Muhterem Hocam, her emekli zekât vermeli midir?
Soru
Muhterem Hocam, her emekli zekât vermeli midir?
Cevap
Kazanç sahibi herkes zekât vermelidir. Sevgili kardeşlerim, insanlar hep paralarının artmasını istiyorlar, öyle değil mi? Parası artsın. Diyelim ki, diyor: ‘Ben kazandım. Şu zekâtı verirsem param eksilir.’ Bunu bir kenara yazın. Öbür taraftan diyor ki ‘Ben birr verirsem param eksilir.’ Öbür taraftan ‘Ben şöyle yaparsam param eksilir.’ vb.
Bu kulların bakış açısıdır. Bir de Allah’ın bakış açısından bakalım beraberce:
.
Allahû Tealâ diyor ki: “Zekâtını vermezsen, ( zekât kimin hakkıdır? Kul hakkıdır.)” O zaman sen o kul hakkını vermezsen, Allah müsaade ederek, hırsız senin malına el uzatır mı? İşte Allahû Tealâ diyor ki: “Eğer sen zekât verirsen ben seni hırsızlıktan korurum. Sen birrini verirsen seni rüşvetten korurum. Yani sen yapmazsan, bir helâl olan vardır, bir de haram olan var. O zaman sen kendini haram edersin."
Eğer sen işsizlere iş yeri açarsan, ne demek? Ne zaman kişi sermaye sahibi olup yatırım gerçekleştirebilir Allah’ın sisteminde? Zekâtını ve birrini verdiği zaman Allahû Tealâ o kişiyi sermaye sahibi kılar. Ve o kişiye şöyle buyurur: “Yatırımları gerçekleştir, işsizlere iş sahası aç.”
Zuhrûf suresinin 32. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ diyor ki:
43/ZUHRÛF-32: E hum yaksimûne rahmete rabbik(rabbike), nahnu kasemnâ beynehum maîşetehum fîl hayâtid dunyâve refa’nâ ba’dahum fevka ba’dın derecâtin li yettehıze ba’duhum ba’dan suhriyyâ(suhriyyen), ve rahmetu rabbike hayrun mimmâ yecmaûn(yecmaûne).
Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Biz onların dünya hayatında maişetlerini (geçimlerini) aralarında taksim ettik. Onların bir kısmının derecelerini, diğerlerinin üzerine yükselttik (üstün kıldık). Onların bir kısmı diğerlerini emrinde çalıştırsın diye. Ve senin Rabbinin rahmeti, onların topladığı şeylerden (başka insanları çalıştırmayıp biriktirdikleri paradan) daha hayırlıdır.
“Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Biz onların dünya hayatındaki maişetlerini aralarında taksim ettik ve bir kısmını diğerlerinin üzerine tafdîl ettik. Onların bir kısmı diğerlerini çalıştırsın diye. (Yani işsizlere iş sahası açılsın diye.) ”O zaman işsizlere iş sahası açan kimdir? Zekâtını vermiş, birrini vermiş ve yatırımları gerçekleştirmiş kişidir. Yatırım demek hem kişinin kendi kazanması hem de o işte çalışan insanların ekmek sahibi olması demektir.
Daha ötesi Allahû Tealâ diyor ki: “İhtiyaçtan fazlasını verin ki sosyal adalet, eşitlik hasıl olsun.” O zaman israf etmeyeceksiniz. O zaman Allahû Tealâ bunları bize emrediyorsa, bir kişinin zenginliği, aslında Allah’ın emirlerine itaatledir.
Karun mu zengindi yoksa Harun mu? Harun, evet. Harun, Allah’ın emirlerini yerine getiriyordu. Karun’un o biriktirdiği hazinelerin anahtarlarını belki bir at sürüsü taşıyordu. Ama sonuçta o servet su üzerindeki köpük gibi yok oldu, bir anda telef oldu, gitti. Ama Harun’un elde ettiği zenginlik bâki mî şu anda? Bugün biz Harun (A.S)’dan bahsederken, en güzel şekilde söylüyoruz. Ama Karun’dan bahsederken ‘Bu akılsız kendisine niye bunu yaptı?’ Allah razı olsun.