Muhterem Hocam, Tanrı dinlerin insanlar üzerinde bu kadar kötü etkiye sebep olacağını bile bile neden dinleri gönderdi? Dünya üzerinde yaşanmış en büyük savaşlar, ölümler, yoksulla

Soru

Muhterem Hocam, Tanrı dinlerin insanlar üzerinde bu kadar kötü etkiye sebep olacağını bile bile neden dinleri gönderdi? Dünya üzerinde yaşanmış en büyük savaşlar, ölümler, yoksullar, acılar hep dinler yüzünden. Bu negatif, psikolojik ve olumsuz olayları bile bile Tanrı niçin böyle bir şey yapmış anlamıyorum. Bu beni kutsallığı hakkında şüpheye düşürüyor. Bu olumsuzluklara bir cevap bulabilirsem çok mutlu olacağım.

Cevap

Sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ bizi üç vücut, serbest irade ve aklın standartları içinde yaratmıştır. Allah bu zahirî âlemi yaşayabilmemiz için bir fizik beden vermiş. Bu fizik beden bir mekân. Neyin mekânı? Berzah âlemine ait olan nefsimizin ve emr âlemine ait olan ruhumuzun mekânı. Ama nefsimizin kalbinde 19 afet var. Ruhumuzun kalbinde de 19 tane haslet var. Yani insan bir denge varlık. Fakat dünyaya gelir gelmez denge nefsimizin lehine, ruhumuzun aleyhine oluyor. Çünkü dünyada bizi İblis bekliyor.

Allahû Tealâ, İblis’e secde emrine asi olduğu zaman ne diyor? Çık git buradan. Sen kovuldun ve kıyamet gününe kadar üzerinde lânetim vardır diyor. "Lânetim senin üzerindedir.” diyor.

Bir kere daha Hicr Suresi’nin 29, 30 ve 31. âyet-i kerimelerinden başlayalım. Bu âyetlerde Allahû Tealâ ne diyor?

HİCR-29 Fe izâ sevveytuhu ve nefahtu fîhi min rûhî fe kaû lehu sâcidîn(sâcidîne).

Artık onu dizayn edip, içine ruhumdan üflediğim zaman, hemen ona secde ederek yere kapanın!

HİCR-30 Fe secedel melâiketu kulluhum ecmaûn(ecmaûne).

Böylece meleklerin hepsi birden, toplu olarak secde etti.

HİCR-31 İllâ iblîs(iblîse), ebâ en yekûne meas sâcidîn(sâcidîne).

İblis hariç. Secde edenlerle beraber olmaktan (direnerek) kaçındı.

Hicr 32: “Ey İblis, sen niçin secde edenlerle beraber olmadın?” Hicr 33 İblis’in cevabı: “Ben ondan hayırlıyım. Ben bir beşere secde etmem.” Onun için beni yaratmadın diyor.

Hicr 34. Allahû Tealâ da hemen: “Çık oradan. Muhakkak ki sen bu sebeple kovuldun. Recim olundun.”

Hicr 35’te ve işte burası çok önemli. Benim size anlatmak istediğim burası. Allahû Tealâ İblis’e diyor, çık git buradan. Lânetim kıyamet gününe kadar senin üzerine olsun. O zaman İblis’in lânet üzerine yüklendiğine göre İblis’in görevi ne? Herkesi yoldan saptırmak ve saptırdığı her kişinin günahında ne yapması? Yüklenmesi. Yani lânet birisinin üzerinde ise o kendi günahının dışında saptırdığı insanların da günahını yükleniyor mu? Evet. Burası çok önemli. İşte lânetlik olan insanlar bunlar. İblis de bu lânetliklerden.

Nitekim Ankebût Suresi’nin 12 ve 13. âyetlerine bakacak olursak ne görüyoruz? Bu lânetlikleri görüyoruz.

29/ANKEBÛT-12 Ve kâlellezîne keferû lillezîne âmenûttebiû sebîlenâ velnahmil hatâyâkum, ve mâ hum bi hâmilîne min hatâyâhum min şey’(şey’in), innehum le kâzibûn(kâzibûne).

Ve inkâr edenler, âmenû olanlara: "Bizim yolumuza tâbî olun. Sizin hatalarınızı (günahlarınızı) yüklenelim." dediler. Onlar, diğerlerinin hatalarından bir şey yüklenecek değiller. Muhakkak ki onlar, yalancılardır.

29/ANKEBÛT-13 Ve le yahmilunne eskâlehum ve eskâlen mea eskâlihim ve le yus’elunne yevmel kıyâmeti ammâ kânû yefterûn(yefterûne).

Ve (yalancılar) kendi yükleri (günahları) ile beraber, onların yüklerini (günahlarını) da mutlaka yüklenecekler. Kıyâmet günü onlar, uydurdukları şeylerden mutlaka sorgulanacaklar.

Şimdi Ankebût 13. Yalancılar kendi yükleri, günahlarıyla beraber onların yüklerini, günahlarını mutlaka yükleneceklerdir. Kimdir bunlar? Yani kendi günahlarının dışında başkalarının günahını yüklenen kişiler kimlerdir? Lânetlikler.

Ve şeytanın avanesinin hepsi lânetlik. Fesat çıkaran da lânetlik. Kübera, sadatlarda lânetlik. Hidayeti gizleyenler de lânetlik. Fesat çıkaranlar lanetlik.

Hangi âyet-i kerime? Ra’d 25.

CEHENNEME (ATEŞE) DAVET EDENLER, SIRATI MUSTAKÎMDEN SAPTIRANLAR

1. FESAT ÇIKARANLAR

TEVBE-32: … ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar.

RA’D-25: Allah’ın ahdini bozarlar ve Allah’ın O’na ulaştırılmasını emrettiği şeyi keserler. Ve yeryüzünde fesat çıkarırlar (insanların da Sıratı Müstakîm’e ulaşmalarına mani oldukları için fesat çıkarırlar).

KASAS-41: Ve Biz, onları ateşe davet eden imamlar (önderler) kıldık. Ve kıyâmet günü onlara yardım olunmaz.

2. SÂDAT VE KÜBERALAR

AHZÂB-67: Ve cehennemde olanlar derler ki: “Yarabbi, muhakkak ki biz, sâdatlarımıza (dinde ileri gidenlerimize) ve küberamıza (büyüklerimize) itaat ettik.”

AHZÂB-68: Rabbimiz, onlara iki kat azap ver ve onlara büyük bir lânetle lânetle.

3. HİDAYETİ GİZLEYENLER

BAKARA-159: İndirdiğimiz o beyyinelerden olan şeyleri ve hidayeti (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaştırılmasını) Kitap’ta Allah insanlara açıkladıktan sonra gizleyenler, onlara hem Allah lânet eder hem de lânet ediciler lânet eder.

ÂLİ İMRÂN-7: … Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve tevîlde bulunmak istedikleri için o (Kitab)’ın müteşâbih olan kısmına uyarlar.

4. RESÛL VE ÂYETLERLE ALAY EDENLER

KEHF-106: (Âyetlerimi) örtmeleri (inkâr etmeleri) ve âyetlerimi ve resûllerimi alay konusu edinmeleri sebebiyle, onların cezası işte bu cehennemdir.

ENÂM-68: Âyetlerimiz hakkında (alaylı) konuşmaya dalanları gördüğün zaman…

NİSÂ-140: Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onların alaya alındığını işittiğiniz zaman…

5. ZÜLMANÎ İLİMLERLE AMEL EDENLER

BAKARA-102:… Ve onlar kendilerine fayda vermeyen, zarar veren şeyleri öğreniyorlar. Andolsun ki onlar, onu (sihri ve ona ait bilgileri) satın alan kimsenin ahirette bir nasibi olmadığını kesin olarak öğrendiler. Elbette onunla nefslerini sattıkları şey ne kötü, keşke bilselerdi.”

Ne diyor? Fesat çıkarmanın üzerine lânet var mıdır? Var. Lânet varsa o zaman saptırdığı her kişinin günahını da birlikte yükleniyor. Gelelim sadatlar ve küberalara. Ahzâb 67, 68.

33/AHZÂB-67 Ve kâlû rabbenâ innâ ata’nâ sâdetenâ ve kuberâenâ fe edallûnâs sebîl(sebîlâ).

Ve cehennemde olanlar derler ki: “Yarabbi, muhakkak ki biz, sâdatlarımıza (dînde ileri gidenlerimize) ve küberamıza (büyüklerimize) itaat ettik. Ve böylece Senin yolundan (Sıratı Mustakîmi’nden) saptırdılar.”

33/AHZÂB-68 Rabbenâ âtihim dı’feyni minel azâbi vel anhum la’nen kebîrâ(kebîren).

“Rabbimiz, onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânetle lânetle.”

Biz devrimizin sâdat ve küberasına tâbî olduk. Onlar bizi saptırdı. Bu sefer nasıl bir lânetle lanetliyor? Kebir lânetle. Yani bu da lânetlik.

Gelelim hidayeti gizleyenlere. Bakara Suresi’nin 159. âyet-i kerimesinde:

2/BAKARA-159 İnnellezîne yektumûne mâ enzelnâ minel beyyinâti vel hudâ min ba’di mâ beyyennâhu lin nâsi fîl kitâbi, ulâike yel’anuhumullâhu ve yel’anuhumul lâinûn(lâinûne).

Muhakkak ki, beyyinelerden indirdiğimiz şeyleri ve hidayeti (ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaştırılmasını) Kitap'ta insanlara açıklamamızdan sonra gizleyenlere, işte onlara, Allah lânet eder ve lânet ediciler de onlara lânet eder.

Allahû Tealâ bunların da lânetlik olduğunu beyan ediyor mu? Muhakkak ki beyyinelerden indirdiğimiz şeyleri, hidayeti, ölmeden önce ruhunu Allah’a ulaşmasını, kitapta insanlara açıklamamızdan sonra gizleyenlere işte onlara Allah da lânet eder. Lânet ediciler de onlara lânet eder. Yani daha da bir lânet vardı ki kebir lanet vardı. Şimdi lânet daha da katmerli oluyor. Onların üzerinde de lânet var.

Âyet ve Resûllerle alay edenler çok daha fena bu sefer Allahû Tealâ onların başkalarının kendilerine yapmış olduğu zulüm sebebiyle kazandıkları derecatlarde heba oluyor mu? O da boşa gidiyor. Yani bunlar Kur’ân-ı Kerim’de iflas edenler. Müflis kullar var mı? Müflis kullar var. Kimlerdir onlar? Allah’ın âyetleri ve resûllerle alay edenler Yani kendi amelleri zaten boşa gitmiştir. Ama bir başka olay daha var. Başkalarının kendisine yaptığı zulüm sebebiyle kazandıkları derecatlarda hepsi gidiyor mu? Hepsi gidiyor ve iflas edenlerden oluyorlar o îmân üzere. Ve zulmanî ilimlerle amel eder.

Şimdi kardeşimiz diyor ki Tanrı dinlerin üzerinde bu kadar kötü etkiye sebep olacağını bile bile neden gönderdi. Şimdi üç vücut, serbest irade ve şeytanın da kesinlikle afetlere %100 tesiri. Yani insanlar dünyaya gelir gelmez denge kimin lehine bozuluyor? Nefsin lehine bozuluyor. Ruhun aleyhine. O zaman Allahû Tealâ dengeyi tekrar kurmak üzere Zat’ından ne yapıyor? Ruhu gönderiyor ve katından da hidayetçiler gönderiyor. Nasıl nefsin yardımcısı kimdir? Şeytan. Ruhun da yardımcısı o zaman kim olacaktır? Allah’ın tayin ettiği mürşid, devrinin imamı. Onunla da beraber kalıyor.

Ve işte mücadele burada başlıyor. Ve kul serbest iradenin sahibi. Allahû Tealâ da yol gösteriyor. Diyor ki: “Dinde zorlama yok. İradeyi ben size verdim. Zaten dalâlettesiniz. 19 negatif özelliğin sahibisiniz. Ben iradenize karışmam. Davetimi de siz kabul etmezsiniz. Tamam. Ama kesinlikle yaptıklarınızın ceremesini çekeceksiniz.”

Şimdi ulaşmayı dilemeyen kişi yerinde sayar mı? Hayır, saymaz. Sevgili kardeşlerim, hayat dinamik. Mutlaka çevresiyle etkileşim hâlinde. Allah’a ulaşmayı dilemeyen Osmanlı’nın tabirini hatırlayın: “Ne kendi eyledi rahat, ne âleme verdi huzur.” Yani kendisi ulaşmayı dilemese yerinde sayabilir mi? Etrafına zarar vermeye kalkar. O zaman etrafına zarar verdiği zaman bir hak doğuyor mu o kişiler için? İntikam yani, devamlı olarak kaybeden birisi olarak her gün biraz daha dibe gidiyor.

Ama Allah ona serbest irade vermiş ve verdiği irade tahtında diyor ki: “Bana ulaşmayı dileyin.” Ve dilediğiniz an da Allah’ın 99 esmasından bir tanesi Rahîm esması onunla tecelli ederek garantiyi de size veriyor. “Ben sizin ruhunuzu Kendime ulaştıracağım.” Ve sanki siz ulaştırmıştınız gibi ne yapacağım? Üç tane cennet, dünya saadetinin yarısı.

Öyleyse insanların birbirine düşman olmasını değil, Allahû Tealâ insanların Allah’la bağlantı kurduktan sonra herkesin birbirine dost olması. Bu dünya yaşanmaya değer bir yer. Hem de tek bir dilekle. Bu dilek kişinin kalpten ulaşmayı dilemesi. Dilediğiniz an Allah'ın kalbimize ulaştırdığı sevgiyle ki o %51. O sevgiyle ticaret yapmaya başlıyorsunuz. Ulaşmayı dilemeyenlerin ticareti kâr getirmiyor. Devamlı zarar ediyorlar. Ama ulaşmayı dilediğiniz an bu sefer de bu dileği kime söylerseniz kazanan siz olursunuz. Ve her gün biraz daha ticaretiniz artıyor, dereceleriniz artıyor. Dolayısıyla Allah’ın muradı insanlar birbirine girsin diye değil.

Tanrı dinlerin insanlar üzerindeki bu kadar kötü etkiye, dinler insanlar üzerinde kötü etki yapmıyor. İnsanlar dini yaşamamalarının arkasında kendilerine kötülük yapıyorlar. İşte cehenneme girenler, cehennem kapılarında bekçiler diyorlar ki: “Size resûl âyetleri okuyup gelmedi mi?” Bunlar itirafî geldi. O zaman cevapları ne oluyor? Cevapları din mi bizi bu kötü noktaya ulaştırdı? Yoksa azap sözü hak mı oldu diyorlar. Azap sözü hak oldu. Yani biz yapmış olduğumuz negatif davranışlar sebebiyle azap sözü üzerimize hak oldu.

Öyleyse dinler insanlara kötülük yapmıyor. Allahû Tealâ dinleri farz kılmasının arkasında insanların kalplerindeki afetlerden tamamen temizlenmesi, Allah’a yakın bir kul, salih bir kul olmaları, Allah’ın mukarreb kullarından olması Allah’ın hedefidir.

Dünya üzerinde yaşanmış büyük savaşlar, ölümler, yoksulluklar, acılar hep dinler yüzünden. Allah yolunda kurulan savaş normal bir harp gibi midir? Hayır. Allah yolunda olan savaşta ölen kişi ya... Bakın hem Bakara 154 hem de Âli İmrân 169. Şimdi âyetlere bakalım. Bakalım Rabbimiz ne diyor.

2/BAKARA-154 Ve lâ tekûlû li men yuktelu fî sebîlillâhi emvât(emvâtun), bel ahyâun ve lâkin lâ teş’urûn(teş’urûne).

Ve Allah yolunda öldürülen kimseler için “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler. Fakat siz, farkında olmazsınız.

3/ÂLİ İMRÂN-169 Ve lâ tahsebennellezîne kutilû fî sebîlillâhi emvâtâ(emvâten), bel ahyâun inde rabbihim yurzekûn(yurzekûne).

Ve Allah’ın yolunda öldürülenleri, sakın ölüler sanmayın. Hayır, (onlar) hayydırlar (canlıdırlar), Rab'lerinin katında rızıklandırılırlar.

Bakara 154’te Allah yolunda ölülere ne demeyin? Onlar yaşıyorlar. Farkında değilsiniz. Demek ki Allah yolunda karar verip de ulaşmayı diledikten sonra Allah yolundaki bir savaşta ölürseniz ulaşmanız gereken en son hedef neydi? Dünya hayatını yaşarken salâh değil miydi? O zaman Allahû Tealâ sizi birdenbire nereye ulaştırıyor? Salâha ulaştırıyor.

Âli İmrân 169. Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanmayın. Onlar Rab’lerinin katında rızıklandırılırlar. Yani göklerin ordusuna katılırlar. Göklerin ordusunda yer alan birçok şehit ve diğer insanlar Allahû Tealâ dilerse onları tekrar başka yerlerde vazifeli kılar mı? Birçok savaşlarda bunu görürsünüz. Dolayısıyla insanlar dini anlamadıkları için sadece gaybe taş atarlar ve kötülüklerin, yani insanoğlu, şeytan ve nefsin ürettiği kötülüklerin sanki din yüzündenmiş gibi söylüyorlar. Bunun asla bir gerçeği yok. Allah’ın izniyle. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ekim 2026Son güncelleme: 17 Ekim 202610 dk okuma0