Muhterem Hocam, zikir tüm hastalıkların şifası mıdır?
Soru
Muhterem Hocam, zikir tüm hastalıkların şifası mıdır?
Cevap
Evet. Doktorlar tedavi edicidir ama şifayı veren daima Allah’tır.
13/RA’D-28: Ellezîne âmenû ve tatmeinnu kulûbuhum bi zikrillâh(zikrillâhi), elâ bi zikrillâhi tatmeinnul kulûb(kulûbu).
Onlar, âmenûdurlar ve kalpleri, Allah’ı zikretmekle mutmain olmuştur. Kalpler ancak; Allah’ı zikretmekle mutmain olur, öyle değil mi?
10/YÛNUS-57: Yâ eyyuhân nâsu kad câetkum mev'ızatun min rabbikum ve şifâun limâ fîs sudûri ve huden ve rahmetun lil mu'minîn(mu'minîne).
Ey insanlar! Size, Rabbinizden öğüt (vaaz) ve göğsünüzde olana (nefsinizin kalbindeki hastalıklara) şifa ve mü’minlere hidayet ve rahmet gelmiştir.
Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) bir başka hadîsi şöyleydi, bu âyetle örtüşen:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: İbn-i Ebiddünya, el-Evliya, 1/18.
“Ümmetimin velîleri, cennete namaz, oruç ve sadaka çokluğu sebebiyle değil; Allah’ın rahmetiyle, nefslerindeki cömertlik hasletiyle ve temiz kalplilikleriyle girerler.”
İşte Yûnus-57 ile kalplerin merhameti ve göğüslerin selâmeti, yani göğüslerdeki hastalıktan şifaya kavuşması gerçekleşiyor.
Hacc-53’te şeytanın ilkâ tesiri aldığı kişiler, onlar Allah’a ulaşmayı dilemeyen, başkasının dilemesine mâni olan ve dilemeyenlere meyleden insanlar.
22/HACC-53: Li yec’ale mâ yulkış şeytânu fitneten lillezîne fî kulûbihim maradun vel kâsiyeti kulûbuhum, ve innez zâlimîne le fî şikâkın baîd(baîdin).
Kalplerinde maraz (hastalık) olan ve kalpleri kasiyet bağlamış (kararmış ve sertleşmiş) olanlara, şeytanın ilka ettiği (ulaştırdığı) şeyi fitne (imtihan) kılmak içindir. Ve muhakkak ki zalimler, elbette uzak bir ayrılık içindedirler (Sıratı Mustakîm’den uzaklaşmışlardır, ayrılmışlardır).
Bunun tam tersi Allah’a yönelen ve 12 tane ihsanla Allah’ın kendisine gösterdiği mürşide tâbî olmak suretiyle Kur’ân’daki İslâm’ı yaşayan insanlar.
Allahû Tealâ başlangıçta bütün insanların göğüslerinde hastalıklar olduğunu söylüyor.
2/BAKARA-10: Fî kulûbihim maradun fe zâdehumullâhu maradâ(maradan), ve lehum azâbun elîmun bi mâ kânû yekzibûn(yekzibûne).
Onların kalplerinde maraz (hastalık) vardır. Bundan sonra Allah, onların marazını (hastalığını) artırdı. Ve yalanlamış olduklarından dolayı onlar için elîm azap vardır.
İşte bu maraz... 19 tane hastalık söz konusu Kur’ân-ı Kerîm’de.
Kur’ân-ı Kerîm’de hastalıklara şifa olarak indiriliyor ve insanlara nefs tezkiyesi öğretiliyor. Nefs tezkiyesi oldukça hastalıkların yerini şifa alıyor ve hastalıklar iyileşiyor.
Konu birinci derecede zikirle alâkalıdır. Çünkü nefs tezkiyesinin anahtarı zikirdir. Allah’ın zikri, Allah’a ulaşmayı dilediğiniz takdirde kalbinizde maraza, yani hastalıklara yer bırakmaz. Zikir hastalıklara kesinlikle şifadır. Allah’a ulaşmayı dilediğimiz takdirde zikrin kalbimizdeki hastalıklara şifa olduğunu kesin olarak söyleyebilirim.
Zikir arttıkça fizik vücuttaki hastalıklar da mutlaka azalmaya başlayacak ve azalmayla son bulacaktır. Allah razı olsun.