Muhterem Hocam, hayatımızı yönlendirmede ‘sevgi ile arzu’nun yer aldığını görüyoruz. Mutluluğumuz için bu konuda nelere dikkat etmeliyiz?

Soru

Muhterem Hocam, hayatımızı yönlendirmede ‘sevgi ile arzu’nun yer aldığını görüyoruz. Mutluluğumuz için bu konuda nelere dikkat etmeliyiz?

Cevap

Evet sevgili kardeşlerim, sevgi ile arzu birbirinden farklı iki tane muhteva oluşturuyor. Sevgiyle huzur ve mutluluk yaşanır ama Allah’ın yasak ettiği fiillere duyduğumuz arzular bizi yanlışlara sürükleyebilir.

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in hadîsine baktığımız zaman: “Dünyevî lezzetleri silip süpüren ölümü çokça hatırlayın.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Tırmızî Zühd 4. Ayrıca bkz. Nefsâî, Cenâiz 3; İbn-i Mâce, Zühd 31.

"Zevkleri bıçak gibi kesen ölümü çok hatırlayın!"

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Ebu Davud, Edeb 125

"Dünya sevgisi her çeşit hatalı davranışın başıdır. Bir şeye olan sevgin seni kör ve sağır yapar."

İşte dünyevî arzular, dünya sevgisi her kötülüğün başıdır. Ondan kurtulabilmek, kötü alışkanlıklardan tamamen uzaklaşmakla ve hayatımıza Allahû Tealâ’nın Kur’ân’da vaz ettiği faziletleri yerleştirmekle gerçekleşir.

Sevgili kardeşlerim, günlük hayatta hiç istenmeyen bir davranış biçimini bir saatlik bir tekrar içerisinde hayatımızda yaşıyorsak, o artık bizde bir alışkanlık hâline gelmiştir. Herhangi bir şeyi, aynı konuda bu tekrarı üç dört saate yükseltiyorsak artık tiryakisi olmuşuzdur. Ama bağımlılık olayı en az, zühtün zıttı olan13 saate denk geliyor.

Hayatınızda, günlük yaşamınızda 24 saatlik zaman dilimi içerisinde yasak olan bir fiil beyninize ve zihninize devamlı sinyaller gönderiyorsa, bilin ki artık o nesnenin bağımlısı olmuşsunuz. Ama bunun ötesinde en üst noktada esiri olmak var. O esiri olan insanlar aslında farkında değiller. Onlar artık şeytanın kölesi olmuş durumdalar.

Kur’ân-ı Kerîm’de Allahû Tealâ bu kişilere ‘tağut’ diyor. insan şeytanlar, cin şeytanlar ve şeytan şeytanlar. Onlar için artık bir dönüş söz konusu değil. Onlar sadece kötülüklerle meşguldürler. Bildiklerini zannediyorlar ama asla Allah’ın “mutlu et ve mutlu ol” kanunlarından habersizdirler.

Sevgili kardeşlerim, Allah bizleri çok seviyor ve mutlu olmamızı istiyor. Kötü alışkanlıkların yerine meziyetlerin sahibi olmamızı istiyor. Bunun yolu sevgiden geçer. Nasıl nefsimizde 19 afet varsa; kin ve nefret, küfür, yalan, haksızlık ve zulüm, haset ve düşmanlık, cehalet, cimrilik, öfke ve gazap, isyan, sabırsızlık, kibir ve gurur, hırs ve şehvet, nankörlük, dedikodu, zan, kötü alışkanlıklar, vefasızlık, mürailik, fitne ve fesat olmak üzere 19 hastalık ki Şeytan bu 19 âfetin %100’üne tesir ediyor ve her âfet üzerinden bizi kendisine bağlıyor iblis.

ORTAK AKIL

NEFS 19 AFETİ ile AKLA Ulaşır

1. Kin ve Nefret

2. Küfür

3. Yalan

4. Zulüm

5. Haset

6. Cehalet

7. Cimrilik

8. Öfke ve Gayz

9. İsyan

10. Sabırsızlık

11. Kibir ve Gurur

12. Hırs ve Şehvet

13. Nankörlük

14. Dedikodu

15. Zan

16. İptilâlar (Kötü Alışkanlıklar)

17. Vefasızlık

18. Mürailik

19. Fitne Fesat

RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır

1. Sevgi

2. Îmân

3. Doğruluk

4. Adalet

5. Edep

6. İlim

7. Cömertlik

8. Sekînet

9. İtaat

10. Sabır

11. Tevâzu

12. Kanaat

13. Şükür

14. Ketumiyet

15. Hakikat

16. Faziletler

17. Vefa

18. İhlâs

19. Tevhid

İşte başlangıç noktasında ‘iptilâlar’ afeti bizde var ama şeytan buna tesir etmek suretiyle insanları kendisine bağlıyor. Ama sevgili kardeşlerim, bir de Allah’ın bizdeki temsilcisi ‘ruh’ vardır. Ruhta 19 tane haslet vardır ve bu hasletlerden bir tanesi iptilâların zıttı olan meziyetler, faziletlerdir. Ruhtaki 19 hasletin karşılığı faziletler, bizde hasletin alışkanlık hâline gelmesi hâlidir. Yani, hangi hasleti kendinizde alışkanlık hâline getirmişseniz ki bu müzeyyen olmakla tarif edilir, kalbinizde artık o müzeyyen olmuştur. Siz onu artık doğal bir hâlinizle yansıtırsınız.

Yani, kötülüğe karşı hayırla mukabele etmek bir meziyettir, bir fazilettir. Ama bunu uğraş vermeden yaparsınız. Artık karşıt güç sizde yoktur. Yani ‘Yahu o bana kötülük yapıyor, ben de ona şöyle bir atraksiyonda bulunsam...’ yok. Çünkü âfetler yok sizde. Âfetler olsa o zaman karşı güç var. Bir gayret sarf ederek, direnç göstererek hedefinize ulaşmak istersiniz. Ama öyle değil, daimî zikre ulaştığınız an ruhta 19 haslet, nefiste de 19 fazilet söz konusu olur. O zaman herşeyi doğal hâlinizle, sadece Allah’ın emrettiğini yaşıyorsunuz ve en çok mutluluğu yaşayan siz oluyorsunuz.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20263 dk okuma5