçtur). Siz hidayette iseniz, dalâletteki bir kimse size bir zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman yapmış olduğunuz şeyleri size haber verecek.

"Siz hidayetteyseniz, dalâlette olan bir kimse size bir zarar veremez." Öyleyse bütün mesele bizim hidayette olmamız, takva sahibi olmamız söz konusu.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma2