Muhterem Hocam, tövbe etmek ile şefaate kavuşmak arasında nasıl bir ilişki vardır, açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, tövbe etmek ile şefaate kavuşmak arasında nasıl bir ilişki vardır, açıklar mısınız?
Cevap
Nisâ Suresinin 64. âyet-i kerimesinde buyuruluyor:
4/NİSÂ-64: Ve mâ erselnâ min resûlin illâ li yutâa bi iznillâh(iznillâhi). Ve lev ennehum iz zalemû enfusehum câûke festagferûllâhe vestagfera lehumur resûlu le vecedûllâhe tevvâben rahîmâ(rahîmen).
Ve Biz, (hiç) bir resûlü, Allah’ın izniyle kendilerine itaat edilmesinden başka bir şey için göndermedik. Ve onlar nefslerine zulmettikleri zaman, eğer sana gelselerdi, böylece Allah’tan mağfiret dileselerdi ve Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, mutlaka Allah’ı, (iki tarafın da) tövbelerini (onların tövbesini ve Resûl’ün mağfiret talebini) kabul eden ve rahmet edici olarak bulurlardı.
Ve bu, tövbe eden kişi ile resûlü arasında, devrin imamı arasında şefaattir; yani günahların sevaba çevrilmesidir. Bu, dünyada tövbe merasiminin standartlarına göre gerçekleşir. Kişi 12 tane ihsanla mürşidine ulaşmıştır; mutlaka şefaati gerçekleştirecekler, onun bütün günahlarını Allah sevaba çevirecektir. Devrin imamı ile tövbe edenler arasındaki ilişkinin adı şefaattir. Ancak bu, bu standartlarda gerçekleşir; onun ötesinde kıyâmet günü şefaat etme olayı geçerli değildir. Allah razı olsun.