Muhterem Hocam, benim yaşım genç, 21 yaşındayım. Bu anlattıklarınızı yaşamam için daha vaktim var. İleride yaşamak istiyorum. Anlattıklarınızı kabul ediyorum ama neden şimdi Allah’

Soru

Muhterem Hocam, benim yaşım genç, 21 yaşındayım. Bu anlattıklarınızı yaşamam için daha vaktim var. İleride yaşamak istiyorum. Anlattıklarınızı kabul ediyorum ama neden şimdi Allah’a ulaşmayı dileyeyim, neden şimdi tövbe alayım?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, herşey Allah’ın iktidarındadır. Allah yaratandır, Allah emredendir, Allah hükmedendir. Sana, Allahû Tealâ Allah’a ulaşma dileğini emrediyor. 73 âyet-i kerîme açıklıyor, 12 âyette farz kılıyor.

KUR’ÂN’DA 73 AYETTE GEÇEN 19 FİİLLE RUHUN ALLAH’A ULAŞMASI

1. Hudallâhi (Allah’a Ulaşmak), Hedâ Kum (Hidayete Ermek), Ehdi Kum (Hidayet Etmek, Ulaştırmak) Bakara-120, Âl-i İmrân-73, Nahl-9, En’âm-88, Mu’min-38

2. Yönelmek (Munîbîne, Enâbe, Enâbu, Enîbu, Yunib, Munîb)

Rûm-31, Ra'd-27, Şûrâ-13, Lokmân-15, Zumer-17 ve 54, Mu’min-13, Kaf-8

3. Likâe, Likâena, Mulâkû (Ulaşmak, Mulâkî Olmak)

Yûnus-7, Bakara-46, Hûd-29, Bakara-223, Kehf-110, Ankebût-5-23, Rûm -8, Fussilet-54, En'âm-154

4. İbtegu (İstemek), İbtegae Veche Rabbekum (Rab’lerinin Vechini, Zât’ını İstemek) Mâide-35, Ra’d-22

5. En Tueddûl (İade Etmek, Teslim Etmek) Nisâ-58

6. En Uslime, Muslimin (Teslim Olmak) Mu’min-66, Fussilet-33

7. Ed’û İlallâhi, İleyhi Ed’û (Allah’a Davet Etmek) Yûsuf-108, Ra’d-36

8. İstecîbu (li Rabbikum) (Rabbinize İcabet Edin) Şûrâ-47

9. Fe Firru İlallâh (Allah’a Firar Etmek) Zâriyât-50

10. Munkalibûn (Dönenler, Dönecek Olanlar) Zuhrûf-14

11. Yûsale, Yasilûne (Ulaştırmak) Bakara-27, Ra’d-21, Ra’d-25

12. İlâllâhil Masîr (Dönüş Allah’adır) Fâtır-18, Nûr-42

13. Râciûn, Yercîûn (Dönüş, Dönmek), Muhâricûn (Hicret Etmek), Yercullahe (Allah’a Ulaşmayı Dileyenler) Bakara-156, Bakara-18, En’âm-36, Mu’minûn-60, Ankebût-26, Ahzâb-21

14. Yehdî (Hidayet Eder, Ulaştırır), Yehdîhim (Hidayet Edecek, Ulaştıracak), Yehdûne (Hidayete Erdirir), Yettehıze İla Rabbihi Sebîla (Allah’a Giden Yol Edinmek), Seyehdîhim, Nehdiyenne, İhdînâ, Hedeynâ Bakara-213, Nisâ-175, Mâide-16, A’râf-181, Yûnus-25, Yûnus-35, Kehf-17, Furkân-57, Şuarâ-78, Secde-24, Sebe-6, Muhammed-5, Ankebût-69, Fâtiha 6-7, En’âm-87

15. Muhtedûn, İntedev, İntedâ, Muhtedîne (Hidayete Ermiş Olanlar)

Bakara-157, Âli İmrân-20, İsrâ-15, Tâhâ-82, Kasas-56

16. Fe Kad Hudiye (Hidayet Olunmuştur), Huden (Hidayete Erdiren), Ve Huda Hu (Hidayet Etti), Hudû (Hidayet Edildiler), Hudâhâ, Hedâhumullâhu (Allah Onları Hidayete Erdirdi)

Âli İmrân-101, Nahl-121, Hacc-24, Secde-13, Zumer-18

17. Evvâb (Ruhunu Allah’a Ulaştıran), Meâb (Sığınağa Ulaşan), La Tufettahu Lehum Abvâbu Es Semâi (Onlara Gök Kapıları Açılmaz) Sâd-44, A’râf-40

18. Yetûbu (Tövbe Eder Ve Allah’a Döner), Yetî Hi (O’na Gelir Mu’min Olarak) Furkân-71, Tâhâ-75

19. Ahsenûl Hüsnâ (Allah’ın Zât’ına Ulaşmak) Yûnus-26

ÖLMEDEN ÖNCE RUHUN ALLAH’A ULAŞTIRILMASI 12 DEFA FARZ

1. 4/NİSÂ-58: Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder....

2. 5/MÂİDE-7: Allah’ın, sizin üzerinizdeki nimetini ve: “İşittik ve itaat ettik” dediğiniz zaman, onunla sizi bağladığı misâkınızı hatırlayın...

3. 6/EN'ÂM-152: ...Allah’ın ahdini yerine getirin (ifa edin). Böylece tezekkür edersiniz diye, (Allah) işte böyle, size onunla vasiyet (emir) etti.

4. 10/YÛNUS-25: Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat'ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm'e ulaştırır.

5. 13/RA'D-21: Ve onlar Allah’ın (ölümden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar...

6. 30/RÛM-31 O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

7. 31/LOKMÂN-15: ... Bana yönelenlerin (ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenlerin) yoluna tâbî ol. Sonra dönüşünüz Banadır...

8. 39/ZUMER-54: Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.

9. 42/ŞÛRÂ-47: Rabbinize icabet edin, Allah tarafından geri döndürülmeyecek olan günün gelmesinden önce. İzin günü, sizin için bir sığınak yoktur...

10. 51/ZÂRİYÂT-50: Öyleyse Allah’a firar edin (kaçın ve sığının). Muhakkak ki ben, sizin için O’ndan (Allah tarafından gönderilmiş) apaçık bir nezirim.

11. 73/MUZZEMMİL-8: Ve Rabbinin ismini zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.

12. 89/FECR-28: Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!

HADİS-İ ŞERİF: “Ölmeden evvel ölün, Allah’a dönün ki; (ölmeden önce ruhunuzu Allah’a ulaştırınız ki, teslim ediniz ki) Allah size 10'dan 700'e kadar artan yardımlarda bulunsun.”

Kaynak: Acluni keşfü’l hafa c2.shf 291 (2669)

Ve o farza itaat edersen Allah’tan yardım alırsın. O farza itaat etmediğin takdirde şu kâinatın sahibi olan Allah’tan asla yardım alamazsın.

Allah’tan yardım almayanlar kimden yardım alanlardır? Evet, şeytandan yardım alanlardır. Şeytandan yardım alanın iki yakası bir araya gelmez. Tekrar ediyorum. Şeytandan yardım alan kişinin iki yakası bir araya gelmez. Neye sahip olursanız olun, kısır bir döngü içerisinde hep huzursuz ve mutsuz bir hayat yaşarsınız. Ama ne zaman Allah’ın kapısı size açılır ki açılabilmesi için sizin dilemeniz lâzım, o zaman güzellikleri yaşamaya başlarsınız.

Allahû Tealâ Enfâl 24’te ne diyor: “Ey îmân edenler! Allah ve resûlü sizi hayat verecek şeylere davet ettiği zaman davete icabet edin.”

8/ENFÂL-24: Yâ eyyuhellezîne âmenûstecîbû lillâhi ve lir resûli izâ deâkum limâ yuhyîkûm, va'lemû ennallâhe yehûlu beynel mer'i ve kalbihî ve ennehû ileyhi tuhşerûn(tuhşerûne).

Ey âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler), Allah ve Resûl'ü sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman (davete) icabet edin! Ve Allah'ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve muhakkak sizin O'na haşrolunacağınızı bilin! (Hepinizin ruhu Allah'ta toplanacak ve Allah, ruhlarınıza meab olacak.)

En‘âm 122 ne diyor? Allahû Tealâ: "Ölü iken kendisine nur verdiğimiz kişi, zulmette kalan kör, sağır, dilsiz bir insan gibi olur mu?"

6/EN'ÂM-122: E ve men kâne meyten fe ahyeynâhu ve cealnâ lehu nûren yemşî bihî fîn nâsi ke men meseluhu fîz zulumâti leyse bi hâricin minhâ, kezâlike zuyyine lil kâfirîne mâ kânû ya’melûn(ya’melûne).

Ölü (Allah'a ulaşmayı dilememiş) iken (ona on iki ihsan vererek) dirilttiğimiz ve insanlar arasında onunla yürüyeceği nur verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde olup, ondan çıkamayacak kimse gibi midir? Böylece kâfirlere, yapmış oldukları şeyler süslü gösterildi.

Öyleyse sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ herşeyi açıklıyor. Ya Allah’a itaat, mahlûkata şefkat yolunu ya da şeytana itaat, zulmet yolunu tercih edeceksiniz. Başlangıç noktasında zaten herkes şeytanın dostu, şeytanın kulu durumundadır. Siz Allah’ı tercih etmediğiniz takdirde neye sahip olursanız olun mutlu olamazsınız. Eğer Allah’ın sizler için tayin ettiği hedef olan mutluluğu yaşamak istiyorsanız, Allah’a ulaşmayı dileyeceksiniz. Bir saniye sonra başınıza ne gelebileceğini biz bilemeyiz. Çünkü doğumu da ölümü de takdir eden Allah’tır.

Hayat, bizim hayatımız Allah’ın elindedir. Doğarız ve ölüm vaktini O belirlemiştir. Sen “Benim vaktim var.” diyorsun. İki saniye sonra emaneti Allah teslim alabilir. Nerede vaktin var? O senin zannındır.

Öyleyse kendi zannına değil, Allah’ın hakikatlerine bağlan. “Rabbinizden indirilene tâbî olun. Sakın Allah’tan başka emânîye, zanlara tâbî olmayın.”

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 10 Ekim 20266 dk okuma1