Muhterem Hocam, tövbe aldıktan sonra Allah’ın yasak ettiği bir fiili işlersek cehenneme gider miyiz?

Soru

Muhterem Hocam, tövbe aldıktan sonra Allah’ın yasak ettiği bir fiili işlersek cehenneme gider miyiz?

Cevap

Derecat kaybedersin ama cehenneme girebilmen için senin Allah’a ulaşmayı dilemekten şüphe etmen lâzım, mürşidinden şüphe etmen lâzım, Allah’ın âyetlerinden şüphe etmen lâzım. Bunlar yoksa derecat kaybedersin ama kurtuluştasın.

Öyleyse mürşidin önünde tövbe aldıktan sonra zikrini artırmaya bakacaksın. Allahû Tealâ, Kur’ân-ı Kerim’de zikri de farz kılmış.

73/MUZZEMMİL-8 Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ(tebtîlen). Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.

33/AHZÂB-41 Yâ eyyuhâllezîne âmenûzkûrullâhe zikren kesîrâ(kesîran). Ey âmenû olanlar! Allah’ı çok zikirle (günün yarısından fazla) zikredin.

Allahû Tealâ, Kur’ân-ı Kerim’de birçok âyet-i kerimede çok zikirden bahsediyor. Yani zâhidlerden bahsediyor. 7. safha çok zikir.

7 SAFHA ÇOK ZİKİR

ÂL-İ İMRÂN 41: (Zekeriyyâ A.S): “Rabbim, bana bir alâmet (işaret) kıl.” dedi. (Allah): “Senin alâmetin, 3 gün insanlarla rumuzdan (işaretten) başka bir şekilde konuşmamandır. Ve Rabbini çok zikret ve O’nu akşam ve sabah tesbih et.” buyurdu. 2. ENFÂL 45: Ey âmenû olanlar! Bir toplulukla karşılaştığınız zaman artık sebat edin ve Allah’ı çok zikredin ki; böylece felâha eresiniz. TÂHÂ 34: Ve Seni çok zikredelim. 3. HAC 40: Onlar, sadece “Rabbimiz Allah’tır.” dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Ve eğer Allah’ın insanları birbiriyle defetmesi olmasaydı, manastırları, kiliseleri, havraları ve içinde Allah’ın isminin çok zikredildiği mescidleri mutlaka harap olup yıkılırdı. O’na (Allah’a) yardım edene, Allah mutlaka yardım eder. 4. ŞUARÂ 227: Âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler) ve amilüssalihat (nefs tezkiyesi) yapanlar ve Allah’ı çok zikredenler ve kendine zulüm yapıldıktan sonra Allah tarafından yardım edilenler hariç zulmedenler, yakında hangi dönüş yerine döneceklerini bilecekler. 5. AHZÂB 21: Andolsun ki sizin için, Allah’a ve ahiret gününe ulaşmayı dileyen ve Allah’ı çok zikredenler için Allah’ın Resûl’ünde (S.A.V) güzel bir örnek vardır. AHZÂB 41: Ey âmenû olanlar! Allah’ı çok zikirle, günün yarısından fazla zikredin. 6. AHZÂB 35: Gerçekten İslâm olan erkekler ve İslâm olan kadınlar, mü’min erkekler ve mü’min kadınlar, huşû duyan erkekler ve huşû duyan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar ve Allah’ı çok zikreden erkekler ve Allah’ı çok zikreden kadınlar için Allah mağfiret ve azîm bir ecir hazırlamıştır. 7. CUM’A 10: Artık namazı kaza ettiğiniz, kılıp bitirdiğiniz zaman yeryüzüne yayılın ve Allah’ın fazlından isteyin ve Allah’ı çok zikredin. Umulur ki böylece siz felâha, kurtuluşa erersiniz.

7 tane velayet makamı vardır:

7 VELAYET MAKAMI (KUR'ÂN'IN 7 RUHU) 1. FENÂ (Ruhun Teslimi) ÂLİ İMRÂN - 14 …Bunlar, dünya hayatının menfaatleridir. Ve Allah, O’nun katındaki en güzel sığınaktır. YÛNUS – 25 Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zât’ını ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sırat-ı Müstakîm’e ulaştırır. 2. BEKÂ MEÂRİC – 41 Onlardan daha hayırlısı ile değiştirmeye (onların yerine getirmeye)! Ve Biz, önüne geçilebilecek (engellenebilecek) değiliz. EN’ÂM – 127 Rab’lerinin katında onlar için selâm yurdu (teslim yurdu) vardır. Yapmış olduklarından dolayı, O (Allah), onların dostudur. 3. ZÜHT YÛSUF – 20 Ve onu (Yusuf’u) az bir fiyatla, birkaç dirheme sattılar. Çünkü ona karşı zahidlerden idiler. AHZÂB – 41, 42 Ey âmenû olanlar! Allah’ı çok zikredin (günün yarısından fazla zikredin). Ve O’nu, sabah akşam tesbih edin. 4. MUHSİNLER (Fizik Vücut Teslimi) NİSÂ – 125 Ve hanif olarak Hz. İbrâhim’in dinine tâbî olmuş ve vechini (fizik vücudunu) Allah’a teslim ederek muhsin olan kimseden, dinen daha ahsen kim vardır. A’RÂF – 56 Islah olduktan sonra yeryüzünde fesat çıkarmayın. Allah’tan korkarak ve ümitle yalvarın. Şüphesiz ki Allah’ın rahmeti muhsinlere yakındır. 5. ULÛL’ELBÂB ÂLİ İMRÂN - 190,191 Muhakkak ki, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün art arda gelişinde, ulûl elbâb için elbette âyetler (deliller) vardır. Onlar (ulûl elbâb), lübblerinin (Allah’ın sır hazinelerinin) sahipleridir, ayaktayken, otururken, yanları üstü yatarken (daima) Allah’ı zikrederler. 6. İHLÂS (Nefsin Teslimi) BAKARA – 139 …Ve, bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size aittir. Ve biz, O’na muhlis olanlarız (dini O’na hâlis kılanlarız). BEYYİNE – 5 Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde hâlis kullar olmaktan (nefslerini hâlis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekât vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar. 7. SALÂH (İradenin Teslimi) TAHRÎM – 8 Ey âmenû olanlar! Allah’a Nasûh Tövbesi ile tövbe ediniz! Umulur ki Rabbiniz, sizin günahlarınızı örter ve sizi altından nehirler akan cennetlere koyar. O gün Allah, nebîleri ve O’nunla beraber olanları mahcup etmez. Onların nurları, önlerinden ve sağlarından koşar. “Rabbimiz, bizim nurumuzu tamamla, bizi mağfiret et.” derler.

Muhsinler makamına baktığımız zaman bunun da 7. safhada teşekkül ettiğini görüyoruz.

MUHSİNLER 1. ÂL-İ İMRÂN-134 Onlar (muttekîler), bollukta ve darlıkta (Allah için) infâk ederler (verirler) ve onlar öfkelerini yutanlardır (tutanlardır) ve insanları affedenlerdir. Ve Allah, muhsinleri sever. 2. MÂİDE-93 …Salih amel yapanlar üzerine, takvâ sahibi olmadıkları zaman yediklerinden dolayı bir günah yoktur. Âmenû olun ve âmilus-sâlihât yapın! Sonra da takvâ sahibi olun! Âmenû olun! Sonra da takvâ sahibi olun ve ahsen olun! Allah muhsinleri sever. 3. TEVBE-120 …Küffârı öfkelendirecek bir yere ayak basarak düşmana karşı bir zafere nail olmaları yoktur ki; onunla, onlara salih amel yazılmış olmasın. Muhakkak ki Allah, muhsinlerin ecrini zayi etmez. 4. HACC-37 Onun, etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat sizden O’na, takvâ ulaşır. İşte böylece size, onu musahhar kıldı. Sizi hidayete erdirdiği şey üzerine Allah’ı tekbir etmeniz için. Ve Muhsinleri müjdele! 5. ANKEBÛT-69 Ve Bizim uğrumuzda (nefsleri ile ve Allah’ın düşmanları ile) cihad edenleri, mutlaka Bizim yollarımıza (Sırat-ı Mustakîmlere) hidayet ederiz. Ve muhakkak ki Allah, mutlaka muhsinlerle beraberdir. 6. SÂFFÂT-105 Sen rüyaya sâdık kaldın (yerine getirdin). Muhakkak ki Biz, muhsinleri işte böyle mükâfatlandırırız. 7. AHKÂF-12 Ve O’ndan (Kur’ân’dan) önce imam ve rahmet olarak Hz. Musa’nın kitabı (Tevrat) vardır. Bu, Arap lisanı ile (Hz. Musa’nın kitabını) tasdik eden bir kitaptır. Zalimleri uyarmak ve muhsinleri müjdelemek içindir. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 7 Eylül 2026Son güncelleme: 10 Ekim 20265 dk okuma3