Muhterem Hocam, zikir yapmanın bir âdâbı var mıdır?
Soru
Muhterem Hocam, zikir yapmanın bir âdâbı var mıdır?
Cevap
Kur’ân-ı Kerîm’de sesli zikir, sessiz zikir (hafî), kalp zikri olmak üzere üç şekilde Allahû Tealâ bunu gerçekleştiriyor. Zikir yapmak, Allah’ın ismini “Allah, Allah” diye art arda tekrar etmektir.
Bir hafî zikir var, gizli zikri ifade ettiğimiz gibi. Bir de cehrî zikir var, sesle zikretmek. Bir de kalp zikri var. Allahû Tealâ herkesin 24 saat süreyle Allah’ı zikretmesini istiyor. Kur’ân-ı Kerîm’e baktığımız zaman Müzzemmil-8’de az zikir farz kılınmış:
73/MUZZEMMİL-8: Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ(tebtîlen).
Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.
Ahzâb-41’de çok zikir farz kılınmış:
33/AHZÂB-41: Yâ eyyuhâllezîne âmenûzkurûllâhe zikran kesîrâ(kesîran).
Ey âmenû olanlar! Allah’ı çok zikirle (günün yarısından fazla) zikredin.
Nisâ-103’te daimî zikir farz kılınmış:
4/NİSÂ-103: Fe izâ kadaytumus salâte fezkurûllâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbikum, fe izatma’nentum fe ekîmus salât(salâte), innes salâte kânet alâl mu’minîne kitâben mevkûtâ(mevkûten).
Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın. Muhakkak ki namaz, mü'minlerin üzerine, "vakitleri belirlenmiş bir farz" olmuştur.
Burada Allah’ın hatırlanması, zikir yapılması veya Allah’ın bir anda devreye girmesi sebebiyle Allahû Tealâ’nın kulunda cezbeyi oluşturması her zaman söz konusu olabilir. Sahâbenin büyük bir kısmı cezbeli idi. Peygamber Efendimiz (S.A.V) ömrü boyunca hep cezbe sahibiydi. Bugün birçok tasavvuf ocağında da cezbe vardır.
Hz. Ali (R.A) halife iken diyor ki: “Ey benim aziz kardeşlerim! Size ne oldu ki cezbeniz azaldı? Ben sizin cezbenizden bu mescidin tavanlarının titrediğini bilirim.” Kur’ân-ı Kerîm’de cezbe ile ilgili âyetlere bakacak olursak net olarak bu hakikatin Allah’ın bir gerçeği olduğunu görürüz.
7 CEZBE ÂYETİ
ÂLİ İMRÂN - 119: İşte siz (mü’minler) böylesiniz, siz onları seversiniz ve onlar sizi sevmezler ve siz kitabın tamamına îmân edersiniz.
ENFÂL - 2: Gerçek mü’minler onlardır ki; Allah zikredildiği zaman kalpleri titrer (cezbelenir). Ve onlara Allah’ın âyetleri okunduğu zaman onların îmânlarını arttırır ...
HİCR - 52: Onun yanına girdikleri zaman: “Selâm olsun.” dediler. (İbrâhîm (A.S) şöyle dedi:) “Gerçekten biz sizden korkuyoruz.”
HAC - 35: Onlar, Allah’ı zikrettikleri zaman kalpleri titreyenler (Allah’tan gelen bir cereyanla kalpleri ve vücutları sarsılanlardır). Onlara isabet edenlere sabredenlerdir ...
MÜ’MİNÛN - 60: Ve onlar vereceklerini verirler. Onlar, Rab’lerine geri dönenler (ulaşanlar) olduğundan onların kalpleri titrer.
MERYEM - 58: ... ve Bizim hidayete erdirdiklerimizden ve seçtiklerimizdendir. Onlara, Rahmân’ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak ve secde ederek yere kapanırlardı.
SECDE - 15: ... (âyetlerimiz) zikredildiği zaman (hemen) secde ederek yere kapanırlar. Ve Rab’lerini hamd ile tesbih ederler...
ZÜMER - 23: Allah, ihdas ettiği (nurların) ahsen olanlarını, ikişer ikişer, Kitab’a müteşabih olarak indirdi. Rab’lerinden huşû duyanların ciltleri ondan ürperir. Sonra onların ciltleri ve kalpleri Allah’ın zikriyle yumuşar...
Allah razı olsun.