Muhterem Hocam, uykunun hayatımızdaki yeri nasıl olmalıdır? Az uyuyup çok zikir ve hizmet yapabilmek için ne tavsiye edersiniz?

Soru

Muhterem Hocam, uykunun hayatımızdaki yeri nasıl olmalıdır? Az uyuyup çok zikir ve hizmet yapabilmek için ne tavsiye edersiniz?

Cevap

Evvela Allahû Tealâ az yemeyi. Çünkü akşamları çok yediğiniz an vücudun onu hazmedebilmesi için fizik vücudun dinlenmeye geçmesi lâzım. Uyku. Ama eğer az yerseniz o zaman mevcut enerjiyle az uyku size yeterli olabilir. Az konuşacaksınız. Çünkü konuşmak da bir enerji sarfiyatı. Ve az yemekle harcadığınız az enerji, az konuşmakla harcadığınız az enerjiyle geri kalanını az uyuyacaksınız. O zaman fizik vücudun ihtiyacını temin etmek babında uykunuzun azaldığını göreceksiniz.

Biz size üç şeyi öneriyoruz: Az yiyin, az konuşun ve az uyuyun. Kur’ân-ı Kerîm’de Allahû Tealâ az uyuyanları övüyor. İşte Zâriyât-17:

51/ZÂRİYÂT-17: Kânû kalîlen minel leyli mâ yehceûn(yehceûne).

Onlar geceden uyudukları şey (zaman parçası) çok az olanlardı.

Secde-16’da yine yanlarını yataktan uzaklaştırır, yani yatarken kalkarlar. Rablerine korku, ümitle dua ederler ve onlar rızıklarını infâk ederler. Az uyurlar.

32/SECDE-16: Tetecâfâ cunûbuhum anil medâcıi yed’ûne rabbehum havfen ve tamaan ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).

Onların yanları yataklarından uzaklaşır. Rab’lerine korku ve ümitle dua ederler. Ve onları rızıklandırdığımız şeylerden infâk ederler.

Ve Müzzemmil-20; gecenin üçte birinde, yarısında, üçte ikisinde hep ibadet hâlinde olmamızı Allah emir buyuruyor.

73/MÜZZEMMİL-20: İnne rabbeke ya’lemu enneke tekûmu ednâ min suluseyil leyli ve nısfehu ve sulusehu ve tâifetun minellezîne meak(meake), vallâhu yukaddirul leyle ven nehâr(nehâre), alime en len tuhsûhu fe tâbe aleykum fakreû mâ teyessere minel kur’ân(kur’âni), alime en se yekûnu minkum mardâ ve âharûne yadribûne fîl ardı yebtegûne min fadlillâhi ve âharûne yukâtilûne fî sebîlillâh(sebîlillâhi), fakreû mâ teyessere minhu ve ekîmûs salâte ve âtûz zekâte ve akridûllâhe kardan hasenâ(hasenen), ve mâ tukaddimû li enfusikum min hayrin tecidûhu indallâhi huve hayren ve a’zama ecrâ(ecren), vestagfirûllâh(vastagfirûllâhe), innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Muhakkak ki Rabbin, senin ve seninle beraber olanlardan bir kısmının, gecenin üçte ikisinden daha azında ve gecenin yarısında ve üçte birinde (namaz için) ayakta olduğunu bilir. Geceyi ve gündüzü Allah takdir eder. Sizin onu hesap edemeyeceğinizi bildiği için tövbenizi kabul etti. Artık Kur’ân’dan kolayınıza geleni okuyun. İçinizden hastalar olacağını, diğerlerinin Allah’ın fazlından aramak için yeryüzünde dolaşacağını ve diğerlerinin Allah yolunda savaşacağını bildi. Artık ondan (Kur’ân’dan) kolayınıza geleni okuyun. Namazı ikame edin ve zekâtı verin ve Allah’a güzel bir borçla borç verin. Nefsleriniz için hayır olarak ne takdim ederseniz, onu Allah’ın katında daha hayırlı ve ecir olarak daha büyük bulursunuz. Ve Allah’tan mağfiret dileyin. Muhakkak ki Allah; Gafûr’dur, Rahîm’dir.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20263 dk okuma0