Muhterem Hocam, zikrimizin artış konusunda devamlılığı nasıl sağlayabiliriz? Çeşitli etkenler azalmasına sebep olabiliyor burada daha dikkatli ve tedbirli olmayı nasıl başarabiliri
Soru
Muhterem Hocam, zikrimizin artış konusunda devamlılığı nasıl sağlayabiliriz? Çeşitli etkenler azalmasına sebep olabiliyor burada daha dikkatli ve tedbirli olmayı nasıl başarabiliriz?
Cevap
"Sevgili kardeşlerim, zikrin azalmasının arkasında şeytan var ve şeytan öncelikle bu dünya hayatını bize cazip gösteriyor. Dikkat edin bu serüveni bir kere daha tekrar etmek lazım.
15/HİCR-26 Ve lekad halaknâl insâne min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin). Andolsun ki; Biz insanı, "hamein mesnûn olan salsalinden" (standart insan şekli verilmiş ve organik dönüşüme uğramış salsalinden) yarattık.
Hicr 26’da: "Salsalin denilen kuru topraktan ve şekillenebilir bir balçıktan Biz insanı bir fizik bedenle halkettik."
15/HİCR-27 Vel cânne halaknâhu min kablu min nâris semûm(semûmi). Ve cânn; onu, daha önce semûm’un ateşinden yarattık.
Hicr 27’de: "Bundan önce Biz dumansız ateşten cini yarattık (cinlerin atasını yarattık)."
15/HİCR-28 Ve iz kâle rabbuke lil melâiketi innî hâlikun beşeren min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin). Rabbin meleklere şöyle demişti: "Ben mutlaka, "hamein mesnûn olan salsalin"den (standart insan şekli verilmiş ve organik dönüşüme uğramış salsalinden) bir beşer (insan) halkedeceğim."
Hicr 28’de: "Salsalin denilen kuru topraktan ve şekillenebilir bir balçıktan Biz insanı (beşeri) yarattık."
15/HİCR-29 Fe izâ sevveytuhu ve nefahtu fîhi min rûhî fe kaû lehu sâcidîn(sâcidîne). Artık onu dizayn edip, içine ruhumdan üflediğim zaman, hemen ona secde ederek yere kapanın!
Hicr 29’da: "Onu bir nefsle dizayn edip, ona ruhumdan üfürdüğüm zaman..."
15/HİCR-30 Fe secedel melâiketu kulluhum ecmaûn(ecmaûne). Böylece meleklerin hepsi birden, toplu olarak secde etti.
Hicr 30’da: "Hepiniz ona secde edin ve meleklerin hepsi secde ediyorlar."
15/HİCR-31 İllâ iblîs(iblîse), ebâ en yekûne meas sâcidîn(sâcidîne). İblis hariç. Secde edenlerle beraber olmaktan (direnerek) kaçındı.
Hicr 31’de: "İblis secde etmedi; secde edenlere karşı kibirlendi ve kaçındı, secde etmedi."
15/HİCR-32 Kâle yâ iblîsu mâ leke ellâ tekûne meas sâcidîn(sâcidîne). Allahû Teala şöyle buyurdu: "Ey iblis! Sen niçin secde edenlerle beraber olmadın?"
Hicr 32’de Allah soruyor: "Ey İblis, sana ne oldu da secde edenlerle beraber olmadın?"
15/HİCR-33 Kâle lem ekun li escude li beşerin halaktehu min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin). (İblis:) "Ben, hamein mesnun (standart bir şekil verilmiş, organik dönüşüme uğramış) olan salsalinden halkettiğin bir beşere secde etmem (eden olmam)." dedi.
Hicr 33’te İblis diyor ki: "Ben çamurdan yaratılan bir beşere secde etmek üzere yaratılmadım, bir beşere secde etmem, edemem, yapmadım." diyor. Kibirleniyor.
15/HİCR-34 Kâle fahruc minhâ fe inneke recîm(recîmun). (Allahû Teala şöyle) buyurdu: "Hemen oradan çık! Muhakkak ki; sen bu sebeple kovuldun."
Hicr 34: "Allahû Teala: çık git buradan sen recîm olundun."
15/HİCR-35 Ve inne aleykel lâ’nete ilâ yevmid dîn(dîni). Ve muhakkak ki; lânet, dîn gününe (karşılıkların, ceza veya mükâfatın verildiği güne) kadar senin üzerinedir.
Hicr 35: "Lanet senin üzerine olsun din gününe kadar..." Lanet olması demek artık kendisi Allah'ın emrine isyan eden ve başkasını da isyana teşvik eden kişi, lanet kimin üzerinde varsa olay budur. Kendisi Allah'ın emrine isyan ediyor ve diğer insanları da isyana teşvik ediyor.
15/HİCR-36 Kâle rabbi fe enzırnî ilâ yevmi yub’asûn(yub’asûne). (İblis): "Rabbim, öyleyse bana beas gününe (diriltilecekleri güne) kadar zaman ver." dedi.
Hicr 36’da: İblis Allah'tan müsaade istiyor, beas gününe kadar, kıyamet gününe kadar.
15/HİCR-37 Kâle fe inneke minel munzarîn(munzarîne). (Allahû Teala) şöyle buyurdu: "Öyleyse sen, gerçekten mühlet (süre) verilenlerdensin."
Hicr 37’de "Sen müsaade verilmişlerdensin." Allah Teâlâ izni veriyor.
15/HİCR-38 İlâ yevmil vaktil ma’lûm(ma’lûmi). Malûm olan (bilinen) vaktin gününe kadar.
Hicr 38’de Kıyamet gününe kadar Allahû Teala müsaade veriyor.
15/HİCR-39 Kâle rabbi bi mâ agveytenî le uzeyyinenne lehum fîl ardı ve le ugviyennehum ecmeîn(ecmeîne). (İblis şöyle) dedi: "Rabbim, beni azdırmandan dolayı, onlara mutlaka yeryüzünde (azgınlığı) süsleyeceğim ve mutlaka onların hepsini azdıracağım."
Hicr 39’a bakın Allahû Teala ne diyor: "Yeryüzünü onlara süsleyeceğim ve onların hepsini saptıracağım."
Öyleyse İblisin, lanetlik olan iblisin Allah'a isyan eden ve başkasınıda isyana teşvik eden iblisin bunu neyle yaptığını görüyoruz. Dünya hayatıyla yapıyor. Onun için Resûlullah (S.A.V) Efendimiz buyuruyor ki: "Her kötülüğün başı dünya sevgisidir." Dünya hayatını insanlar için cazip gösteriyor.
Onun için Allah Resûlü buyuruyor ki: "Dünyadan rağbetini kes ki Allah seni sevsin. İnsanların elindekinden rağbetini kes ki insanlar seni sevsin." Öyleyse her hâlükârda her kötülüğün başı dünya sevgisi ve bu dünya sevgisi insanı sağır, dilsiz ve kör eder.
Allahû Teala başlangıçta noktasında serbest irade sahibi biz insanlara iki teklifte bulunuyor; Dünyayı mı istiyorsunuz? Allah’ı mı istiyorsunuz? Allah, ruhun davetidir. Dünya, nefsin daveti şeytanın dıştan tesiridir.
Öyleyse her türlü zikir azalmasının arkasında şeytan var. Nasıl her zikir artışının arkasında Allah’ın yardımı ve mürşidin himmeti varsa, orada da o var. O zaman ona göre tavır takınmamız lazım.
Allahû Teala’nın emir ve nehiyleri vardır. Emir ve nehiyler söz konusu olduğu zaman daima dünyevi işimizin önüne geçirmemiz lazım. İşte burada da Allah’la ilişkilerimizde en üst seviyedeki emir zikirdir. Zikir daima önde olması lazım.
Kimdir zahid? Zahid, Allah’ı kendisinden öne geçiren kişidir. Yani 13 saat zikirle ispat etmiştir ki: "Evet, 24 saatlik zaman dilimi içerisinde Ya Rabbim ben kendime ayırdığım zaman 11 saat, Allah’a ayırdığım zaman 13 saat." Yani "Ben kendimden daha fazla Allah’ı seviyorum." Allah razı olsun.