Muhterem Hocamız, tasavvuf yolculuğumuz devam ediyor ve ben şunu fark ediyorum. Sosyal hayatta dışımızdaki insanları kırmamak daha kolay. Çünkü bizim elimizde. Ancak kırılmamak oldukça güç. Tasavvufla beraber mutluluğun üç cephede sağlandığını öğrendik. İbadetlerde genelde sorun olmuyor. Kimseyi kırmamaya dikkat edebiliyoruz. Fakat iç dünyamızdaki kırılmışlık istemesek de bizi üzüp mutsuz ediyor. Bu konuda bize ne tavsiye edebilirsiniz?

Soru

Muhterem Hocamız, tasavvuf yolculuğumuz devam ediyor ve ben şunu fark ediyorum. Sosyal hayatta dışımızdaki insanları kırmamak daha kolay. Çünkü bizim elimizde. Ancak kırılmamak oldukça güç. Tasavvufla beraber mutluluğun üç cephede sağlandığını öğrendik. İbadetlerde genelde sorun olmuyor. Kimseyi kırmamaya dikkat edebiliyoruz. Fakat iç dünyamızdaki kırılmışlık istemesek de bizi üzüp mutsuz ediyor. Bu konuda bize ne tavsiye edebilirsiniz?

Cevap

Olabilir sevgili kardeşlerim, üzülmüşsek bunun mânâsı nedir? Kim söyleyecek? Bunun mânâsı o tarafımız nedir? Hasta. O üzüntüden mütevellit derecat kazanmış mıyız? Kazanmışız. Ama kesinlikle üzülüyorsak o tarafımız hasta.

O zaman iki mesaj bize veriyor. Dışımızdaki insanların davranışlarından üzülüyorsak iki tane mesajı var: Bir, Allah ona müsaade veriyor. Müsaade bizim aleyhimize değil, lehimize. Derecat kazanıyoruz. İki, bir ders alıyoruz. Neyin dersi? Etkilendiğimiz saha neyse, hangi afetse onun farkına varıyoruz ve Allahû Tealâ bizi uyarıyor. O zaman o konudaki hastalığımızı da şifaya kavuşturmak için neye başlamamız lâzım? Zikre başlamamız lâzım Allah’ın izniyle.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 8 Ekim 20261 dk okuma0