Muhterem Hocam, zikir ve hidayet arasında nasıl bir ilişki vardır?
Soru
Muhterem Hocam, zikir ve hidayet arasında nasıl bir ilişki vardır?
Cevap
Kur’ân-ı Kerim’in hedefi hidayettir; ama hidayetin hedefi de mutluluktur, yani zikirdir. Zikir olmadan hidayete ermek mümkün değildir. Çünkü hidayet, bir insanın nefsinin, kalbinin %51 nurlarla dolmasıyla mümkün olur. Ruhun vücuttan ayrılmasını temin eden esas faktör ise, Allah’ın kendisi için tayin ettiği mürşide ulaşıp tâbi olmadıkça Allah’a doğru yapılması lâzım gelen yolculuğu kişi yapamaz. İşte Allahû Tealâ Fâtır 18’de şöyle buyuruyor:
35/FÂTIR-18 Ve lâ tezirû vâziretun vizre uhrâ, ve in ted’u muskaletun ilâ himlihâ lâ yuhmel minhu şey’un ve lev kâne zâ kurbâ, innemâ tunzirullezîne yahşevne rabbehum bil gaybi ve ekâmûs salât(salâte), ve men tezekkâ fe innemâ yetezekkâ li nefsihî, ve ilâllâhil masîr(masîru).
Ve yük taşıyan birisi (bir günahkâr) başka birinin yükünü (günahını) yüklenmez. Eğer ağır yüklü kimse, onu (günahlarını) yüklenmeye (başkasını) çağırsa bile ondan hiçbir şey yükletilmez, onun yakını olsa dahi. Sen ancak gaybte Rabbine huşû duyanları ve namazı ikame edenleri uyarırsın. Ve kim tezkiye olursa (nefsini tezkiye ederse), o taktirde bunu sadece kendi nefsi için yapar. Ve dönüş (varış) Allah’adır (Nefs tezkiyesi ile ruh Allah’a döner, ulaşır).
"Ve men tezekkâ fe innemâ yetezekkâ li nefsihî, ve ilâllâhil masîr(masîru)." Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz’in hadîs-i şerifinde diyor ki:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Tirmizi 3022, Ahmed bin Hanbel Müsned 16042, Hakim Müstedrek, İbni Hibban.
"…Size Allah’ın bana emrettiği beş şeyi emrediyorum:
Dinlemeyi, İtaat etmeyi, Cihad etmeyi, Hicret etmeyi ve Cemaat olmayı.
Kuşkusuz ki, kim cemaatten bir karış ayrılırsa, Andolsun ki, İslam bağını boynundan çıkarmış olur. Ancak cemaate tekrar dönerse bu müstesna.
Kim cahiliye davasını iddia ederse (cahiliye sistemlerini müdafaa ederse) kuşkusuz ki o, cehennemlik kimselerdendir.
Bunun üzerine bir adam:
−Ey Allah’ın Resulü bu kimse namaz kılsa da oruç tutsa da aynı mıdır? diye sordu.
Nebiler Sultanı Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdu:
−"Namaz kılsa da oruç tutsa da durum aynıdır. Siz, Allah’ın davasına, Allah’a davet ediniz! Çünkü Allah, size Müslümanlar, mü’minler ve Allah’ın kulları diye isimlendirmiştir."
“Size susmayı emrediyorum, size itaati emrediyorum, size cihadı emrediyorum, hicreti emrediyorum, kul olmayı emrediyorum ve cemaate uymayı emrediyorum. Size Allah’ın bana emrettiği 5 şeyi emrediyorum. Dinlemeyi, itaat etmeyi, cihat etmeyi, hicret etmeyi ve cemaat olmayı, kim cemaatten bir karış ayrılırsa, and olsun ki İslâm bağını boynundan çıkartmış olur.”
Cemaate tekrar dönerse bu müstesna; kim cahiliye davasını iddia ederse kuşkusuz ki o cehennemlik kimselerdendir. Namaz kılsa, oruç tutsa da hadîs-i şerifte "Kim cahiliye davasını iddia ederse kuşkusuz ki o cehennemlik kimselerdendir."
Ey Allah’ın Resûlü, bu kimse namaz kılsa, oruç tutsa da aynı mıdır? diye sorulduğunda, Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: “ Namaz kılsa da, oruç tutsa da durum aynıdır. Siz Allah’ın davasına, Allah’a davet ediniz; çünkü Allah size Müslümanlar, mü'minler ve Allah’ın kulları diye isimlendirmiştir.” Allah razı olsun.