Muhterem Hocam, üniversiteye geçecek öğrenciler hangi meslek grubuna danışsa: “Bu mesleği seçme, mutsuz olursun.” diyor. Öğrenciler meslek seçimi yaparken nelere dikkat etmelidir?

Soru

Muhterem Hocam, üniversiteye geçecek öğrenciler hangi meslek grubuna danışsa: “Bu mesleği seçme, mutsuz olursun.” diyor. Öğrenciler meslek seçimi yaparken nelere dikkat etmelidir?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, Allah rızka kefildir ama îmâna kefil değil. Öyleyse üniversiteye geçecek öğrenciler meslekten önce îmânı kazanmak durumundalar.

“Bu mesleği seçme, mutsuz olursun.” Biz bunlara diyoruz ki Allah'a ulaşmayı dilemezsen mutsuz olursun. Allah'a ulaşmayı kalben dilersen, Allah bu talebi kalbinde görürse mutlu olursun.

Öyleyse Allahû Tealâ insanların rızkına kefildir. İşte Zuhrûf sûresinin 32. âyet-i kerimesinde Allah Tealâ şöyle buyuruyor:

ZUHRÛF-32: E hum yaksimûne rahmete rabbik(rabbike), nahnu kasemnâ beynehum maîşetehum fîl hayâtid dunyâve refa’nâ ba’dahum fevka ba’dın derecâtin li yettehıze ba’duhum ba’dan suhriyyâ(suhriyyen), ve rahmetu rabbike hayrun mimmâ yecmaûn(yecmaûne).

Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Biz onların dünya hayatında maişetlerini (geçimlerini) aralarında taksim ettik. Onların bir kısmının derecelerini, diğerlerinin üzerine yükselttik (üstün kıldık). Onların bir kısmı diğerlerini emrinde çalıştırsın diye. Ve senin Rabbinin rahmeti, onların topladığı şeylerden (başka insanları çalıştırmayıp biriktirdikleri paradan) daha hayırlıdır.

Yani çok para kazananlar iş yeri açsın, işsizlere iş sahası açsın. “Senin Rabbinin rahmeti onların topladığı mallardan hayırlıdır.”

Öyleyse iki tür insan var bu dünyada. Mal mı, yoksa Allah'ın rahmeti mi? Allah'ın rahmetine mazhar olanlar Allah'a ulaşmayı dileyenlerdir.

Zümer sûresinin 53. âyet-i kerimesinde:

ZUMER-53: Kul yâ ıbâdiyellezîne esrefû alâ enfusihim lâ taknetû min rahmetillâh(rahmetillâhi), innallâhe yagfiruz zunûbe cemîâ(cemîan), innehu huvel gafûrur rahîm(rahîmu).

De ki: "Ey nefsleri üzerine israf yüklemiş (haddi aşmış) kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Muhakkak ki Allah, günahların hepsini mağfiret eder (sevaba çevirir). O, muhakkak ki O; Gafûr'dur (mağfiret eden), Rahîm'dir (rahmet nuru gönderen)."

“Ey nefslerine karşı haddi aşan kullarım, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyiniz. Allah bütün günahlarınızı mağfiret etmeye kaadirdir.”

Öyleyse ister üniversite mezunu olsun, ister bir ev hanımı olsun, ister gençler olsun, meslekten önce îmânın sahibi olmalılar. Kalplerinde îmân oluşmalı. Allah'a inanmak hiç kimseyi îmân sahibi kılmaz. Ruhun dünya hayatında Allah'a ulaşmasına inanmak hiç kimseye îmân sahibi kılmaz. Farz olduğuna inanmak da hiç kimseye îmân sahibi kılmaz. Kişiyi îmân sahibi kılan, kalpten Allah'a ulaşmayı dilemek.

Yani bu bir sırdır. Hz. İsa (A.S): “Ruhun iki şekilde Allah'a ulaşacağına îmân eden sırra ermiştir.”

Günümüz din öğretisinde: “Ölümle herkesin ruhu Allah'a ulaşır. Hayattayken ruhun Allah'a ulaşması yok.” Yani sırrı bilmiyorlar. Sırrı bilenler, fizik vücut ölmeden evvel de ruhun Allah'a ulaşması var ki Allahû Tealâ bütün insanları Kendisine dost kılmak istiyor.

Allah'ın dostu kimdir? Allah'ın dostu, hayattayken ruhunu Allah'a ulaştıranlardır. Bugün İslâm âleminin başına çöken felaket;

“Bütün milletler İslâm'ın başına düşecek. İslâmofobi adı altında. Sebep ne ya Resûlullah? Müslümanların sayısının azlığı sebebiyle mi?” “Hayır,” diyor “Hubb-ı dünya.”

İşte öncelikle meslek seçmeleri dünyaya olan muhabbetten kaynaklanıyor. Maneviyatı geri plana atmaları.

Biz diyoruz ki: “Hayır, herkes için îmân birinci sırada olsun. Diğerine Allah zaten kefildir. Yani rızkınıza Allahû Tealâ kefildir.” İşte burada görüldüğü gibi Zuhruf 32'de ama îmâna kefil değildir. O zaman îmâna Allah kefil değilse hangi yaşta, hangi meslek grubu olursa olsun Allah'a ulaşmayı dilemeleri gerek.

Bu dilek kalplerinde varsa geri kalanını zaten Allah garanti ediyor, gerçekleştiriyor. Onların ruhunu Kendisine ulaştırıyor ve Kendisine ruhunu ulaştırdığı kişinin de rızkı garanti.

Yukarıdan aşağıya doğru bu ücreti sıralayacak olursak:

Sâlihlerin ücreti, Allah'tan aldıkları ücret; ecr-ül azîm. Muhlislerin ücreti; ecrun gayri memnûn. Daimî zikirdeki ulûl’elbabın; daha fazla ecir ve diğerleri aşağıya doğru iniyor.

Öyleyse Allah katında maneviyâtınız neyse, o maneviyâtın gerektirdiği ecri, ücreti Allahû Tealâ mutlaka size veriyor. İstisnası yok. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20263 dk okuma0