Muhterem Hocam, zikir insanlar için bu kadar önemliyken günümüz din tatbikatında neden yer almıyor?

Soru

Muhterem Hocam, zikir insanlar için bu kadar önemliyken günümüz din tatbikatında neden yer almıyor?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, iblis insanların baş düşmanıdır. İblis diyor ki: “İnsanlar ibadetlerle meşgul olsunlar, ibadetlerle kurtuluşa ulaştıklarını zannetsinler ama hiçbirisi kurtuluşa ulaşmasın.”

Bunu yapabilmesi, hedef emirlerin din tatbikatından çıkartılmasına bağlı. Tek başına Allah’a ulaşmayı dilemeyi din tatbikatından çıkartırsa zaten hedefine ulaşmış olur.

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) bizi uyarmış: “Ümmetimin içinde ilk kaldırılacak şey huşû, sonra da namaz.”

İlk kaldırılacak şey huşû, sonra namaz. Bu namaz hangi namaz? Hacet namazı.

İşte bugün böyle bir durum söz konusu. Allah’a ulaşma dileği din tatbikatından çıkartmış iblis ve vasıta emirlerin içerisinde de hacet namazı ile mürşidimize ulaşmayı din tatbikatından çıkartmış.

Yani hedef emirlerin ilki yok: Allah’a ulaşmayı dilemek ve mürşide tâbiiyet söz konusu değil.

Ne diyordu iblis? "İnsanlar ibadet yapsınlar, ibadetlerle kurtuluşa ulaşacağını zannetsinler ama hiçbirisi kurtuluşa ulaşmasın." İşte hiçbirisinin kurtuluşa ulaşmaması; Allah’a ulaşma dileğinin din tatbikatından çıkartması ve hacet namazıyla mürşidi din tatbikatından çıkartmak.

Bu ikisini gerçekleştirince, kişiler ne yaparsa yapsın, bundan sonra ameller hepsi boşa gidiyor.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Tirmizî 5/459, İbn Mâce 2/1245

“Size amellerinizin en iyisini, Rabbinizin huzurunda en temizini ve derecelerinizde en yükseğini, altın ve gümüş infâk etmekten daha hayırlısını, düşmanla karşı karşıya gelip onları öldürmenizden, onların sizi öldürüp şehit etmesinden daha iyisini söyleyeyim mi?” buyurdu. “Evet” dediler. Resûlullah (S.A.V) şöyle dedi: “Allah’ı zikretmektir.”

İnsanlardan ilk kaldırılacak şey, emanet ve huşûdur. İnsanlardan ilk kaldırılan ilim, huşûdur.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Ramüzü’l-Ehadîs, s.120, Ravi: Hz. Zamre İbn Habib (R.A.), Tirmizî; 2791

"Ümmetimden ilk kaldırılacak şey, emanet ve huşûdur."

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Tirmizî, İlim, 5.

"İnsanlardan ilk kaldırılan ilim (namazdaki) huşûdur. Öyle ki bir mescide girdiğinde huşû içinde olan bir tek adam bulmayabilirsin."

Emanet: Ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşması. Mürşide tâbiiyet söz konusu değilse o zaman emanetin sahibine ulaşması mümkün değil.

İblis Arâf 16-17’de: “Ben Senin Sıratı Mustakîm'ine oturacağım, sağlarından, sollarından, önlerinden, arkalarından gideceğim, bunların çoğunu şükredici bulmayacaksın.”

7/ARÂF-16 Kâle fe bimâ agveytenî le ak'udenne lehum sırâtekel mustekîm(mustekîme).

(İblis): “Bundan sonra, beni azdırman sebebiyle, mutlaka Senin Sıratı Mustakîm'ine onlara karşı (mani olmak için) oturacağım.” dedi.

7/ARÂF-17 Summe le âtiyennehum min beyni eydîhim ve min halfihim ve an eymânihim ve an şemâilihim, ve lâ tecidu ekserehum şâkirîn(şâkirîne).

Sonra, elbette onlara, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim ve onların çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın.

Allah Resûlü (S.A.V) Efendimiz: “Allah’ın katına şükürle ulaşılır ama hamd, şükrün anahtarıdır.”

İşte hamdini, şükrünü eda etmeyen herkes ne yazık ki sınıfta kalır.

Zuhrûf -36 da:

43/ZUHRÛF-36 Ve men ya’şu an zikrir rahmâni nukayyıd lehu şeytânen fe huve lehu karîn(karînun).

Ve kim Rahmân’ın zikrinden yüz çevirirse, şeytanı ona musallat ederiz. Böylece o (şeytan), onun yakın arkadaşı olur.

“Kim Rahmân’ın zikrinden göz yumarsa, Biz ona şeytanı musallat ederiz.”

Hicr 39-40’ta ise iblis: “Yeryüzünü onlara süsleyeceğim, hepsini saptıracağım.”

15/HİCR-39 Kâle rabbi bi mâ agveytenî le uzeyyinenne lehum fîl ardı ve le ugviyennehum ecmeîn(ecmeîne).

(İblis şöyle) dedi: “Rabbim, beni azdırmandan dolayı, onlara mutlaka yeryüzünde (azgınlığı) süsleyeceğim ve mutlaka onların hepsini azdıracağım.”

15/HİCR-40 İllâ ıbâdeke minhumul muhlasîn(muhlasîne).

“Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna.”

İblis bizi sonsuz mutluluğa götürecek olan nefsimizin tasfiye olayını, yarı yarıya mutluluğa ulaştıracak olan tezkiye olayını hiçbir zaman gerçekleştirmemizi istemez. Bunun için ne yapması lâzım? Bizi kandırması lâzım. Buna nasıl mani olabilir? Zikri unutturarak.

Bu da yetmez, daha çabuk dejenere olabilmemiz için yogayı ve transal meditasyonu önerir.

Nitekim, Kur’ân’daki hükümlere rağmen, içinde yaşadığımız bu devrede iblis insanlara zikri unutturmuş. 32 farzın arasında, 54 farzın arasında ne zikir, ne de çok zikir, ne de daimî zikir mevcut değil.

Sadece ne var? İslâm’ın 5 şartı. İslâm’ın 5 şartının içerisinde Allah’a ulaşmayı dilemek yok. İslâm’ın 5 şartının içerisinde mürşide tâbiiyet yok.

İşte ikisini ortadan kaldırmış.

“Ümmetim içinde ilk kaldırılacak şey, emanet ve huşû.”

Emanetin sahibine ulaşabilmesi Nisâ 58’e göre:

4/NİSÂ-58 İnnallâhe ye’murukum en tueddûl emânâti ilâ ehlihâ ve izâ hakemtum beynen nâsi en tahkumû bil adl(adli). İnnallâhe niımmâ yeızukum bihî. İnnallâhe kâne semîan basîrâ(basîran).

Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Muhakkak ki Allah, onunla (bununla) size ne güzel öğüt veriyor. Ve muhakkak ki Allah, en iyi işiten ve en iyi görendir.

“Allah, emanetleri sahibi olan Allah’a iade etmenizi emreder.”

İşte, emanetin sahibine iade edilmesi kişinin mürşidine tâbî olmasına bağlı. Mürşide tâbî olmadıkça emanet ulaşmaz.

Emanet ve huşû. Ve kişi Allah’a ulaşmayı dilemedikçe de huşû sahibi olamaz.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 12 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20264 dk okuma0