Muhterem Hocam, günümüzde vahiy sona ermiş midir?
Soru
Muhterem Hocam, günümüzde vahiy sona ermiş midir?
Cevap
Vahiy kıyamete kadar devam edecektir. Ama geleneksel din tatbikatına giren 19 bid’atten bir tanesi vahiy Peygamber Efendimiz (S.A.V)’le sona ermiştir ifadesidir.
Kur’ân-ı Kerim’e muhalif, şeytanın da tesiriyle İblis’in insanlara yazdırdığı ve din tatbikatına koyduğu 19 tane bid’atten bir tanesi vahiy Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e sona ermiştir ifadesidir.
Halbuki Kur’ân âyetlerine baktığımız zaman vahiy kıyamete kadar devam edecektir.
Allahû Tealâ kiminle konuşursa, neyle konuşursa onun adı vahiydir. Vahiy Allah’ın beşerrle konuşmasıdır.
Allahû Tealâ Şûrâ Suresinin 51. âyet-i kerimesinde:
42/ŞÛRÂ-51 Ve mâ kâne li beşerrin en yukellimehullâhu illâ vahyen ev min verâi hıcâbin ev yursile resûlen fe yûhıye bi iznihî mâ yeşâu, innehu aliyyun hakîm(hakîmun).
Allah’ın hiçbir insanla konuşması olmamıştır, illâ vahyile veya perde arkasından veya dilediğine izniyle vahyetsin diye resûl (melek) göndererek. Allah, bilir ve hikmet sahibidir.
Allahû Tealâ beşerrle vahiyle konuşur, perde arkasından veya resûl göndererek resûle dilediğini vahyetmesiyle konuşur.
Vahiy sadece peygamberleri kapsamaz. Daimî zikre ulaşan herkes Allah ile vahiyle konuşur. Dört vasıf şartı ve üç tane sonuç şartından bir tanesi o kişinin ehl-i tezekkür olmasıdır. Ehl-i tezekkür olmak Allah ile vahiy yoluyla konuşmaktır. Âyetlere baktığımız zaman vahyin sadece peygamberlerle sınırlı olmadığını görüyoruz. Hazreti Üzeyr (A.S) ile konuşması, havarilerle konuşması, herhangi bir beşerre vahyetmesi, Hazreti Musa (A.S)’ın annesine vahyetmesi, arıya vahyetmesi, yere vahyetmesi, göklere vahyetmesi, Hazreti İsa (A.S)’ın annesine vahyetmesi.
KUR’ÂN-I KERİM’DEKİ VAHİY AYETLERİ
1. BAKARA-118: Ve bilmeyenler: “Keşke Allah bizimle konuşsa” veya “Bize de bir âyet gelse” dediler. Bunun gibi onlardan öncekiler de, onların sözlerine benzer (sözler) söyledi. Onların kalpleri birbirine benzedi. Âyetlerimizi, yakin hasıl eden bir kavim için beyan etmiştik.
2. BAKARA-259: …Bunun üzerine Allah, onu yüz sene öldürdü. Sonra da diriltti. (Ona) “Ne kadar (ölü bir vaziyette) kaldın?” dedi. (O da): “Bir gün veya günün bir kısmı kadar.” dedi. (Allah:) “Hayır, yüz yıl kaldın. Haydi yiyeceğine ve içeceğine bak, bozulup kokuşmadı. Ve merkebine bak. (Bu), seni İnsanlara bir âyet kılmamız içindir. …
3. MÂİDE-111: Ve havarilere; “Bana ve Resûl’üme îmân edin.” diye vahyettiğim zaman, onlar da “Îmân ettik ve bizim (Hakk’a) teslim olduğumuza şahit ol.” demişlerdi.
4. YÛNUS-2: Onlardan bir adama, “insanları uyarması, âmenû olanları (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyenleri) müjdelemesi” için vahyetmemiz insanlara acaip (garip) mi geldi? …
5. NAHL-68: Ve senin Rabbin, balarısına, dağlardan, ağaçlardan ve onların (insanların) kurdukları çardaklardan, evler (kovanlar) edinmelerini vahyetti.
6. TÂHÂ-38: Vahy edilecek şeyi annene vahyetmiştik.
7. FUSSİLET-12: Böylece onları iki günde yedi kat gök olarak kaza etti (yarattı, tamamladı). Her gök katına kendi emrini vahyetti.
8. ŞÛRÂ-51: Allah’ın hiçbir insanla konuşması olmamıştır, illâ vahiy ile veya perde arkasından veya dilediğine izniyle vahyetsin diye resûl (melek) göndererek…
9. ZİLZÂL-4: O gün (izin günü), (arz) haberlerini anlatacaktır.
ZİLZÂL-5: Rabbinin ona vahyetmesi ile.
10. ÂLİ İMRÂN-47: …“Rabbim, benim çocuğum nasıl olur? Bana bir beşer dokunmadı” dedi. (Allah şöyle buyurdu): “İşte böyle, Allah dilediğini yaratır. Bir emrin (işin) olmasını takdir ettiği zaman, sadece ona ‘ol’ der, o hemen olur.”
Bütün bunlar Kur’ân-ı Kerim’in vahiy ile ilgili âyetlerini ihtiva ediyor. Allahû Tealâ’nın dağlara, göklere, yerlere, arıya vahyettiğini kutsal kitaplarda bildiriyor. Bütün devirlerde insanların arasında hep Allah ile konuşabilen birileri olmuştur. Her devirde de Allah insanlara vahyetmiştir. Kıyamete kadar da vahyini göndermeye devam edecektir. İşte İblis’in uydurduğu hurafelerden bir tanesi peygamberlerden başkasına vahiy gelmez, son Peygamber Peygamber Efendimiz (S.A.V) olduğuna göre vahiy onunla kesilmiştir ifadesi bir hurafedir, bir bid’attir.