Muhterem Hocam, zekâtın verilmesiyle paranın bereketlenmesi arasındaki ilişkiden bahseder misiniz?
Soru
Muhterem Hocam, zekâtın verilmesiyle paranın bereketlenmesi arasındaki ilişkiden bahseder misiniz?
Cevap
"Zekâtın verilmesi ile paranın bereketlenmesi arasındaki ilişkiden bahseder misiniz?" diyor kardeşimiz.
Allahû Tealâ Rûm 39’da ve Bakara 261’de ne buyuruyor?
30/RÛM-39 Ve mâ âteytum min riben li yerbuve fî emvâlin nâsi fe lâ yerbû indallâh(indallâhi), ve mâ âteytum min zekâtin turîdûne vechallâhi fe ulâike humul mud’ıfûn(mud’ıfûne).
Ve insanların mallarında artış olsun diye faizden (faiz olarak) verdiğiniz şey (Allah’a ulaşmayı dilemeden yaptığınız zikir), o taktirde Allah’ın katında artmaz (nefsinizin kalbindeki nurları oluşturmaz ve arttırmaz). Allah’ın vechini (Allah’a ulaşmayı) dileyerek verdiğiniz zekât (yaptığınız (zikir)ler); işte böylece kat kat (nefsinizin kalbindeki nurları) artıranlar onlardır.
İnsanların mallarında artış olsun diye faizden (faiz olarak) verdiğiniz şey (Allah'a ulaşmayı dilemeden yaptığınız zikir) o taktirde Allah’ın katında artmaz (nefsinizin kalbindeki nurları oluşturmaz ve arttırmaz) Ama Allah’ın vechini, Allah’a ulaşmayı dileyerek verdiğiniz zekât ve yaptığınız zikir; işte onu Allahû Tealâ kat kat artırıyor.
Öyleyse Allah’a ulaşmayı diledikten sonra verdiğiniz mal artıyor. Allah’a ulaşmayı diledikten sonra yaptığınız zikir Allah'ın katında nurları kalbimize taşıyor.
2/BAKARA-261 Meselullezîne yunfikûne emvâlehum fî sebîlillâhi ke meseli habbetin enbetet seb’a senâbile fî kulli sunbuletin mietu habbetin, vallâhu yudâifu li men yeşâu, vallâhu vâsiun alîm(alîmun).
Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her sünbülünde (başağında) yüz adet tane (tohum) olmak üzere, yedi sünbül (başak) veren bir tek tohumun durumu gibidir. Allah, dilediği kimse için (onun rızkını) kat kat artırıp verir. Ve Allah Vâsi’dir, Alîm’dir.
Bakara 261’de ise mallarını Allah yolunda harcayanların durumu her başağında 100 adet bulunan 7 başaklı bir buğday grubu kadar Allahû Tealâ bu kadar ihsanda bulunuyor.
Bereket, paranın faydasının görülmesi ölçüsüdür. Para vardır bereketlidir, para vardır bereketsizdir. Bu, o parayı kullananın durumuna göre değişir.
Mutlaka herkes kazandığı helâl paradan ihtiyaç sahiplerine vermek mecburiyetindedir. Allahû Tealâ bunun için zekâtı mutlaka farz kılmıştır. Eğer kişi tasavvufta ise yaptığı infakına karşılık 100 katından 700 katına kadar mutlaka Allahû Tealâ ona veriyor ve o evde mutlaka bereket oluşuyor.
Ancak zekât vermiyorsanız, birr vermiyorsanız, en az o kadar paranın elinizden mutlaka çıkacağını da bilin.