Muhterem Hocam, zikir ve diğer ibadetler arasında fark nedir ?

Soru

Muhterem Hocam, zikir ve diğer ibadetler arasında fark nedir ?

Cevap

Ankebût Suresi’nin 45. âyet-i kerîmesinde üç çeşit zikirden bahsedilmektedir:

29/ANKEBÛT-45 Utlu mâ ûhıye ileyke minel kitâbi ve ekımıs salât(salâte), innes salâte tenhâ anil fahşâi vel munker(munkeri), ve le zikrullâhi ekber(ekberu), vallâhu ya’lemu mâ tasneûn(tasneûne).

Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikâme et (namazı kıl). Muhakkak ki salât (namaz), fuhuştan ve münkerden nehyeder (men eder). Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür. Ve Allah, yaptığınız şeyleri bilir.

Cehrî zikir (Kur'ân âyetlerinin tilâveti), hafî zikir ve kalp zikri. Allah Teâlâ’nın ölçüleri açıkça ortadadır; ibadetlerde ifrat ve tefritten kaçınarak ağırlığı zikre vermek esastır. Namaz kılmak bir ibadettir, oruç tutmak bir ibadettir, hacca gitmek bir ibadettir, zekât vermek bir ibadettir. Ama bu ibadetlerin her birinin belirli hudutları vardır. Zikirde ise ifrat söz konusu değildir, çünkü Allahû Tealâ hududun en üst noktasında daimî zikri farz kılmıştır. Kim yirmi dört saat zikri gerçekleştiremiyorsa, onlar tefrit içindedir. Farzların en büyüğü zikirdir; zikir gerçekten ibadetlerin sultanıdır.

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyurmuştur:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Tirmizî, Buharî, Fasıl: Nefsin Afetlerine Temas Eden Hadisler, Dilin Afetleri, Râvî: Ümmü Habîbe, Hadis No: 5916

"Ademoğlunun, emr-i bi’lma‘rûf veya nehy-i ani’l-münker veya Allah’ın zikri hâriç bütün sözleri lehine değil, aleyhinedir."

O hâlde zikri en üst noktada gerçekleştirmek, Allahû Tealâ’nın üzerimize farz kıldığı bir görevdir.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 20 Ekim 2026Son güncelleme: 20 Ekim 20262 dk okuma0