Muhterem Hocam, "Zorunlu ibadetler var; zikir onlardan farklı. Zikir, sadece Allah’a yaklaşmak için yapılan bir ibadettir." Zikrin tek amacı Allah’a yaklaşmak mıdır?

Soru

Muhterem Hocam, "Zorunlu ibadetler var; zikir onlardan farklı. Zikir, sadece Allah’a yaklaşmak için yapılan bir ibadettir." Zikrin tek amacı Allah’a yaklaşmak mıdır?

Cevap

"Tîn Suresi'nin 4. ve 5. âyeti kerimesinde Allahû Tealâ şöyle buyurur:

95/TÎN-4 Lekad halaknel insâne fî ahseni takvim(takvîmin).

Andolsun ki Biz, insanı (nefsini), ahseni takvim içinde (nefs tezkiyesi ve tasfiyesi yaparak en güzele ulaşabilecek özellikte) yarattık.

95/TÎN-5 Summe redednâhu esfele sâfilîn(sâfilîne).

Sonra onu, esfeli safiline (en sefil hale, nefsinin karanlıklarına) iade ettik (çevirdik).

“Biz insanı bir zaman dilimi içinde ahsene ulaşsın diye yarattık.” Allah’ın sevgi ölçüsü zikirdir. Bir insan 24 saat süresince Allah’ı ne kadar zikrediyorsa, Allah’ı sadece o kadar seviyor demektir. Zikretmek, Allah’ı sevmek demektir. Allah’ın en çok sevdikleri, Allah’a en çok zikredenlerdir; Allah’ı en çok sevenler, onu en çok zikredenlerdir.

Ama aslında Allah’ın zikrinden muradı, nefsin tezkiye ve tasfiyesidir. Nefsin afetleri, insanların huzursuz olması için herşeye sahiptir. İnsanların mutluluğu, nefsin afetlerinin azalmasına bağlıdır. Nefsimizde 19 tane afet var: kin, nefret, küfür, yalan, haksızlık ve zulüm, haset ve düşmanlık, cehalet, cimrilik, öfke ve gayz, isyan, sabırsızlık, kibir ve gurur, hırs ve şehvet, nankörlük, dedikodu, zan, kötü alışkanlıklar, vefasızlık, mürayilik, fitne ve fesat olmak üzere 19 tane hastalık.

Şeytan da bu 19 hastalığa %100 tesir ediyor. İki tane düşmandan bir tanesi şeytan, diğeri de nefsimizdir. Ama şeytan değişmez; fakat nefsimiz iki istikametli olan bir varlık ve değişebilir. İşte kim ruhunu hayattayken Allah’a ulaştırmayı dilerse, bu dileği Allah kimin kalbinde görürse, Allahû Tealâ o kişinin nefsinin manevî kalbindeki karanlıkları %51 oranında nurlandırır sadece bir dileğe karşılık. Ama kim bu dileğin sahibi olmazsa, hayatı boyunca karanlıklar içerisinde bir hayat yaşar. Yani zikirsiz bir hayat, zikirsiz hayat, hayat değildir; sevgisiz bir hayat, hayat değildir. Zikir eşittir sevgi. Öyle olunca biz gerçekten huzurlu ve mutlu bir hayatı yaşamak istiyorsak, bunu zikirle sağlayabiliriz.

Ruhun Allah’a teslimi 3 saat zikir, fizik vücudun Allah’a teslimi 18 saat zikir, nefsin Allah’a teslimi %100 zikir. O zaman da %100 zikirle nefsimizin manevî kalbindeki afetlerin hepsi temizleniyor, yerine 19 tane fazilet gelip yerleşiyor. O zaman zülcenehayn oluyoruz. O zaman bu dünya da bizimle bir cennet oluyor ve ahirette de bütün cennetlerin sahibi oluyoruz.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 10 Ekim 20262 dk okuma3