Muhterem Hocam, bir akrabamıza art arda Allah’ı zikretmenin farz olduğuna inandıramıyoruz. Kendisi zikrin art arda olduğuna inanmıyor; fakat etrafına her baktığında Allah’ı hatırlamak olarak değerlendiriyor. Zikrin art arda anmak olduğunu nasıl ispat edebiliriz?
Soru
Muhterem Hocam, bir akrabamıza art arda Allah’ı zikretmenin farz olduğuna inandıramıyoruz. Kendisi zikrin art arda olduğuna inanmıyor; fakat etrafına her baktığında Allah’ı hatırlamak olarak değerlendiriyor. Zikrin art arda anmak olduğunu nasıl ispat edebiliriz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, Müzzemmil 8'de “Rabbinin ismini zikret.”
73/MUZZEMMİL-8 Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ(tebtîlen). Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.
Bu zikirle zikir yaptığımız zaman, zikir bir şifre. Allah’ın katından iki çift nur geliyor: Rahmetle fazl ve rahmetle sâlâvat. Bu da Zumer Suresi 23. âyet-i kerimesinde açıklanıyor: yani siz Allah’ın ismini zikrettiğiniz zaman, “Allah, Allah…” diye zikrettiğiniz zaman, Allahû Tealâ da o ismin tekrarına ait cevap veriyor size; size bir şeyler indiriyor, ihdas ettiği şeyin en güzel olanını indiriyor, çifter çifter indiriyor. O indirdikleri şeylerle deriniz ürperiyor, sonra o şeyle kalpler titriyor.
39/ZUMER-23 Allâhu nezzele ahsenel hadîsi kitâben muteşâbihen mesâniye takşaırru minhu culûdullezîne yahşevne rabbehum, summe telînu culûduhum ve kulûbuhum ilâ zikrillâh(zikrillâhi), zâlike Hûdallâhi yehdî bihî men yeşâu, ve men yudlilillâhu fe mâ lehu min hâd(hâdin). Allah, ihdas ettiği (nurların) ahsen olanlarını (rahmet, fazl ve salâvâtı), ikişer ikişer (salâvât-rahmet ve salâvât-fazl), Kitab’a müteşabih (benzer) olarak indirdi. Rab’lerinden huşû duyanların ciltleri ondan ürperir. Sonra onların ciltleri ve kalpleri Allah’ın zikriyle yumuşar, sükûnet bulur (yatışır). İşte bu, Allah’ın hidayetidir, dilediğini onunla hidayete erdirir. Ve Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi yoktur.
Allahû Tealâ, Ra’d 28’de: “Onlar amenu olmuşlar ve kalpleri Allah'ın zikriyle mutmain oluyor.“
13/RAD-28 Ellezîne âmenû ve tatmainnu kulûbuhum bi zikrillâh(zikrillâhi) e lâ bi zikrillâhi tatmainnul kulûb(kulûbu). Onlar, âmenûdurlar ve kalpleri, Allah’ı zikretmekle mutmain olmuştur. Kalpler ancak; Allah’ı zikretmekle mutmain olur, öyle değil mi?
Öyleyse zikir, Allah’ın isminin tekrarı. Nerede tekrarı? Kalpte tekrarı. Ve o tekrarla birlikte Allah’ın katından iki çift nurun gelmesi ve sizi o nurla Allah’ın katından getirdiği faziletlerle, mutmainne kademesine ulaştırması.
Şimdi Yedi kademedeki nefs tezkiyesi ve zikre paralel bunları yaptığımız zaman inen nurlar o şekilde gerçekleşiyor:
NEFS TEZKİYESİNİN 7 KADEMESİ 1. NEFSİ EMMÂRE: 15 BİN ZİKİR - %7 NUR - 1’e 100 derecat YUSUF–53: Ve ben, nefsimi ıbrâ edemem (temize çıkaramam). Muhakkak ki nefis, mutlaka sui olanı emreder. Rabbimin Rahîm esmasıyla tecelli ettiği (nefsler) hariç... 2. NEFSİ LEVVÂME: 17 BİN ZİKİR - %14 NUR - 1’e 200 derecat (%14 nur, %14 fazilet demek) KIYAME–2: Ve hayır, levvame (kınayan) nefse yemin ederim. 3. NEFSİ MÜLHİME: 19 BİN ZİKİR - %21 NUR - 1’e 300 derecat ŞEMS–8:Sonra ona (nefse) fücûrunu ve takvâsını ilham etti. 4. NEFSİ MUTMAİNNE: 21 BİN ZİKİR - %28 NUR - 1’e 400 derecat FECR–27: Ey mutmain olan nefs! 5. NEFSİ RÂDİYE: 23 BİN ZİKİR - %35 NUR - 1’e 500 derecat FECR–28: Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak! 6. NEFSİ MARDİYE: 25 BİN ZİKİR - %42 NUR - 1’e 600 derecat FECR–28: Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak! 7. NEFSİ TEZKİYE: 33 BİN ZİKİR - %49 NUR - 1’e 700 derecat FÂTIR–18: ......Ve kim tezkiye olursa (nefsini tezkiye ederse), o taktirde bunu sadece kendi nefsi için yapar. Ve dönüş (varış) Allah’adır (Nefs tezkiyesi ile ruh Allah’a döner, ulaşır).
% 7, 14, 21, 28, 35.. nur; % 7, 14, 21, 28, 35, 42, 49 fazilet demek yani fazıllar. İşte bu zikir, afetleri azaltıyor, faziletleri artırıyor. Ve bunu yapmanız halinde hedefe Allahû Tealâ, sizi ulaştırıyor.