Muhterem Hocam, yeni Müslüman olan bir yabancı arkadaşım var. Ona ilk önce neyi öğretmeliyiz?
Soru
Muhterem Hocam, yeni Müslüman olan bir yabancı arkadaşım var. Ona ilk önce neyi öğretmeliyiz?
Cevap
Ona ilk önce insanın Allah tarafından nelerden müteşekkil yaratıldığını öğretmelisiniz. Kişi kendisini bilmeli. Bütün bu kâinatta Allah’ın en üst noktada yarattığı mahlûk insandır. İnsan herşeyi öğreniyor ama kendisini bilmiyor. Öyleyse öncelikle bir insanın Allah tarafından nasıl yaratıldığını kendisini bilmesi lazım. İşte zahirî âlemde yaşıyoruz. Bu zahirî âlemi yaşayabilmemiz için Allahû Tealâ bize bir fizik bedeni vermiştir. İnsanın kalıbı, doktorların ihtisas alanı. Beyin fizik bedeninin bir uzvu ama akıl beyin vasıtasıyla bedene kumanda ediyor. Aklında iki müşaviri var. Bir tanesi nefs, diğer ruh. Şeytan nefs vasıtasıyla aklı kandırıyor. Ama Allah’ın kararlarını uygulamak ancak ruh vasıtasıyla aklı ikna etmek. Aklın gereğini fizik vücuda tatbik etmek.
ORTAK AKIL
NEFS 19 AFETİ ile AKLA Ulaşır
1. Kin ve Nefret
2. Küfür
3. Yalan
4. Zulüm
5. Haset
6. Cehalet
7. Cimrilik
8. Öfke ve Gayz
9. İsyan
10. Sabırsızlık
11. Kibir ve Gurur
12. Hırs ve Şehvet
13. Nankörlük
14. Dedikodu
15. Zan
16. İptilalar (Kötü Alışkanlıklar)
17. Vefasızlık
18. Mürailik
19. Fitne Fesat
RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır
1. Sevgi
2. Îmân
3. Doğruluk
4. Adalet
5. Edep
6. İlim
7. Cömertlik
8. Sekinnet
9. İtaat
10. Sabır
11. Tevazu
12. Kanaat
13. Şükür
14. Ketumiyet
15. Hakikat
16. Faziletler
17. Vefa
18. İhlâs
19. Tevhit
Şeytan nefs vasıtasıyla aklı kandırırsa kişiyi derecat kaybediyor. Huzursuz ve mutsuz. Ölüm sonrası hayatta da cehennem. Ama ruhun talebi baskın çıkarsa mutluluk, huzur bu dünyada ahirette de cennete gidişidir. O zaman ona ilk önce üç vücutta müteşekkil olduğunu, cüz’i iradenin, serbest iradenin sahip olduğu irade kutsal, kutsal iradeye karışmadığı gibi kimsenin karışmasını istemiyor ve iradesiyle kişi herşeyi yapabilir ama bedelini ödeyecek. Yani iradesiyle yaptıkları güzelliklerinin karşısında bu dünyada mutluluk, ahirette cennet, iradesiyle yaptıkları yanlışların karşısında bu dünyada huzursuzluk, ahirete cehennem ama sadece kendi iradesiyle olan hayatı mı yaşıyor? Hayır. İnsanın sosyal bir varlık başka insanlarla birlikte yaşıyor. Başka insanların birlikte yaşama noktasında müsadelik kader tahtında, birçok etrafındaki insanların kendisini de etki ettiğini, tesir ettiğini, bunların kader oluşturduğunu yetmez. İnsanın yaşamakta olduğu bu kâinat dizaynışlık kullî iradeden aldığı tesirler var ve ilâhi iradeden. Ama bunların hepsi kader hükmünde ve kader sebebiyle hiç kimsenin derecat kaybetmesi mümkün değil. Bu dünyada insanlar huzursuz ve mutsuzsa sadece kendi iradesiyle yaptıkları yanlışların neticesidir. Kim mutsuz, huzursuzsa kendisindendir. Ama kim kendisini mutlu ve huzurlu hissediyorsa, mutluysa bu da kesinlikle Allah’tandır. Çünkü kendi irademize tek başımıza bu mutluluğu yakalayabilmemiz mümkün değil. Dilek bize ait ama Allahû Tealâ’nın yardım eli olan yeryüzündeki mürşidler ve de Allah’ın yardımı. Dua ve Allah’ın yardımı. Allah razı olsun.