Muhterem Hocam, her yerde nefs kavramından bahsediliyor. Herkes nefse hâkim olunması gerektiğinden bahsediyor. Nefsin ne olduğunu ve nasıl nefse hâkim olabileceğimizi açıklar mısın
Soru
Muhterem Hocam, her yerde nefs kavramından bahsediliyor. Herkes nefse hâkim olunması gerektiğinden bahsediyor. Nefsin ne olduğunu ve nasıl nefse hâkim olabileceğimizi açıklar mısınız?
Cevap
"Sevgili kardeşlerim; bir kere şu kâinatta üç vücuda sahip olan tek varlık o insandır. Hicr Suresi'nin 26. ayet-i kerimesinde:
15/HİCR-26 Ve lekad halaknâl insâne min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin). Andolsun ki; Biz insanı, "hamein mesnûn olan salsalinden" (standart insan şekli verilmiş ve organik dönüşüme uğramış salsalinden) yarattık.
Fizik beden bu zahirî âleme aittir. Ama bu zahirî âleme ait olmayan, Berzah âlemine ait bir vücudumuz daha var: Nefsimiz. Şems Suresi'nin 7. ayetinde açıklıyor Allahû Teala:
91/ŞEMS-7 Ve nefisin ve mâ sevvâhâ. Nefse ve onu (7 kademede ahsene dönüşecek şekilde) sevva edene (dizayn edene) (andolsun).
19 afetle dizayn edilen bir nefisin sahibiyiz.
HERKES ANNE KARNINDAN FİZİK VÜCUD VE NEFS İLE DOĞAR
NEFSİN 19 AFETİ
1. Kin ve Nefret
2. Küfür
3. Yalan
4. Zulüm
5. Haset
6. Cehalet
7. Cimrilik
8. Öfke ve Gayz
9. İsyan
10. Sabırsızlık
11. Kibir ve Gurur
12. Hırs ve Şehvet
13. Nankörlük
14. Dedikodu
15. Zan
16. İptilalar (Kötü Alışkanlıklar)
17. Vefasızlık
18. Mürailik
19. Fitne Fesat
FİZİK VÜCUD
HİCR-26 Ve lekad halaknâl insâne min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin). Andolsun ki; Biz insanı, "hamein mesnûn olan salsalinden" (standart insan şekli verilmiş ve organik dönüşüme uğramış salsalinden) yarattık.
NEFS VÜCUD
ŞEMS-7 Ve nefisin ve mâ sevvâhâ. Nefse ve onu (7 kademede ahsene dönüşecek şekilde) sevva edene (dizayn edene) (andolsun).
RUH VÜCUD
SECDE-9 Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel efidete, kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne). Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve sizler için sem’î (işitme hassası), basar (görme hassası) ve fuad (idrak etme hassası) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
RUHUN 19 HASLETİ
1. Sevgi
2. Îmân
3. Doğruluk
4. Adalet
5. Edep
6. İlim
7. Cömertlik
8. Sekinnet
9. İtaat
10. Sabır
11. Tevazu
12. Kanaat
13. Şükür
14. Ketumiyet
15. Hakikat
16. Faziletler
17. Vefa
18. İhlâs
19. Tevhit
Olmak üzere 19 tane hastalık. İçimizdeki düşmanımız nefisimiz. Dıştaki düşman da bu afetleri %100 kullanabilen şeytan. Öyleyse iki düşmanımız var. Evvel emirde birinci düşmanı devreden çıkarmamız lazım. Çünkü savaşta düşmanın ikmâl yollarını kesmek asıldır. İşte nefisin afetlerini besleyen iblisin kendisidir. İblis: Nûr Suresi'nin 21. ayet-i kerimesinde insanlara kötülüğü öğretiyor.
24/NÛR-21 Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), ve men yettebi’ hutuvâtiş şeytâni fe innehu ye’muru bil fahşâi vel munker(munkeri) ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu mâ zekâ minkum min ehadin ebeden ve lâkinnallâhe yuzekkî men yeşâu, vallâhu semî’un alîm(alîmun). Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde (şeytanın adımlarına uyduğu taktirde) muhakkak ki o (şeytan), fuhşu (her çeşit kötülüğü) ve münkeri (inkârı ve Allah’ın yasak ettiklerini) emreder. Ve eğer Allah’ın rahmeti ve fazlı sizin üzerinize olmasaydı (nefisinizin kalbine yerleşmeseydi), içinizden hiçbiri ebediyyen nefisini tezkiye edemezdi. Lâkin Allah, dilediğinin nefisini tezkiye eder. Ve Allah, Sem’î’dir (en iyi işitendir) Alîm’dir (en iyi bilendir).
"Şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Kim şeytanın adımlarına uyarsa, şeytan ona fuhşiyatı ve münkeri emreder." Kimdir şeytanın adımlarına tâbî olmayan ayet-i kerimede? Kalben Allah’a ulaşmayı dileyen. İşte kim kalben Allah'a ulaşmayı dilediyse, Allahû Teala, Rahîm esmasıyla tecelli ediyor üzerine. Şeytanın adımlarına tâbî olmayın şu anda ekranda:
ŞEYTANIN ADIMLARINA TÂBÎ OLMAYIN
1. BAKARA-208 Ey âmenû olanlar! Hepiniz SİLM'e dahil olun (teslim olma dairesi içine girin). Ve şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki o, size apaçık düşmandır.
2. BAKARA-168 Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz şeylerden yiyin. Ve şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki o, sizin için apaçık bir düşmandır.
3. EN'AM-142 …Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden yiyin. Şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki; o, size apaçık düşmandır.
4. İSRA-53 Ve kullarıma de ki: "En güzeli (sözü) söylesinler!" Muhakkak ki şeytan, onların aralarını bozar (fesat çıkarır). Muhakkak ki o, insana apaçık düşmandır.
5. NUR-21 Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde muhakkak ki o (şeytan), fuhşu ve münkeri emreder…
6. YASİN-60 Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o size apaçık bir düşmandır.
7. ZUHRUF-62 Ve şeytan sakın sizi, (Sıratı Mustakîm'den) men etmesin. Muhakkak ki o, sizin için apaçık düşmandır.
7 tane ayet-i kerime görüyorsunuz. Ve bunların başında da Nûr Suresi'nin 21. ayet-i kerimesi de geliyor. Kim şeytanın adımlarına tâbî olursa şeytan ona fuhşiyatı ve münkeri emreder. Kimdir şeytanın adımlarına tâbî olanlar, onlar Allah'a ulaşmayı dilemeyenlerdir. Ulaşmayı dilemeyenlerin nefisinin manevî kalbindeki 19 hastalığa %100 şeytan tesir ediyor. Ama kişi Allah'a ulaşmayı dilediği an, Allahû Teala kişi ile şeytan arasına koruyucu bir engel koyuyor. Artık şeytan, o kişi Allah'ı kendisine Vekil tayin ettiği için Allah o kişinin ruhunu Kendisine ulaştırana kadar şeytan asla yaklaşamıyor.
Üçüncü vücudumuz Secde Suresi 9'da bahsediliyor: "Biz insana ruhumuzdan üfürdük."
SECDE-9 Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel efidete, kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne). Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve sizler için sem’î (işitme hassası), basar (görme hassası) ve fuad (idrak etme hassası) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
İşte ruh da üçüncü vücudumuz ve kim dünya hayatını yaşarken, ruhunu Allah'a ulaştırmayı dilerse, mutlak surette Allah o kişinin ruhunu Kendisine ulaştırıyor. Şimdi ruhun Allah'ın Zat'ına ulaşabilmesi nefisin tezkiyesine bağlı. Ama nefisin tezkiyesi de aynı zamanda fizik vücudun, şeytana kul olmaktan kurtulmasına bağlı. İşte her şeyin başı olan 1. safha, Zumer Suresi'nin 17. ayet-i kerimesinde zikrediliyor:
39/ZUMER-17 Vellezînectenebût tâgûte en ya’budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ıbâdi. Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
Ekranda gördüğünüz bu ayet: "Onlar ki taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler, kaçındılar, kendilerini kurtardılar." Nasıl? Allah’a yöneldiler, Allah’a ulaşmayı dilediler. Yani nefisin manevî kalbinden, Allah’a ulaşmayı dilediler. Onlara müjdeler vardır, kullarımı müjdelere" Kişi şeytanın kulu iken tek bir dilekle Allah’ın kulu oluyor. Evet, kişi şeytanın kulu iken tek bir dilekle Allahû Teala’nın kulu oluyor.
İşte nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor: "Size dinlemeyi emrediyorum, size itaati emrediyorum, size cihadı emrediyorum, hicreti emrediyorum ve size cemaat olmayı emrediyorum."
Daha önce bu standartlar içinde Allahû Teala size; Müslümanlar, mü'minler ve Allah’ın kulları diye isimlendirdi. Öyleyse şeytana kul olmaktan kurtulup Allah’a kul olanlar; sonra kalbe iman yazılmasıyla mü'minler; en sonunda ruhun Allah’a teslimiyle, "Müslümanlar" adını alırlar. Çünkü Allah size Müslümanlar, mü'minler ve Allah’ın kulları diye isimlendirmiş. İşte bu dizayn içerisinde olaya bakmamız lazım. Ve gerçekten kişi Allah'a ulaşmayı kalben dilediği an, Allahû Teala Rahîm esmasıyla tecelli ederek, o kişiyi mutlaka mürşidine ulaştırıyor. Mürşide ulaşmayla birlikte 7 tane ni'metin sahibi oluyor. Bu 7 ni'metten bir tanesi de kişinin kalbine Allah’ın imanı yazması, yani o kişinin mü'min olması. İşte böyle insanlara artık şeytan tesir edemiyor.
4 ayet-i kerime: Benim kullarıma şeytanın bir tesiri yok;
ŞEYTANIN TESİRİ YOKTUR
1. HİCR-42 Azgın olanlardan (iğvaya düşürdüklerinden) sana tâbî olan kimseler hariç, muhakkak ki; benim kullarım üzerinde senin bir sultanlığın (gücün) yoktur.
2. NAHL-99 Çünkü onun, âmenû olanlar ve Rab’lerine tevekkül edenler üzerinde bir sultanlığı (yaptırım gücü) yoktur.
3. İSRÂ-65 Muhakkak ki Benim kullarımın üzerinde, senin bir sultanlığın (yaptırım gücün) yoktur. Ve senin Rabbin, vekil olarak kâfidir (yeter).
4. SEBE-21 Ve onun (iblisin) onlar üzerinde bir sultanlığı yoktu. Ahirete inanan kişi ile ondan şüphe içinde olanları bilmemiz için (iblisle onları imtihan ettik). Ve senin Rabbin her şeyi hıfzedendir.
5. ZUMER-17 Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
Bunun olabilmesi için Zumer 17’ye göre kişinin kalpten Allah’a ulaşmayı dilemesi lazım. İşte kalpten Allah’a ulaşmayı dilemek, şeytanı hayatımızdan çıkartmaktır. Ne zamana kadar? Allah ruhumuzu Kendisine ulaştırana kadar. Allah, ruhu Kendisine ulaştırana kadar, şeytanı hayatımızdan çıkartıyor. Şeytan nefisin afetlerine tesir edemeyince, otomatikman o kişi Allah’ın mürşidine ulaşıyor. Allah’ın vasıta emirlerini, Allah’ın ona sevdirmesiyle yerine getiriyor; yani namazı severek kılıyor, orucu severek tutuyor, zekâtı severek veriyor, zikri severek yapıyor. Bütün vasıta emirleri Allah ona sevdiriyor.
Ve bu dizayn içerisinde çok kısa bir süre içinde, 7–8 aylık süre içinde Allahû Teala o kişinin nefisinin manevî kalbinde her tezkiye kademesinde %7 fazıl artırmak suretiyle; %49 fazıl + %2 rahmet = toplam %51 nurla o kişinin ruhunu Kendisine ulaştırıyor ve o kişi “ermiş evliya” oluyor. Bu noktada o kişi nefisini tezkiye etmiştir. Daha doğrusu Allah, o kişinin nefisini tezkiye etmiştir. Allah, o kişinin ruhunu Kendisine ulaştırmıştır. Allah, o kişiyi şeytana kul olmaktan kurtarıp Kendisine kul etmiştir. Nefsin tezkiye olması ancak bu şartlar altında gerçekleşebiliyor. Allah razı olsun.