Muhterem Hocam, dinimi Allah’ın emrettiği biçimde öğrenmek istiyorum. Bunun için vasıta olarak nelere sarılabilirim? Açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, dinimi Allah’ın emrettiği biçimde öğrenmek istiyorum. Bunun için vasıta olarak nelere sarılabilirim? Açıklar mısınız?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, Kur’ân’ın kendisine indirildiği Nebîler Sultanı Hazreti Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz şöyle buyuruyor: "En hayırlınız Kur’ân’ı öğrenen ve öğretendir." Ama bir şey daha söylüyor. "Ümmetimin en hayırlısı Mehdî (A.S)’dır."
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: (Buhari, Fezailül Kur'ân 21)
Kaynak: Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman 57.
Hayrukum men teâlleme elkur'âne ve âllemehu
"Sizin en hayırlınız Kur'ân'ı öğrenen ve öğretendir."
"Ümmetinin en hayırlısı ve sizin zorluklarınızı gideren VELİNİZ OLAN KİMSEYE KATILINIZ, O MEHDİ'DİR."
Öyleyse bu iki hadîsten bir sonuca ulaşıyoruz. Her devirde Kur’ân’ı Allah’tan öğrenen ve öğretmekle vazifeli olan devrin imamı var. İçinde bulunduğumuz çağ hidâyet çağı. Hidâyet çağında devrin imamı Mehdî (A.S). O zaman Allah’ın emrettiği biçimde dini öğrenmek istiyorsan iki tane temel vasıtaya müracaat etmen lâzım. Birisi Allah’ın son nebîsine indirdiği son şeriat kitabı Kur’ân-ı Kerîm. Diğeri de her devirde Allah’ın öğretisiyle Kur’ân-ı Kerîm’i öğreten devrin imamı. Bir tek kişiye bütün insanlar nasıl ulaşabilir mi diyorsun?
Evet devrin imamı tek ama şu an dünya üzerinde ne kadar kâvim varsa onların içerisinde ardı arkası kesilmeksizin Allahû Tealâ velî resûller tayin ediyor. Yedi tane âyet-i kerime Kur’ân-ı Kerîm’de bu müjdeyi bize veriyor. Her kavim içerisinde kesintisiz olarak velî resûllerin varlığını bu âyetler bize söylüyor.
KULLARIN ALLAH ÜZERİNDE HAKKI ALLAH’IN ONLARA resûl GÖNDERMESİDİR
1. NİSÂ – 165 (Onlar) müjdeleyici ve uyarıcı resûllerdir ki, insanların, resûllerden sonra Allah'a karşı (bizi uyaran ve müjdeleyen bir resûl gelmedi diye) hüccetleri (delilleri) olmasın. Ve Allah, Azîz'dir, Hakîm'dir.
2. İBRÂHİM – 4 Hiçbir resûlümüz yoktur ki; Biz, onu kendi kavminin lisanıyla göndermiş olmayalım. Onlara (kendi lisanlarıyla) beyan etsin diye. Öyleyse Allah, dilediğini (Allah'a ulaşmayı dilemeyenleri) dalâlette bırakır. Dilediğini (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) hidayete erdirir. Ve O, Azîz'dir, Hikmet
3. NAHL – 36 …Biz, bütün ümmetlerin içinde resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık). (Allah'a ulaşmayı dileyerek) Allah'a kul olsunlar ve taguttan içtinap etsinler diye. Onlardan bir kısmını (Resûlün daveti üzerine Allah'a ulaşmayı dileyenleri), Allah hidayete erdirdi ve bir kısmının üzerine dalâlet hak oldu...
4. İSRÂ – 15 Kim hidayete erdiyse, sadece kendi nefsi için (nefsini tezkiye ettiği için) hidayete erer. ... Ve Biz, bir resûl göndermedikçe azap edici olmadık.
5. TÂHÂ – 134 Ondan önce gerçekten Biz onları, azapla helâk etmiş olsaydık, muhakkak şöyle derlerdi: "Rabbimiz, bize resûl göndermeydin olmaz mıydı? Böylece bize de zelil (rezil) ve rüsva olmadan önce senin âyetlerine tâbi olsaydık."
6. KASAS – 47 ... "Rabbimiz keşke bize bir resûl gönderseydin böylece biz, Senin âyetlerine tâbi olur ve mü'minlerden olurduk." diyecek olmasalardı (seni Nebi-Resûl olarak göndermezdik).
KASAS – 59 Ve senin Rabbin, ülkelere, onların ana şehirlerine, onlara âyetlerimizi okuyan bir resûl göndermedikçe helâk edici olmadı.
7. ZUMER – 71 ... "Size sizden olan resûller gelmedi mi ki, size Rabbinizin âyetlerini okusun, bugüne geleceğinizi uyarsın?" dediler ki: "Evet." Fakat azap sözü kâfirlerin üzerine hak oldu.
MULK - 8-9 ... onun bekçileri ... "Size nezir gelmedi mi?" diye sordu. ... “Evet, bize nezir gelmişti. Fakat biz onu yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir dalâlet içindesiniz, dedik.”
O zaman devrin imamı hidâyete erdirendir. Ama kavim resûlleri her kavmin içerisinde onlar hidâyete vesile olanlardır. Onların altında velî mürşidler var. Onların altında vekil mürşidler var. Ve 7 grup Resûlullah’ın varisi var.
Kur’ân-ı Kerîm herkesin elinde ama Kur’ân-ı Kerîm’i sahâbe gibi öğrenip yaşamak mutlaka Resûlullah’ın varisi olan bir mürşide ihtiyaç vardır. Şu anda bu programlarla bizi dinleyenlerin hepsini Allah’a davet ediyoruz.
7 safha varis Allah’a davet edenler olarak Kur’ân’da geçiyor. Ve sizi kim şu anda Allah’a davet ediyor? Allah’a ulaşmayı dileyin diyoruz. Kalben ulaşmayı dilemeniz hâlinde Allahû Tealâ Rahîm esmasıyla size tecellî ediyor ve mutlaka 12 tane ihsanla hacet namazını kılmanız hâlinde Allahû Tealâ size mürşidi gösteriyor.
İşte Allah’ın size tayin ettiği mürşide tâbî olmanız tıpkı sahâbenin Resûlullah’a tâbî olduğu gibi siz de artık Kur’ân-ı Kerîm’i öğrenen ve öğreten biri olarak Allah’ın emrettiği biçimde dininizi öğrenir ve yaşarsınız.
İki vasıtaya sarılmanızın bunların bir tanesi Allah’ın kitabı Kur’ân-ı Kerîm. Diğeri de Resûlullah’ın varisi, Allah’ın tayin ettiği velî mürşid, velî resûl.
Bunlara nasıl ulaşacaksın? Hacet namazıyla şu anda ekranda en alt seviyede Kur’ân’ın lafzını öğrenen ve öğreten, tebliğ edenler bunlar ermiş evliyadır. Kur’ân’ın ruhunu öğrenen, öğreten, tebliğ edenler bunlar fizik vücut teslimi yapanlardır. Hikmeti öğrenen öğreten, teslim edenler. Bunlar da daimî zikrin sahipleridir.
Muhlisler hikmetin ötesini veren öğretenler ve marûfu emredip münkerden nehy edenler velî resûller ve her devirde devrin imamı 7 grup insan, 7 grup insandan Kur’ân-ı Kerîm’i öğrenip öğretirseniz sahâbe gibi siz de Kur’ân’daki İslâm’ı yaşar, asr-ı hidâyetin güzelliklerine sahip olursunuz.
7 SAFHA VARİSLER (ALLAH’A DAVET EDENLER)
ÂLİMLER
1. KUR’ÂN'IN LAFZINI ÖĞRENENLER VE ÖĞRETENLER VE TEBLİĞ EDENLER
CUMA-2 Ümmîler arasında, kendilerinden bir resûl beas eden (görevlendiren) O’dur. Onlara, O’nun (Allah’ın) âyetlerini okur, onları tezkiye eder (nefslerini temizler), onlara Kitab’ı (Kur’ân-ı Kerim’i) ve hikmeti öğretir. ...
2. KUR’ÂN'IN RUHUNU ÖĞRENENLER VE ÖĞRETENLER VE TEBLİĞ EDENLER
ÂLİ İMRÂN-20 … “Ben ve bana tâbi olanlar vechimizi (fizik vücudumuzu) Allah'a teslim ettik.” O kitab verilenlere ve ümmîlere: “Siz de vechinizi (fizik vücudunuzu) (Allah'a) teslim ettiniz mi?” de. Eğer teslim ettilerse, o taktirde, hidayete ermişlerdir...
3. HİKMETİ ÖĞRENENLER VE ÖĞRETENLER VE TEBLİĞ EDENLER
NİSÂ-113 … Ve Allah, sana Kitab'ı ve hikmeti indirdi ve sana bilmediğin şeyleri öğretti. Ve Allah'ın senin üzerindeki fazlı çok büyüktür.
ULÛL’ELBAB
ÂLİ İMRÂN-7 … onlar da tezekkür edemezler, sadece Ulûl'elbab.
MUHLİSLER
HİCR-40 ”Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna.”
4. HİKMETİN ÖTESİNİ ÖĞRENENLER VE ÖĞRETENLER VE TEBLİĞ EDENLER
BAKARA-151 Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, size Kitap’ı ve hikmeti öğretsin ve (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.
5. MARUFLA EMREDEN MÜNKERDEN NEHYEDENLER VE TEBLİĞ EDENLER
ÂLİ İMRÂN-104 Sizin içinizden hayra davet eden (mürşidlerden) bir cemaat olsun ve mârufla emretsin ve münkerden nehyetsin (men etsin). İşte onlar, onlar felâha erenlerdir.
6. VELÎ RESÛLLER VE TEBLİĞ EDENLER
ARÂF-62 Size Rabbimin risalelerini (gönderdiklerini) tebliğ ediyorum (ulaştırıyorum). Ve size nasihat ediyorum (öğüt veriyorum). Ve sizin bilmediğiniz şeyleri ben Allah’tan öğreniyorum (biliyorum).
HALİFELER
7. VEKALETEN DEVRİN İMAMLARI VE TEBLİĞ EDENLER
SECDE-24 Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize yakîn hasıl etmiş oldukları için.
İşte on dört asır evvel sahâbe nasıl Resûlullah’tan 7 safha 4 teslimi yaşayarak asr-ı saadeti yaşadılarsa günümüzde de herkes Allah’ın verdiği mutluluk davetiyesi, reçetesi ve garantisi olan Kur’ân-ı Kerîm’i öğrenir, yaşarsa o zaman onlar da sahâbe gibi sonsuz saadete ulaşırlar.
Allah’ın gayesi, Allah’ın muradı ne? Bütün insanları o sonsuz âhiret saadetine ulaşmak üzere yaratmıştır. Ama bu sonsuz âhiret ve dünya saadetini yaşamak kişinin liyakatına paralel hangi oranda Allah’a teslimse o oranda bunu gerçekleştirebilir. Allah razı olsun.