Muhterem Hocam, tek bir dilekle cehennemin kapısını kapatıp cennetin kapısını açmak mümkün müdür?

Soru

Muhterem Hocam, tek bir dilekle cehennemin kapısını kapatıp cennetin kapısını açmak mümkün müdür?

Cevap

"Evet. Allahû Tealâ’nın Kur’ân-ı Kerim’de verdiği garanti bu.

Evvelâ Yûnus Suresi'nin 7. ve 8. âyet-i kerimeleri:

10/YÛNUS-7 İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatmeennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne).

Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.

10/YÛNUS-8 Ulâike me'vâhumun nâru bimâ kânû yeksibûn(yeksibûne).

İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).

Kısaca sualin cevabıyla birleştirecek olursak, Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin kazandıkları derece ile gideceği yer cehennem.

Şimdi Ankebût Suresinin 5. âyet-i kerimesine bakalım:

29/ANKEBÛT-5 Men kâne yercû likâallâhi fe inne ecelallâhi le âtin, ve huves semîul alîm(alîmu).

Kim Allah’a mülâki olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). Ve O; en iyi işiten, en iyi bilendir.

Yani Allahû Tealâ söz veriyor, mutlakiyet ifade ediyor ki mutlakiyet sadece Allah’ın elindedir. Allah o kişiyi mutlaka Kendisine ulaştıracağını garanti ediyor. Öyleyse Allah’a ulaşmayı dileyenin mutlak surette cennete ulaşacağını Allahû Tealâ buyuruyor.

İşte Şûrâ 13:

42/ŞÛRÂ-13 Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrakû fîhi, kebure alâl muşrikîne mâ ted’ûhum ileyhi, allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).

(Allah) dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

O zaman burayla, Şûrâ 13’le birleştirecek olursak Allahû Tealâ kimin ruhunu mutlaka Kendisine ulaştırır? Ona yönelenin, ulaşmayı dileyenin.

O zaman söyleyebilir miyiz? Tek bir dilekle cehennemin kapısını kapatıp cennetin kapısını açmak mümkün müdür? Evet. Yûnus 7-8 ve Ankebût 5, Şûrâ 13.

Öte yandan Allahû Tealâ 19 fiille 73 âyet-i kerimede ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasını açıklıyor. Yetmez, 12 kere de üzerimize farz kılıyor. 12 kere üzerimize farz.

KUR’ÂN’DA 73 AYETTE GEÇEN 19 FİİLLE RUHUN ALLAH’A ULAŞMASI

1. Hudallâhi (Allah’a Ulaşmak), Hedâ Kum (Hidayete Ermek), Ehdi Kum (Hidayet Etmek, Ulaştırmak) Bakara-120, Âli İmrân-73, Nahl-9, En’âm-88, Mu’min-38

2. Yönelmek (Munîbîne, Enâbe, Enâbu, Enîbu, Yunib, Munîb)

Rûm-31, Ra’d-27, Şûrâ-13, Lokmân-15, Zumer-17 ve 54, Mu’min-13, Kaf-8

3. Likâe, Likâena, Mulâkû (Ulaşmak, Mulâkî Olmak)

Yûnus-7, Bakara-46, Hûd-29, Bakara-223, Kehf-110, Ankebût-5-23, Rûm -8, Fussilet-54, En’âm-154

4. İbtegu (İstemek), İbtegae Veche Rabbekum (Rab’lerinin Vechini, Zât’ını İstemek) Mâide-35, Ra’d-22

5. En Tueddûl (İade Etmek, Teslim Etmek) Nisâ-58

6. En Uslime, Muslimin (Teslim Olmak) Mu’min-66, Fussilet-33

7. Ed’û İlallâhi, İleyhi Ed’û (Allah’a Davet Etmek) Yûsuf-108, Ra’d-36

8. İstecîbu (li Rabbikum) (Rabbinize İcabet Edin) Şûrâ-47

9. Fe Firru İlallâh (Allah’a Firar Etmek) Zâriyât-50

10. Munkalibûn (Dönenler, Dönecek Olanlar) Zuhrûf-14

11. Yûsale, Yasilûne (Ulaştırmak) Bakara-27, Ra’d-21, Ra’d-25

12. İlâllâhil Masîr (Dönüş Allah’adır) Fâtır-18, Nûr-42

13. Râciûn, Yercîûn (Dönüş, Dönmek), Muhâricûn (Hicret Etmek), Yercullahe (Allah’a Ulaşmayı Dileyenler) Bakara-156, Bakara-18, En’âm-36, Mu’minûn-60, Ankebût-26, Ahzâb-21

14. Yehdî (Hidayet Eder, Ulaştırır), Yehdîhim (Hidayet Edecek, Ulaştıracak), Yehdûne (Hidayete Erdirir), Yettehıze İla Rabbihi Sebîla (Allah’a Giden Yol Edinmek), Seyehdîhim, Nehdiyenne, İhdînâ, Hedeynâ Bakara-213, Nisâ-175, Mâide-16, A’râf-181, Yûnus-25, Yûnus-35, Kehf-17, Furkân-57, Şuarâ-78, Secde-24, Sebe-6, Muhammed-5, Ankebût-69, Fâtiha 6-7, En’âm-87

15. Muhtedûn, İntedev, İntedâ, Muhtedîne (Hidayete Ermiş Olanlar)

Bakara-157, Âli İmrân-20, İsrâ-15, Tâhâ-82, Kasas-56

16. Fe Kad Hudiye (Hidayet Olunmuştur), Huden (Hidayete Erdiren), Ve Huda Hu (Hidayet Etti), Hudû (Hidayet Edildiler), Hudâhâ, Hedâhumullâhu (Allah Onları Hidayete Erdirdi)

Âli İmrân-101, Nahl-121, Hacc-24, Secde-13, Zumer-18

17. Evvâb (Ruhunu Allah’a Ulaştıran), Meâb (Sığınağa Ulaşan), La Tufettahu Lehum Abvâbu Es Semâi (Onlara Gök Kapıları Açılmaz) Sâd-44, A’râf-40

18. Yetûbu (Tövbe Eder Ve Allah’a Döner), Yetî Hi (O’na Gelir Mu’min Olarak) Furkân-71, Tâhâ-75

19. Ahsenûl Hüsnâ (Allah’ın Zât’ına Ulaşmak) Yûnus-26

ÖLMEDEN ÖNCE RUHUN ALLAH’A ULAŞTIRILMASI 12 DEFA FARZ

1. 4/NİSÂ-58: Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder....

2. 5/MÂİDE-7: Allah’ın, sizin üzerinizdeki nimetini ve: “İşittik ve itaat ettik” dediğiniz zaman, onunla sizi bağladığı misâkinizi hatırlayın...

3. 6/ENÂM-152: ...Allah’ın ahdini yerine getirin (ifa edin). Böylece tezekkür edersiniz diye, (Allah) işte böyle, size onunla vasiyet (emir) etti.

4. 10/YÛNUS-25: Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat'ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm'e ulaştırır.

5. 13/RA’D-21: Ve onlar Allah’ın (ölümden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar...

6. 30/RÛM-31 O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

7. 31/LOKMÂN-15: ... Bana yönelenlerin (ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenlerin) yoluna tâbî ol. Sonra dönüşünüz Banadır...

8. 39/ZUMER-54: Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.

9. 42/ŞÛRÂ-47: Rabbinize icabet edin, Allah tarafından geri döndürülmeyecek olan günün gelmesinden önce. İzin günü, sizin için bir sığınak yoktur...

10. 51/ZÂRİYÂT-50: Öyleyse Allah’a firar edin (kaçın ve sığının). Muhakkak ki ben, sizin için O’ndan (Allah tarafından gönderilmiş) apaçık bir nezirim.

11. 73/MUZZEMMİL-8: Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.

12. 89/FECR-28: Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!

HADÎS-İ ŞERİF: “Ölmeden evvel ölün, Allah’a dönün ki; (ölmeden önce ruhunuzu Allah’a ulaştırınız ki, teslim ediniz ki) Allah size 10'dan 700'e kadar artan yardımlarda bulunsun.”

Kaynak: Acluni keşfü’l hafa c2.shf 291 (2669)

İnsanların bir hedefe ulaşmaları, bir güzelliği yaşayabilmeleri Allah’ın dizaynıyla mümkündür. Elimizde bu kâinatta en sağlam kitap olan furkan olan Kur’ân vardır. Adı Kur’ân-ı Kerim. Allah bizden ne istiyor? Allah bizden ne istiyorsa ona bakmamız lâzım. Yani Kur’ân-ı Kerim biz insanlar için hayat kitabı, el kitabı.

Nasıl hastalandığımız zaman doktora gidiyor, doktor reçetemizi yazıyor ve o reçeteyi eczaneden alıyorsak, Kur’ân-ı Kerim’deki her âyet-i kerime eczane raflarındaki gibi bizler için birer ilaç hükmünde. Ne yapmamız gerektiğini Allahû Tealâ bize bildiriyor. Yaparsak mutlaka şifaya, huzura, mutluluğa ulaşırız.

Eğer Kur’ân-ı Kerim’e inanmıyorsanız bilin ki biz ne söylersek söyleyelim sadece oradan söyleriz. Bu söylediklerimizi sizin araştırmanız, tahkik etmeniz lâzım. Yani kafanıza, aklınıza uymayan ne varsa o zaman Kur’ân-ı Kerim’den karşılaştırmanız lâzım.

Dikkatle baktığımız zaman ölçünün hep aynı hedefe yönelik olduğunu görüyoruz: Önce Allah’a ulaşmayı dilemek, sonra Allah’ın Zat'ını görmek. Allah’a ulaşmayı dilemek; şeriat tarikattır. Ama Allah’ın Zat'ını görmek marifet hakikattir. Niçin? Allah’a ulaşmak, Allah’a teslim olmak için gereklidir. Allahû Tealâ bunu farz kılmış. Allah’a ulaşmak, İslâm olmak için mutlaka gerekli. Bir insan Allah’a ulaşmayı dilemiyorsa onun kurtuluşu sıfırdır. Yûnus 7-8 açıkça buyuruyor.

Yetmez. Yûnus Emre: “Kim ki Kur’ân’ı bilmedi sanki bu dünyaya hiç gelmedi.” Kur’ân’ı bilmeyenler kimler? Kur’ân’ı bilmeyenler Allah’a ulaşmayı dilemeyen. Çünkü bunlar âyetlerden gâfildir. O zaman Yûnus’un sözleriyle birleştirecek olursak, Kur’ân’ı bilmeyenler, ulaşmayı dilemeyen, âyetlerden gâfil olanlar, onlar ölüdürler; sanki bu dünyaya hiç gelmedi."

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 12 Eylül 2026Son güncelleme: 15 Ekim 20267 dk okuma0