Muhterem Hocamız, zikir ibadeti günümüzde çok bilinen bir ibadet değil. Zikrin önemini bizlere açıklayabilir misiniz?

Soru

Muhterem Hocamız, zikir ibadeti günümüzde çok bilinen bir ibadet değil. Zikrin önemini bizlere açıklayabilir misiniz?

Cevap

Unutulmasında en önemli faktör, Allah’a ulaşma dileğinin olmaması, hidayetin kaybolması, Kur’ân’ın hedefi hidayettir. Ve 7 safha hidayetin 1. safhası Allah’a ulaşmayı dilemektir. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e vaaz edilen kutsi hadiste, "Hepiniz delâlettesiniz, hidayete erdirdiklerim müstesna. Dileyin ki sizi hidayete erdireyim." İşte kim kalben Allah’a ulaşmayı diliyorsa onun için zikir ibadeti başlar. Hazreti Ömer buyuruyor ki:

Hz. Ömer (R.A.)

“Beni en çok şaşırtan şey, bir kimsenin Allah’ı bilip O’na isyan etmesi.

Şeytanı bilip ona itaat etmesi. Ve dünyayı bilip ona meyletmesidir.”

“Şaşarım o insana ki Allah’ı biliyor ama isyan ediyor.” Kimdir Allah’ı bilip isyan eden? Allah’a ulaşmayı dilemeyen. “Şaşarım o insana ki, şeytanı biliyor ama itaat ediyor.” Kimdir şeytanı bilip itaat eden? Allah’a ulaşmayı dilemeyen. “Şaşarım o insana ki, dünyayı biliyor ona meylediyor.” Kimdir dünyayı bilip ona meyleden? Allah’a ulaşmayı dilemeyen.

İşte bu şekilde seçilmiş olmalarına rağmen insanların %90’ından fazlası seçilmesine rağmen Allah’a ulaşmayı dilemiyor. 7 âyet-i kerîmeye baktığımızda ne görüyoruz? 7 âyet-i kerîmede “Bize ulaşmayı dilemezler.” Ama Allah’a inanıyorlar. Örneğin “Allah bir şey indirmemiştir.” diyor kişi, Allah bir şey indirmemiştir, Allah’a inanıyor bi kere ama Allah’a ulaşma, Allah’ın âyetlere inanmıyor, ulaşmayı dilemiyor. Âyetlerimize baktığımızda “Bize ulaşmayı dilemezler.” Âyetlerden gâfildirler, bize ulaşmayı dilemezler. İsyan içindedirler. Ulaşmayı dilemedikleri için, bize ulaşmayı dilemezler. İşte 7 tane âyet-i kerime:

ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER – GAYY YOLUNDA

1. YÛNUS-7 …Onlar, Bize ulaşmayı dilemezler. Onlar ayetlerimizden gafil olanlardır…

2. YÛNUS-11…Bize ulaşmayı dilemeyen kimseleri, isyanları içinde şaşkın bırakırız.

RA’D – 27 …Allah, dilediği kimseyi dalalette bırakır…

3. YÛNUS-15 Bize ulaşmayı dilemeyen kimseler şöyle dedi: “Bize bundan başka bir Kur’ân getir…”

4. YÛNUS-45 …Allah’a mülâkî olmayı yalanlayanlar, hüsrandadır…

EN’ÂM – 31 Allah’a mülâkî olmayı yalanlayan kimseler hüsrana düştüler…

5. FURKAN-21 Ve Bize mülâkî olmayı dilemeyenler:…nefslerinde kibirlendiler…

6. RUM-8 …İnsanların çoğu, Rab’lerine mülâkî olmayı inkâr edenlerdir.

7. SECDE-10 …Onlar, Rab’lerine mülâkî olmayı inkâr edenlerdir.

FUSSİLET – 54 Onlar gerçekten Rab’lerine mülâkî olacaklarından şüphe içindeler…

ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER İÇİN MÜRŞİD YOK, TARİK-İ CEHİMDE, SIRAT-I CEHİMDE

1. ARÂF – 186 Allah kimi dalalette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur…”

2. RA’D – 27 De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalalette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendisine ulaştırır.”

RA’D – 33 …Allah, kimi dalalette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.

3. KEHF – 17 …Allah, kimi dalalette bırakırsa artık onun için velî mürşid bulunmaz.

4. ZUMER – 23… Allah, kimi dalalette bırakırsa, o zaman onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.

5. ZUMER – 36 …Allah, kimi dalalette bırakırsa artık onun için hidayetçi yoktur.

6. MÜ’MİN – 33…Allah kimi dalalette bırakırsa, artık onun için koruyucu yoktur.

7. ŞÛRÂ – 44 Ve Allah kimi dalalette bırakırsa, o taktirde onun için, bundan sonra bir velî (dost) yoktur…

O zaman bunlar Allah’ı biliyorlar. Yûnus 15: “Bize ulaşmayı dilemişse, bize bundan başka bir Kur’ân getir.” diyorlar. Demek ki Allah’a inanıyorlar, Allah’ı biliyorlar fakat Allah’a ulaşmayı dilemeyip isyan ediyorlar. Nûr 21’de:

24/NÛR-21 Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), ve men yettebi’ hutuvâtiş şeytâni fe innehu ye’muru bil fahşâi vel munker(munkeri) ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu mâ zekâ minkum min ehadînebeden ve lâkinnallâhe yuzekkî men yeşâu, vallâhu semî’un alîm(alîmun).

Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde (şeytanın adımlarına uyduğu taktirde) muhakkak ki o (şeytan), fuhşu (her çeşit kötülüğü) ve münkeri (inkârı ve Allah’ın yasak ettiklerini) emreder. Ve eğer Allah’ın rahmeti ve fazlı sizin üzerinize olmasaydı (nefsinizin kalbine yerleşmeseydi), içinizden hiçbiri ebediyyen nefsini tezkiye edemezdi. Lâkin Allah, dilediğinin nefsini tezkiye eder. Ve Allah, Sem’î’dir (en iyi işitendir) Alîm’dir (en iyi bilendir).

"Şeytanın adımlarına tâbî olmayın." Kimdir şeytanın adımlarına tâbî olan? Allah’a ulaşmayı dilemeyenler. Şeytanı da biliyorlar ama itaat ediyorlar, ulaşmayı dilemiyorlar. Şeytan onları engelliyor. Ve dünyaya tamah ediyorlar. Yûnus 7: “Bize ulaşmayı dilemeyenler, âyetlerden gâfildirler ve dünya hayatını diliyorlar.

10/YÛNUS-7 İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatmeennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne).

Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.

O zaman Hazreti Ömer’in ifade ettiği, İsyan içinde olan, şeytana itaat eden, dünyaya meyleden bu insanlar, bunlar Allah’a ulaşmayı dilemedikleri için, onlar içinde zikir yoktur. Sağır, dilsiz ve kördürler, ulaşmayı dilemeyenlerin 19 tane negatif özelliğinden bir tanesi de, gâflet içinde olmalarıdır. Sağır, dilsiz ve kör olmaları.

ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLERİN 19 NEGATİF ÖZELLİĞİ

1. Allah’ın ayetlerinden gafildir. Yûnus-7 / Nahl-78

2. Şirktedir. Zumer-65

3. Küfürdedir. Sebe-20

4. Dalalettedir. Rad-27

5. Sağır, kör ve dilsizdir, ölüdür. Bakara 18-171 / Zuhruf 40 / Enam 39 -122 / 8-24

6. Fısktadır. Bakara 26

7. Şeytanın kulu ve dostudur. Bakara-257 / Zumer-17

8. Dinde fırkalara ayrılmıştır. Enam-43

9. Zalimdir (nefsine zulmedendir). Maide 51 / ibrâhîm27

10. Cahildir (akletmeyendir). Bakara 13 / Bakara-142

11. İsyandadır. Yûnus 11

12. Sebîlel gayy’dadır. Arâf - 146

13. Fitnededir. Arâf - 27 / Enfâl - 28

14. Birbirine düşmandır. Âli İmrân 103

15. Amelleri boşa giden (hüsranda). Zumer-65

16. Takva sahibi değildir. Rum-32

17. Mümin değildir. Sebe-20

18. Hidayette değildir. Yûnus-45

19. Gideceği yer cehennem. Muminûn-103 / Arâf-178

İşte şirktedirler, küfürdedirler, dalâlettedirler, fısktadırlar, isyandadırlar, fitnededirler, birbirine düşmanlık, sağır, dilsiz ve kördürler, şeytanın kulu dostu ve takva sahibi değiller, mümin değiller, hidayette değiller. Gidecekleri yer cehennem. Ama kim Allah’a ulaşmayı dilerse, o zaman onun için Allahû Tealâ kalben ulaşmayı dileyeni Rahîm esmasıyla tecelli ediyor. Ve o zaman o kişi için zikir başlıyor. Çünkü Hadîd 16’da: "Âmenû olanların, kalplerinin Allah’ın zikrine ve Hak’tan inen şeylere huşûya ulaşma zamanı gelmedi mi?"

57/HADÎD-16 E lem ye’ni lillezîne âmenû en tahşea kulûbuhum li zikrillâhi ve mâ nezele minel hakkı ve lâ yekûnû kellezîne ûtûl kitâbe min kablu fe tâle aleyhimul emedu fe kaset kulûbuhum, ve kesîrun minhum fâsikûn(fâsikûne).

Allah’ın zikri ile ve Hakk’tan inen şeyle (Allah’ın nurları ile), âmenû olanların (Allah’a ulaşmayı dileyenlerin) kalplerinin huşû duyma zamanı gelmedi mi? Kendilerine daha önce kitap verilip de böylece üzerinden uzun zaman geçince, artık (zikri unuttukları için) kalpleri katılaşan kimseler gibi olmasınlar. Onlardan çoğu fasıklardır.

Kişinin Allah’ın istediği bir namazı kılabilmesi huşû içinde olmasına bağlı. Ama kimdir huşû içinde namaz kılanlar? Onlar Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir. İşte Bakara 45-46: “Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyiniz. Ama zordur huşû sahipleri için değil.

2/BAKARA-45 Vesteînû bis sabri ves salât(salâti), ve innehâ le kebîratun illâ alâl hâşiîn(hâşiîne).

(Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah’a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.

2/BAKARA-46 Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum ileyhi râciûn(râciûne).

Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.

Kimdir huşû sahipleri? Allah’a ulaşmayı dileyenler. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20266 dk okuma1