Muhterem Hocam, Allah’a ve Resûl’üne olan sevginin ve itaatin önemi nedir?

Soru

Muhterem Hocam, Allah’a ve Resûl’üne olan sevginin ve itaatin önemi nedir?

Cevap

"Din baştan sona bu temel üzerine bina edilmiştir: Allah'a ve Resûl'üne itaat. Nitekim sahâbenin hepsinin ortak özelliği, her konuda Allah'a ve Resûl'üne itaati birinci sıraya almalarından kaynaklanıyor. Nisâ 69'da Allahû Tealâ şöyle buyuruyor: ""Kim Allah'a ve Resûl'e itaat ederse, o takdirde işte onlar Allah'ın kendilerine ni'met verdiği peygamberlerle, sıddîklarla, şehitlerle ve sâlihlerle beraberdirler. Onlar ne güzel arkadaşlardır.""

4/NİSÂ-69 Ve men yutiıllâhe ver resûle fe ulâike meallezîne en’amellâhu aleyhim minen nebiyyîne ves sıddîkîne veş şuhedâi ves sâlihîn(sâlihîne), ve hasune ulâike rafîkâ(rafîkan). Ve kim, Allah'a ve Resûl'e itaat ederse, o taktirde işte onlar, Allah'ın kendilerine ni'met verdiği nebîlerle (peygamberlerle) ve sıddîklerle ve şehitlerle ve salihlerle beraberdirler. Ve işte onlar ne güzel arkadaştır.

Öyleyse din baştan sona Allah’a ve Resûl’üne itaati, sevgiyi ön plana alıyor. Nitekim Allah Resûlü (S.A.V) Efendimiz buyuruyor ki: Allah’ı ni’metlerinden dolayı sevininiz; beni de Allah’tan dolayı sevininiz; sahâbemi de benden dolayı seviniz.”

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Tirmîzî, Menâkıb, 31/3789, İhya’u Ulum’id-din Huccetû’l İslâm, İmam Gazâlî, cilt. 4, s.594. “Allahû Tealâ’yı, size verdiği ni'metlerden dolayı sevin. Beni, Allah’ı sevdiğiniz için sevin. Ehl-i Beyt’imi de Beni sevdiğiniz için sevin.”

Öyleyse konunun odak noktasında yine sevgi var. Kör körüne bir itaat yok, sevgiye dayalı bir itaat söz konusu.

İşte Nûr Sûresi’nin 54. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ ne buyuruyor: “Allah’a ve Resûl’e itaat edin. Bundan sonra eğer dönerseniz (itaat etmezseniz), Resûl’e düşen sorumluluk sadece kendisine yükletilen tebliğdir.”

24/NÛR-54 Kul atîullâhe ve atîur resûle, fe in tevellev fe innemâ aleyhi mâ hummile ve aleykum mâ hummiltum, ve in tutîûhu tehtedû, ve mâ alâr resûli illâl belâgul mubîn(mubînu). De ki: “Allah’a ve Resûl'e itaat edin. Bundan sonra eğer dönerseniz (itaat etmezseniz), O'na (Resûl'e) düşen (sorumluluk) sadece O'na yükletilen (tebliğ)dir.” Ve sizin üzerinize düşen (sorumluluk), size yükletilendir. Ve eğer ona itaat ederseniz, hidayete erersiniz. Resûl'ün üzerinde açıkça tebliğden başka bir (sorumluluk) yoktur.

Yani Allah'a ve Resûl'üne itaat edin. Resûl'ün görevi tebliğdir. Sizin üzerinize düşen sorumluluk ise itaattir. Resûl tebliğ ediyor, biz ise itaatle mükellefiz.

Sevmek ve itaat etmek küçüğe, sevmek ve korumak da büyüğe ait olan bir durumu ifade ediyor. Öyleyse hepsinin ortak noktası sevgi. Mürşid, seven ve koruyandır; Allah'ın resûlü. Ama mürid olacak, Allah'ın Zâtı'nı dinleyen kişi ise seven ve ona itaat edendir. Her ikisinde de sevgi ve itaat asıldır. Sevgi ve itaat, ait olduğu seviyede olmalı ki Allah'ın biz insanlar için dilediği mutluluğa en üst zirve noktada ulaşabilelim.

İşte 14 asır evvel Peygamber Efendimiz (S.A.V)'i sevmekte sahâbe en üst seviyede yer almışlardır. Ona itaat etmede de en üst noktada yer almışlardır. Kendilerine bir sual sorduğu zaman hep verdikleri cevap şuydu: ""Allah ve Resûlü bilir, ben bilmem."" Her noktada Allah ve Resûl'ünü en öne koyuyorlardı, Allah razı olsun."

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20263 dk okuma2