Muhterem Hocam, yaşadığımız imtihanları idrak etmemiz ile zikir seviyemiz arasında bir ilişki var mıdır?

Soru

Muhterem Hocam, yaşadığımız imtihanları idrak etmemiz ile zikir seviyemiz arasında bir ilişki var mıdır?

Cevap

Vardır. İdrakimizin artması, olayları anlama kabiliyetimizi, kendimize mal etme kabiliyetimizi, onun müdafaasını yapabilecek seviyeye yükselmemizin işaretini taşır. Eğer samimi isek Allahû Tealâ mutlaka idrakimizi de arttıracaktır.

İdrakimiz arttıkça Allah'ı ve kendi durumunuzu daha çok idrak edeceksiniz. Mutluluğa layık olmak konusunda daha çok çalışmamız lazım geldiğini idrak edeceksiniz. Her imtihanda kazanmak için gayretimiz giderek artacak. Hep kazanan bir insan olmak istiyorsak o zaman daimî zikre ulaşmamız lazım.

Allahû Tealâ zikri farz kılmış Müzemmil 8

73/MUZZEMMİL-8 Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ(tebtîlen).

Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.

Çok zikri de farz kılmış Ahzâb 41 Allah'ı çok zikirle zikredin. Çok zikir 13 saat ve daha fazla zikir manasındadır.

33/AHZÂB-41 Yâ eyyuhâllezîne âmenûzkûrullâhe zikren kesîrâ(kesîran).

Ey âmenû olanlar! Allah’ı çok zikirle (günün yarısından fazla) zikredin.

Allah daimi zikri de farz kılmış Âli İmrân 190-191

3/ÂLİ İMRÂN-190 İnne fî halkıs semâvâti vel ardı vahtilâfil leyli ven nehâri le âyâtin li ulûl'elbab(ulîl elbâbı).

Muhakkak ki, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün art arda gelişinde, ulûl elbab için elbette âyetler (deliller) vardır

3/ÂLİ İMRÂN-191 Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkıs semâvâti vel ard(ardı), rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ(bâtılan), subhâneke fekınâ azâben nâr(nârı).

Onlar (ulûl elbab, lüblerin, Allah'ın sır hazinelerinin sahipleri), ayaktayken, otururken, yan üstü yatarken (daima) Allah'ı zikrederler. Ve göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler (ve derler ki): "Ey Rabbimiz! Sen bunları bâtıl olarak (boşuna) yaratmadın. Sen Subhan'sın, artık bizi ateşin azabından koru.

Öyleyse zikir, çok zikir ve daimi zikir farz. Külli zikir de farz ve tesbihe ulaşmak da farz. Allahû Tealâ fiziki ve fizik ötesi en üst seviyedeki idrake ulaşabilmek ancak ve ancak zikirle mümkündür. Zikirsiz bir nefs tezkiyesi, zikirsiz bir nefs tasfiyesi hiç kimse için mümkün değil. Bize hataları işleten de nefsimiz. Şeytanın kapısını zikirle kilitliyoruz. Öyleyse şeytan nefsimizin afetlerine tesir ediyor ama onun kapısını kilitlemek zikirle mümkündür. Zikrettiğimiz zaman şeytanın kapısı kapalı, Allah'ın kapısı açık. Oradan Allah'ın nurları kalbimize geliyor ve Allah'ın o nurlarıyla biz doğru karar verip güzellikleri yaşayabiliyoruz.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 22 Ekim 20262 dk okuma0