Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bir hadîsinde: “Allah ölü kalpleri hikmet nuru ile diriltir.” buyuruyor. Bu hadîsi bizlere açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bir hadîsinde: “Allah ölü kalpleri hikmet nuru ile diriltir.” buyuruyor. Bu hadîsi bizlere açıklar mısınız?
Cevap
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Taberani.
“Âlimlerin sohbetine katılın, onlara yakın oturun! Çünkü Allahû Tealâ, yağmurla ölü toprağı dirilttiği gibi, ölü kalpleri de hikmet nuru ile diriltir.”
Şimdi hikmet, daimî zikre ulaşmanın Kur’ân’daki adıdır. Yağmurla ölü toprağı dirilttiği gibi ölü kalpleri de hikmet nuruyla diriltir. Yani zikrin başka bir adı da hikmettir. Allahû Tealâ demiş oluyor ki Allahû Tealâ ölü kalpleri zikirle diriltiyor.
Başlangıç noktasında herkes sağır, dilsiz ve kördür. Kalpleri de ölüdür. Ama kim kalben Allah’a ulaşmayı dilerse o bu dünyaya göre dirilmiştir ama henüz ahirete göre ölüdür. Fakat ne zaman daimî zikre ulaşırsa o zaman, o kişinin kalbi daimî zikirle dirilmiştir, hikmet nuruyla dirilmiştir. O, 3 tane sonuç ve 4 tane vasıf şartının sahibidir.
Bakara Suresinin 18. âyet-i kerimesinde:
2/BAKARA-18 Summun bukmun umyun fe hum lâ yerciûn(yerciûne).
Onlar sağır, dilsiz ve kördürler. Artık onlar dönemezler.
İsrâ Suresinin 45 ve 46. âyet-i kerimelerinde ise Kur’ân-ı Kerim’i kıraat ettiğin zaman seninle yevmül ahirete iman etmeyen, Allah’tan sadece dünyalık isteyen ama ahirete inanmayan kişinin baş gözüne hicâben mestûrâ, kulaklarına vakra, kalplerine ekinne koyuyor. Huzurlar da kapanıyor.
17/İSRÂ-45 Ve izâ kara’tel kur’âne cealnâ beyneke ve beynellezîne lâ yu’minûne bil âhirati hicâben mestûrâ(mestûran).
Sen Kur’ân’ı kıraat ettiğin (okuduğun) zaman, seninle ahirete (ölmeden evvel Allah’a ulaşmaya ve kıyâmet gününe) inanmayanlar arasına hicab-ı mesture kıldık (gözlerinin üzerine, seni peygamber olarak görmelerini engelleyen bir perde koyduk).
17/İSRÂ-46 Ve cealnâ alâ kulûbihim ekinneten en yefkahûhu ve fî âzânihim vakrâ(vakran), ve izâ zekerte rabbeke fîl kur’âni vahdehu vellev alâ edbârihim nufûrâ(nufûran).
O’nu (Kur’ân’ı), fıkıh (idrak) etmelerine karşı, (fıkıh edemesinler diye) kalplerinin üzerine ekinnet ve onların kulaklarına vakra (işitme engeli) kıldık. Ve sen, Kur’ân’da Rabbinin tekliğini zikrettiğin zaman nefretle arkalarına döndüler.
Bakara Suresinin 6 ve 7. âyet-i kerimelerinde ilgisiz kaldığı zaman hastalıkları sebebiyle Allahû Tealâ engel koyuyor.
2/BAKARA-6 İnnellezîne keferû sevâun aleyhim e enzertehum em lem tunzirhum lâ yu’minûn(yu’minûne).
Onlar muhakkak ki kâfirdirler. Onları ikaz etsen de etmesen de onlar için eşittir (birdir), mü’min olmazlar.
2/BAKARA-7 Hatemallâhu alâ kulûbihim ve alâ sem’ıhim, ve alâ ebsârihim gışâvetun, ve lehum azâbun azîm(azîmun).
Allah onların kalplerinin üzerini ve işitme (sem’î) hassasının üzerini mühürledi ve görme (basar) hassasının üzerine gışavet (perde) çekti. Onlar için azîm (büyük) azap vardır.
Ama Enfâl Suresinin 24. âyet-i kerimesinde:
8/ENFÂL-24 Yâ eyyuhâllezîne âmenûstecîbû lillâhi ve lir resûli izâ deâkum limâ yuhyîkûm, va'lemû ennallâhe yehûlu beynel mer'i ve kalbihî ve ennehû ileyhi tuhşerrûn (tuhşerrûne).
Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler), Allah ve Resûl’ü sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman (davete) icabet edin! Ve Allah’ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve muhakkak sizin O’na haşrolunacağınızı bilin! (Hepinizin ruhu Allah’ta toplanacak ve Allah, ruhlarınıza meab olacak.)
Öyleyse muhtevaya baktığımız zaman başlangıçta herkes yedi inanç şartının sahibidir ve yedi kalp şartı, yedi ni'metle ikinci kez dirilme noktasına gelir. Bütün insanlar Allah’a ulaşmayı diledikleri noktaya kadar Allah’a göre ölü kabul edilirler.
MÜMİN OLMANIN 7 İNANÇ ŞARTI
1. Allah’a inanmak. BAKARA-285
2. Meleklerine inanmak. BAKARA-285
3. Allah’ın Kitaplarına inanmak. BAKARA-285
4. Resûllerine inanmak. BAKARA - 285
5. Ruhun ölmeden evvel Allah’a ulaştırılmasına inanmak. RAD - 21
6. Hayrın Allah’tan, şerrrin insanın nefsinden olduğuna inanmak. NİSA - 79
7. Ba’su ba’del mevt’e, ölümden sonra tekrar canlandırılacağınıza inanmak. BAKARA - 28, 56
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEYEN KİŞİNİN 7 KALP ŞARTI
1. Kalpteki ekinet alınır. EN’ÂM - 46
2. İhbat konur. HAC - 54
3. Kalp Allah’a döndürülür. KAF - 33
4. Kalbe giden nur yolu açılır. EN’ÂM - 125
5. Kalbin mührü açılır. ZUMER - 22
6. Kalpteki küfür kelimesi alınır. EN’ÂM - 46
7. Kalbe iman yazılır. MUCÂDELE - 22
7 NİMET
1. Devrin İmamının Ruhu Gelir. MU’MİN - 15
2. Kalbe İman Yazılır. MUCÂDELE - 22
3. Günahlar Sevaba Çevrilir. FURKÂN - 70
4. Ruh VÜCUTu Terk Eder. NEBE - 39
5. Fizik Vücut Allah’a Kul Olmaya Başlar. RA’D - 36
6. Salih Amel (Zikir) Başlar. ZUMER - 23
7. İradenin Güçlenmesi. BAKARA - 257
İnsanlar hikmet sahibinin anlattıklarını hüsnüniyetle dinlerlerse içlerinde Allah’ın güzelliklerini yaşama arzusu duyacaklardır ve de hemen Allah’a ulaşmayı dileyeceklerdir. Arkasından da tâbiiyet gelir. Tâbiiyetle birlikte yeni bir dünyanın kapıları açılır. Hikmetin nuru ölü kalpleri diriltir.
İşte: “Size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman davete icabet edin.”
Davete icabet edenler hikmet nuruyla kalbi dirilenlerdir. Mesela şu anda bu sohbeti dinliyorsunuz. Dinlediğiniz zaman kalbinizde eğer Allah’a ulaşmayı dilemek diye bir talep oluştuysa işte bu ölü kalbinizin dirilmesi demektir. Bu da hikmet sohbetinde gerçekleşen bir olaydır.
Başlangıçta herkes sağır, dilsiz, kör ve ölüdür ama Allah’a ulaşmayı dilediğiniz zaman o ölü kalp diriliyor. Allah’a ulaşmayı kalben dilediği için. Allah razı olsun.