Muhterem Hocam, vird çekmek ile normal bir şekilde tesbihle zikir çekmek arasında ne gibi farklılıklar vardır? Önem ve öncelik bakımından bu konuyu açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, vird çekmek ile normal bir şekilde tesbihle zikir çekmek arasında ne gibi farklılıklar vardır? Önem ve öncelik bakımından bu konuyu açıklar mısınız?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, dikkatle bakın. Virdin emrini kim bize veriyor? Mürşidimiz. Biz mürşidimize ulaştığımız zaman emrediyor, diyor ki...

Ondan sonra Allahû Tealâ diyor ki: “Bana ulaşmayı dileyin.”

Ama ulaşmayı diliyoruz. Ulaşmayı dilemek, bizi tek başına ruhumuzu Allah’a ulaştırır mı?

Allahû Tealâ diyor ki: “Bir vasıta var. Sen Benden mürşidini isteyeceksin.”

Nitekim Resûlullah (S.A.V) Efendimiz şöyle buyuruyor: Cebrail (A.S)’a tebliğ ediyor: “Ben bu kulumu seviyorum. Sen de sev.”

Allah, Cebrail (A.S)’a emredince, Cebrail (A.S)’ın bir itirazı olabilir mi? Cebrail (A.S) da emri alıyor ve gidip bütün meleklere tebliğ ediyor: “Allah bu kulu seviyor. Ben de seviyorum. Siz de sevin.”

Bu sefer melekler alıyorlar tebligatı ve insanlara tebliğ ediyorlar: “Allah bu kulu seviyor. Cebrail (A.S) da seviyor. Biz melekler de seviyoruz. Ey insanlar, siz de sevin.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Buhârî, Bedü’l-halk 6, Edeb 41, Tevhid 33; Müslim, Birr 157. Ayrıca bk. Tirmizî, Tefsîru sûre (19), 7.

Ebû Hüreyre (R.A)'dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyurdu:

"Allahû Tealâ bir kulu sevdiği zaman Cebrail’e: “Allah filanı seviyor, onu sen de sev!” diye emreder. Cebrail de o kulu sever, sonra gök halkına: "Allah filanı gerçekten seviyor; onu siz de seviniz!" diye hitap eder. Göktekiler de o kimseyi severler. Sonra da yeryüzündekilerin gönlünde o kimseye karşı bir sevgi uyanır."

Buraya kadar tamam. Ama “Ey insanlar, siz de sevin.” İnsanlar serbest iradenin sahibi mi, değil mi? İşte burada ikilem başlıyor. Serbest irade sahibi kişi, Allah’ın “sev” dediğini, Cebrail (A.S)’ın “sev” dediğini, meleklerin “sev” dediğini seviyorlar. Çünkü onlar ona tâbî.

Ama herkes serbest iradenin sahibi. “Ben seveceğim” diye… Hayır, adam cüz’î iradesini ne istikamette kullanıyor? Şeytanın istikametinde kullanıyor. Şeytanın istikametinde kullanınca ne yapıyor o kişi? Sevmiyor. Allah’a ulaşmayı dilemiyor. Dilemeyince o zaman bütün cezaları üzerine çekiyor. Yani kendisi hak ediyor.

O sebeple: “Resûl göndermezsem, (ne yapmam?) azap etmem.”

Çünkü resûl bildiriyor. Resûl nasıl birisi? Mübeşşirîn ve münzirîn. Müjdeleyici ve uyarıcı. Dilersen müjde. Dilemezsen ne? Uyarmak.

“Cehenneme gideceksin. Seni uyarıyorum. Sen bilirsin.”

O halde sevgili kardeşlerim, vird mürşidimizin, Allah’ın resûlünün bir emri. Bu emri hangi hassasiyetle yerine getirirsek, o oranda mürşidin himmetine mazhar oluruz. Allah’ın izniyle.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 30 Ekim 20262 dk okuma0