Muhterem Hocam, tasavvufa giren bir kişinin, zikrettikçe, sevgi hasleti artıyor. İnkâr edenlerin de, inkâr edenlerden olduğu sürece, nefis afetinde artış oluyor mu?

Soru

Muhterem Hocam, tasavvufa giren bir kişinin, zikrettikçe, sevgi hasleti artıyor. İnkâr edenlerin de, inkâr edenlerden olduğu sürece, nefis afetinde artış oluyor mu?

Cevap

Elbette şeytanın karanlıkları, o âfetlerin daha da kararmasına sebebiyet veriyor.

ORTAK AKIL

NEFS 19 ÂFETİ ile AKLA Ulaşır

1. Kin ve Nefret

2. Küfür

3. Yalan

4. Zulüm

5. Haset

6. Cehalet

7. Cimrilik

8. Öfke ve Gayz

9. İsyan

10. Sabırsızlık

11. Kibir ve Gurur

12. Hırs ve Şehvet

13. Nankörlük

14. Dedikodu

15. Zan

16. İptilalar (Kötü Alışkanlıklar)

17. Vefasızlık

18. Mürâilik

19. Fitne Fesat

RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır

1. Sevgi

2. Îmân

3. Doğruluk

4. Adalet

5. Edep

6. İlim

7. Cömertlik

8. Sekînet

9. İtaat

10. Sabır

11. Tevazu

12. Kanaat

13. Şükür

14. Ketumiyet

15. Hakikât

16. Faziletler

17. Vefa

18. İhlâs

19. Tevhid

Allahû Tealâ fesat çıkaranlardan bahsediyor. Bakara 8, 9, 10, 11, 12’ye baktığımız zaman bunu görüyoruz: "Bir kısım insanlar derler ki: “Biz Allah’a ve yevmi'l âhir'e (âhiret gününe) îmân ettik.” Dilleriyle îmân ettiklerini söyler ama kalpleri îmân etmiyor, mü’min değiller. Allah’a ulaşmayı dileyenler yevmi’l-âhire îmân edenlerdir; Allah’a ulaşmayı dilemeyenler yevmi’l-âhire îmân etmeyenlerdir.

Bakara 8'de Allah’a ulaşmayı dilemedikleri için yevmi’l-âhire îmân etmeyenlerdir. Dilleriyle îmân ediyorlar.

2/BAKARA-8: Ve minen nâsi men yekûlu âmennâ billâhi ve bil yevmil âhıri ve mâ hum bi mu’minîn (mu’minîne). Ve insanlardan bir kısmı derler ki: “Biz Allah'a ve ahiret gününe (hayatta iken ruhun Allah'a ulaşacağı güne) îmân ettik.” Ve onlar mü'min değillerdir.

Onlar mü'min değillerdir, Allah’a ulaşmayı dilemiyorlar.

2/BAKARA-9: Yuhâdiûnallâhe vellezîne âmenû, ve mâ yahdeûne illâ enfusehum ve mâ yeş’urûn(yeş’urûne). (Zannederler ki) Allah'ı ve âmenû olanları aldatırlar. Ve onlar, kendilerinden başkasını aldatmazlar ve farkında da olmazlar.

2/BAKARA-10: Fî kulûbihim maradun, fe zâdehumullâhu maradâ(maradan) ve lehum azâbun elîmun bi mâ kânû yekzibûn(yekzibûne). Onların kalplerinde maraz (hastalık) vardır. Allah da bu sebeple onların hastalığını arttırdı. Tekzip etmiş olmaları (Allah'a ulaşmayı yalanlamaları) sebebiyle onlar için elîm bir azap vardır.

Bu fesat çıkaranların kalbi hasta Allah hastalıklarını artırıyor. Resûlü yalanlamaları sebebiyle onlar için büyük bir azap var.

2/BAKARA-11: Ve izâ kîle lehum lâ tufsidû fîl ardı, kâlû innemâ nahnu muslihûn(muslihûne). Onlara (Allah'a ulaşmayı dilemedikleri için, kalpleri engelli ve başkalarını hidayetten men ettikleri için Allah'ın hastalıklarını artırdığı insanlara): “Yeryüzünde fesat çıkarmayın (başkalarını Allah'ın yolundan men etmeyin)!” denildiği zaman: “Biz sadece ıslâh ediciyiz.” dediler.

2/BAKARA-12: E lâ innehum humul mufsidûne ve lâkin lâ yeş’urûn(yeş’urûne). Gerçekten onlar, fesat çıkaranlar, onlar değil mi? Ve lâkin farkında değiller.

Bakara 13: Onlara " 'Gelin insanların îmân ettiği gibi siz de îmân edin, Allah’a ulaşmayı dileyin.' denildiği zaman. Onlar, 'Biz o sefihler gibi, akılsızlar, gibi mi îmân edelim?' dediler." Hani bugün bize diyorlar ya, ‘Akıllarını başkasına kiraya veriyorlar.’

2/BAKARA-13: Ve izâ kîle lehum âminû kemâ âmenen nâsu kâlû e nu’minu kemâ âmenes sufehâu, e lâ innehum humus sufehâu ve lâkin lâ ya’lemûn(ya’lemûne). Ve onlara: “İnsanların inandıkları gibi siz de âmenû olun (Allah'a ulaşmayı dileyin).” denildiği zaman: “O sefihlerin (akılsızların) îmân ettiği gibi mi âmenû olalım?” dediler. Gerçekten onlar, kendileri sefih değiller mi? Ve lâkin bilmiyorlar.

2/BAKARA-14: Ve izâ lekûllezîne âmenû kâlû âmennâ, ve izâ halev ilâ şeyâtînihim, kâlû innâ meakum, innemâ nahnu mustehziûn(mustehziûne). Ve âmenû olanlarla buluştukları zaman: “Biz îmân ettik.” dediler. Şeytanlarıyla yalnız kaldıkları zaman: “Muhakkak ki biz sizinle beraberiz. Biz (onlarla) sadece alay eden kimseleriz.” dediler.

2/BAKARA-15: Allâhu yestehziu bihim ve yemudduhum fî tugyânihim ya’mehûn(ya’mehûne).

Allah da onlarla istihza (alay) eder ve onlara mühlet verir. Onlar, kendi azgınlıkları (isyanları) içinde bocalarlar.

2/BAKARA-16: Ulâikellezîneşterevûd dalâlete bil hudâ, fe mâ rabihat ticâretuhum ve mâ kânû muhtedîn(muhtedîne).

İşte onlar, o kimselerdir ki, hidayet ile dalâleti satın aldılar. Fakat onların ticareti, onlara hiç kâr sağlamadı ve hidayete ermiş değillerdi.

Hidayet karşılığında dalâleti satın alanlar, Allah’a ulaşmayı dilemeyen başkasının dilemesine mani olan insanlardır. 7 âyet-i kerimede, kendileri Allah’a ulaşmayı dilemeyen, başkasının dilemesine mani olan insanlar, bunlar uzak dalâlettedirler. Kendileri zaten dalâletteydiler, ama seçildikleri noktada Allah’a ulaşmayı dilemedikleri takdirde dalâlet üzerlerine hak oluyor. Ama fesat çıkarırlarsa, başkasının dilemesine mani olurlarsa, o zaman uzak dalâlette oluyorlar. Ve hidayet karşısında dalâleti satın alıyorlar. Hidayete karşılık dalâleti satın aldıkları için de, bu alışverişleri kâr getirmiyor onlara.

SEÇİLMEYENLER – (ALLAH’IN KALPLERİNDE HAYIR GÖRMEDİKLERİ)

1. ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER

YÛNUS-7: Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah'a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.

2. DALÂLET ÜZERİNE HAK OLANLAR

A’RÂF-30: …bir kısmının üzerine dalâlet hak oldu. Muhakkak ki; onlar, Allah'tan başka şeytanları dostlar edindiler. Ve onlar kendilerinin hidayete erdiklerini zannediyorlar.

KASAS-63 : Üzerlerine azap sözü hak olanlar: "Rabbimiz, azdırdıklarımız işte bunlar. Kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık..

1. FESAT ÇIKARANLAR

TEVBE – 32: (Onlar) ağızları ile Allah'ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. …

RA'D – 25: … Allah'ın ahdini bozarlar Ve Allah'ın, O'na ulaştırılmasını emrettiği şeyi keserler .Ve yeryüzünde fesat çıkarırlar (insanların da Sıratı Mustakîm'e ulaşmalarına mani oldukları için fesat çıkarırlar). …

2. SÂDAT VE KÜBERALAR

AHZÂB – 67: … sâdatlarımıza (dinde ileri gidenlerimize) ve küberamıza (büyüklerimize) ettik. …

AHZÂB – 68: Rabbimiz, onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânetle. İtaat ettik. …

3. HİDAYETİ GİZLEYENLER

BAKARA-159: İndirdiğimiz o beyyinelerden olan şeyleri ve hidayeti (ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaştırılmasını) Kitap'ta Allah insanlara açıkladıktan sonra gizleyenler, onlara, hem Allah lânet eder. …

ÂLİ-İMRÂN-7:…Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak tevîlde (yorumda) bulunmak istedikleri için o (Kitab')ın müteşabih olan kısmına uyarlar. …

4. RESÛL VE AYETLERLE ALAY EDENLER

KEHF-106: (Âyetlerimi) örtmeleri (inkâr etmeleri) ve âyetlerimi ve resûllerimi alay konusu edinmeleri sebebiyle, onların cezası işte bu cehennemdir.

EN'ÂM-68: Âyetlerimiz hakkında (alaylı) konuşmaya dalanları gördüğün zaman...

NİSÂ-140: … Allah'ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onların alaya alındığını işittiğiniz zaman …

5. ZULMANÎ İLİMLERLE AMEL EDENLER

BAKARA-102: …Ve onlar kendilerine fayda vermeyen, zarar veren şeyleri öğreniyorlar. Andolsun ki onlar, onu (sihri ve ona ait bilgileri) satın alan kimsenin ahirette bir nasibi olmadığını kesin olarak öğrendiler. Elbette onunla (sihre karşılık) nefslerini sattıkları şey ne kötü, keşke bilselerdi.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20265 dk okuma1