Muhterem Hocam, var olan kötü alışkanlıklardan kurtulmak mümkün müdür?
Soru
Muhterem Hocam, var olan kötü alışkanlıklardan kurtulmak mümkün müdür?
Cevap
Tabiî ki mümkün nefs tezkiyesi ve tasfiyesi ile. Âli İmrân Suresi’nin 14. âyet-i kerimesine baktığımız zaman Allahû Tealâ:
ÂLİ İMRÂN-14: Zuyyine lin nâsi hubbuş şehevâti minen nisâi vel benîne vel kanâtîril mukantarati minez zehebi vel fıddati vel haylil musevvemeti vel en’âmi vel hars(harsi), zâlike metâul hayâtid dunyâ, vallâhu indehu HUSNUL MEÂB(meâbi).
İnsanlara, "kadınlara, oğullara, kantar kantar biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, hayvanlara ve ekinlere olan sevgiden oluşan" şehvetleri (aşırı düşkünlükleri) güzel gösterildi. Bunlar, dünya hayatının menfaatleridir. Ve Allah, O'nun katındaki en güzel sığınaktır.
Hangisi geçerli? Tabiî ki Allah’ın Zat’ına sığınmak. Şeytan, nefsimizin âfetlerine tesir etmek suretiyle Âli İmrân 14’te bizi kadına, mal ve çocuklara, altına, gümüşe, dünya zenginliğine davet ediyor. Şeytanın daveti bu. Ama Allahû Tealâ da teslime davet ediyor, ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasına.
Bakara 208’de:
BAKARA-208: Yâ eyyuhellezîne âmenûdhulû fîs silmi kâffeh(kâffeten), ve lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), innehu lekum aduvvun mubîn(mubînun).
Ey âmenû olanlar! Hepiniz silm'e dahil olun (Allah'a teslim olun)! Ve şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki o, size apaçık düşmandır.
“Vallâhu indehu HUSNUL MEÂB”, ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşması lâzım.
Kötü alışkanlıkların bir anda kesilmesi tabiî ki söz konusu değil. Dünya hayatını yaşarken şeytanla olan ilişkilerimizin bizde oluşturduğu birtakım tutkular, alışkanlıklar olacaktır. Ama onlardan kurtulmanın yolu yine her zaman Allah’a sığınmaktır.
Allah bütün kapılarını sizin için açık tutuyor. Ne zaman isterseniz o kapılardan geçip hedefe ulaşabilirsiniz. İşte bu, samimiyetle Allah’a yönelmenize bağlıdır. Kötü alışkanlıklardan kurtulmanın temelinde zikir vardır. Zikri artırdıkça nefsinin kalbindeki âfetler azalmış olacaktır.
Onun için Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Size Allah’ı çok zikretmeyi emrediyorum. Peşine düşman düşen kişi nasıl bir kaleye sığınıp ondan kurtuluyorsa, kul da şeytandan ancak Allah’ın zikriyle kurtulur.”
Evet, Allah’ın zikriyle kurtulur. Yani şeytandan bizi kurtaracak olan kale Allah’ı zikretmektir. Allah’ı zikretmektir. Allah’ı zikretmektir.