Muhterem Hocam, tanıdığım bir ilahiyatçıya “İslâm’ı yaşamak için bir mürşide bağlanmak şart mıdır?” diye sordum. “İnsanın illa da bir tarikata, bir cemaate girmesi, bir şeyhe intis

Soru

Muhterem Hocam, tanıdığım bir ilahiyatçıya “İslâm’ı yaşamak için bir mürşide bağlanmak şart mıdır?” diye sordum. “İnsanın illa da bir tarikata, bir cemaate girmesi, bir şeyhe intisap etmesi şart değildir. Bir tarikat şeyhine veya cemaate bağlı değilse İslâm’ı yaşayamaz diye iddiada bulunmak doğru değildir.” diyor. Bu konuda ne buyurursunuz?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ’nın bütün kutsal kitaplarda, Âdem Aleyhisselâm’dan günümüze gelene kadar Allah’ın bütün nebîlerine verdiği kutsal kitaplarda tek bir din olarak anlatılıyor. Bu din, babamız İbrâhîm’in Hanif dini, Arapça adıyla İslâm’dır ve 7 safha 4 teslimden oluşur. Tek din ve 7 safha 4 teslim.

Bu 7 safha 4 teslimden oluşan dinin ilk bidâyeti, başlangıcı Allah’a ulaşmayı dilemektir. İkincisi mürşide tâbiiyettir. Mürşide tâbiiyet herkese farzdır. Şimdi bu zât-ı muhterem mürşide tâbî olmadığı zaman da kendi kendine tövbe eder. Allah’a ulaşmayı kalben dileyip de hacet namazıyla Allah’ın gösterdiği mürşide tâbî olduğu zaman da tövbe eder.

Hacet namazıyla Allah’ın kendisine gösterdiği mürşide tâbî olduğu zaman Allah’ın onun üzerinde yaptığı değişikliklere bakalım. Bir de kendi kendine bunu yaptığı zaman durum nedir, ikisini mukayese edelim.

MÜRŞİD ÖNÜNDE YAPILAN TÖVBE

DEVRİN İMAMININ RUHU BAŞININ ÜZERİNE GELİR — MU’MİN - 15

GÜNAHLARI SEVABA ÇEVRİLİR — FURKÂN - 70

KALBE ÎMÂN YAZILIR — MUCÂDELE - 22

RUH VÜCUTTAN AYRILIR — NEBE - 39

İKİ ÇİFT NUR GELMEYE BAŞLAR — ZUMER - 23

1’E 700 KAZANMAYA BAŞLAR — BAKARA - 261

İRADE GÜÇLENİR — BAKARA - 257

KENDİ KENDİNE YAPILAN TÖVBE

DEVRİN İMAMININ RUHU GELMEZ

GÜNAHLAR SEVABA ÇEVRİLMEZ

KALBE ÎMÂN YAZILMAZ

RUH VÜCUTTAN AYRILMAZ

NUR GELMEZ

1’E 10 KAZANIR

İRADE GÜÇLENMEZ

Bakın, mürşidin önünde yapılan tövbede Allahû Tealâ devrin imamının ruhunu o kişinin başının üzerine gönderiyor. Mü’min 15. Ama bu tövbeyi kişi kendi kendine yaparsa devrin imamının ruhu gelmez. Devrin imamının ruhu gelmezse o kişinin ruhu vücuttan ayrılmaz. Ancak mürşidin önünde tövbe ettiği zaman ruh vücuttan ayrılır. Kendi kendine tövbe ettiği zaman ruh vücuttan ayrılmaz.

Diyeceksin ki ruh vücuttan ayrılmazsa ne olur? O zaman Kur’ân’daki hidayet, insan ruhunun dünya hayatında Allah’a ulaşması asla gerçekleşmez.

Öyleyse Allah’ın bütün insanlar için farz kıldığı din, babamız İbrâhîm’in Hanif dini, Arapça adıyla İslâm’dır. Babamız İbrâhîm de en üst seviyede Allah’ın bir nebî resûlü, mürşiddir. Yani mürşidin dini.

Mürşid alelâde bir insan değil. Şimdi alelade bir insana bakalım, bir de mürşide bakalım. Mürşid evvelâ Allah’a ulaşmayı dilemiştir. Sonra mutlaka mürşid, mürşidine tâbî olmuştur. Sonra ruhunu Allah’a teslim etmiştir. Sonra fizik vücudunu Allah’a teslim etmiştir. Sonra nefsini Allah’a teslim etmiştir. Sonra ihlâsa ulaşmıştır. Sonra iradesini de Allah’a teslim etmiştir. Teslim-i küllî ile Allah’a teslim olmuştur. Ondan sonra Allahû Tealâ o mürşidi irşada memur ve mezun kılmıştır.

Öyleyse mürşid dediğiniz zaman tamamıyla Allah’a teslim olan birisini düşünmeniz lazım.

7 HEDEF EMİR

VAHDET

1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek

RÛM - 31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin. Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

TEVHİD

2. 12 İhsanla Mürşide Tâbî Olmak

MU’MİN - 15: …Allah, kullarından dilediği kişinin üzerine Allah’a ulaşma gününün geldiğini ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.

TESLİM

3. Ruhun Allah’a Teslimi

RA’D - 21: Ve onlar Allah’ın (ölmeden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan korkarlar.

4. Fizik Vücudun Allah’a Teslimi

YÂSÎN - 60: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.

YÂSÎN - 61: Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı)? Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.

5. Nefsin Allah’a Teslimi

NİSÂ - 103: Namazı bitirdiğinizde; ayaktayken, otururken ve yan üzeriyken (yan üstü yatarken), Allah’ı hep zikredin! Güvenliğe kavuştuğunuzda namazı namazın erkânıyla kılın…

6. İrşada Ulaşmak

BEYYİNE - 5: Onlar emrolunmadılar. Sadece hanifler olarak, Allah için dinde halis (nefslerini halis kılmış) kullar olmakla emrolundular. Ve namaz kılmakla ve zekât vermekle emrolundular. İşte kayyum olan din budur.

7. İradeyi Allah’a Teslim Etmek

EN’ÂM - 97: Ve kara ve denizin karanlıklarında (nefsin afetlerinin karanlığında) yolunuzu bulmanız (hidayete ermeniz) için yıldızları (nebîler, resûller, mürşidler) kılan O’dur. Bilen bir kavim için âyetleri detayları ile açıkladık.

O sebeple Allah’a teslim olan birisine Allahû Tealâ Fetih 10’da diyor ki: “Sana biat edenler gerçekte Allah’a biat etmişlerdir. Allah’ın eli onların elinin üzerindedir.” buyuruyor. Çünkü devrin imamının ruhuna Allah tasarruf ediyor. Yani tamamen Allah’ın kumanda ettiği birisi söz konusudur.

48/FETİH - 10

İnnellezîne yubâyiûneke innemâ yubâyiûnallâh(yubâyiûnallâhe), yedullâhi fevka eydîhim, fe men nekese fe innemâ yenkusu alâ nefsihî, ve men evfâ bi mâ âhede aleyhullâhe fe se yu’tîhi ecren azîmâ(azîmen).

Muhakkak ki onlar, sana tâbî oldukları zaman Allah’a tâbî olurlar. Onların ellerinin üzerinde (Allah senin bütün vücudunda tecelli ettiği için ellerinde de tecelli etmiş olduğundan) Allah’ın eli vardır. Bundan sonra kim (ahdini) bozarsa, o taktirde sadece kendi nefsi aleyhine bozar (Allah’a verdiği yeminleri, ahdleri yerine getirmediği için derecesini nakısa düşürür). Ve kim de Allah’a olan ahdlerine vefa ederse (yeminini, misakini ve ahdini yerine getirirse), o zaman ona en büyük mükâfat (ecir) verilecektir (cennet saadetine ve dünya saadetine erdirilecektir).

O zaman mürşide bağlanmadan insan dini yaşayabilir. Mürşide bağlanmadan insan cennete gidebilir sadece. Ama orada da yine mürşidin daveti söz konusudur.

Yûnus Emre’nin dediği gibi:

Gel ey kardeş, Hakkı bulayım dersen,

Bir kamil mürşide varmasan olmaz,

Resulün cemalini göreyim dersen,

Bir kamil mürşide varmasan olmaz.

Niceler gittiler mürşid arayı,

Arayanlar buldu derde devayı,

Bin kez okur isen aktan karayı,

Bir kamil mürşide varmasan olmaz.

Gel şimdi kardeşler gidelim bile,

Nice aşıkların bağrını dele,

Cebrail delildir, Ahmet'e bile,

Bir kamil mürşide varmazsan olmaz.

Kadılar mollalar cümle geldiler,

Kitapların hep bir yere koydular.

Sen bu ilmi kimden aldın dediler.

Bir kamil mürşide varmasan olmaz.

Yûnus Emre bunda mana var dedi,

Bir kamil mürşide sen de var şimdi,

Hazret Musa'ya Hızır'a var dedi,

Bir kamil mürşide varmasan olmaz.

Öyleyse görüyorsunuz dinin 7 safhası mürşid olmadan olmaz. Ama kişi kalben Allah’a ulaşmayı dilediği an, o zaman kesinlikle bu dileğin sahibi kişiyi Allah cennetine alıyor. Mürşide tâbî olmadan da cennete gitmek mümkündür.

Yani Said-i Nursî Hazretlerinin “Îmânsız cennete giden yok ama tarikatsız cennete giden çok.” Çünkü tarikat işin ikinci safhasıdır. Allah’a ulaşmayı dileyecek ve ondan sonra tarikat başlayacak.

Şimdi tekrar mürşid ile olan tövbeye gelecek olursak görüyoruz ki Kur’ân âyetleriyle Allahû Tealâ açıkça bunu beyan etmiş.

Mürşide tâbî olmadan günahlar sevaba çevrilmez. Tövbe edersen bir şey olmaz ama mürşide tâbî olduğu zaman günahları sevaba çeviren Furkân 70.

Kalbe îmân yazılır mürşide tâbî olduğun zaman ama kendi kendine tövbe ettiği zaman îmân yazılmaz. Ruhun vücuttan ayrılır, Sıratı Mustakîm’e ulaşır. Tövbe ettiğin zaman ruh vücuttan ayrılmaz.

Tövbe ettiğin zaman iki çift nur gelip yerleşir ama kendi kendine tövbe ettiğin zaman gelemez. Nur gelmez.

Mürşidin önünde tövbe ettiğin zaman 1’e 700 kazanırsın. Derecat kazanmaya başlarsın ama kendi kendine tövbe ettiğin zaman o tövbeden dolayı 1’e 10 kazanırsın.

Mürşidin ile yapılan tövbede irade güçleniyor. Nefs tezkiyesi olduğu için ama kendi kendine yapılan tövbede irade güçlenmez.

Öyleyse mürşidsiz dini yaşamak mümkün değildir. O kardeşimiz ne kadar iddiada bulunsa da,

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 26 Ekim 2026Son güncelleme: 26 Ekim 20267 dk okuma1