Ruhun hidayeti ve Allah’a teslimi nasıl gerçekleşir?

Soru

Ruhun hidayeti ve Allah’a teslimi nasıl gerçekleşir?

Cevap

Allahû Tealâ Şûrâ-13’te: “Allah dilediğini seçer ve o seçtiklerinden kim Allah’a yönelirse onların ruhunu da Allah Kendisine ulaştırır.”

ŞÛRA – 13 … allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).

…Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

Zumer-17’de: “Onlar ki taguta kul olmaktan içtinap ettiler.”

39/ZUMER-17 Vellezînectenebût tâgûte en ya’budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ıbâdi.

Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!

Nasıl içtinap etmek? Allah’a yöneldiler, Allah’a ulaşmayı dilediler. ”Onlar için müjdeler vardır. Kullarımı müjdele.”

Rûm-31’de de: "Allah’a yönel ve takva sahibi ol."

30/RÛM-31 Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).

O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

İşte kim Allah’a ulaşmayı kalben dilerse o zaman Allahû Tealâ ona 7 furkan veriyor, Enfâl-29’a göre. Rûm-31’de de: "Allah’a yönel ve böylece takva sahibi ol."

8/ENFÂL-29 Yâ eyyuhâllezîne âmenû in tettekullâhe yec’al lekum furkânen ve yukeffir ankum seyyiâtikum ve yagfir lekum, vallâhu zul fadlil azîm(azîmi).

Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Ve Allah, büyük fazl sahibidir.

30/RÛM-31 Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).

O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

Bu 7 furkanın sahibi olan kişinin Allahû Tealâ mutlaka kalbine hidayetle ulaşıyor, kalbi Kendisine çeviriyor Kaf-33. En’âm-125’e göre göğsünden kalbine nur yolunu açıyor ve böylece kişi Allah’ın ismini zikretmeye başladığı an Allah’ın katından rahmet ve fazl geliyor. Fazıllar içeri girmiyor, rahmet içeriye sızıyor ve kişiyi huşû sahibi kılıyor. Huşû sahibi olmak, o kişinin hacet namazı kılması hâlinde Allahû Tealâ’nın ona kesin mürşid göstereceğini beyan ediyor.

Kur’ân’ın olmazsa olmaz temel şartı, ruhun ölmeden evvel Allah’a ulaşması konusunda kişinin Allah’tan yapacağı taleptir. Kim Allah’a ulaşmayı dilemişse o, hidayet üzeredir. Bu, Allah’ın o kişiye düşünce bazında hidayet sağlamasıdır. Ama bir de fiilde hidayet üzere olmak vardır. Ruhun Allah’a dönebilmesi için mutlaka başının üzerine başka bir ruhun gelmesi gerekir. Bu ruh, devrin imamının ruhudur. Kişi mürşidine ulaştığında ruhu vücudundan ayrılır, Allah’a doğru yola çıkacak ve 7 nefs kademesinde Allah’a ulaşıp teslim olacaktır. Ruhun tövbe ile birlikte bizden ayrılıp Sıratı Mustakîm’e ulaşması ve Sıratı Mustakîm üzerinden seyr-i sülûkla Allah’ın Zat’ına ulaşması, o hidayettir; yani hidayete ermektir.

Allahû Tealâ birçok âyet-i kerimede bu konuyu dile getiriyor. Ama mürşidin önünde tövbe etmek bunun olmazsa olmaz şartıdır. Resûlullah Efendimiz (S.A.V): “Herkes hata yapabilir. Hata yapanların en hayırlısı tövbe edenlerdir.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Tirmizi, Kiyame, 49; İbn Mace, Zühd, 30.

“Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tövbe edenlerdir.”

Kim mürşidin önünde tövbe ederse, mürşide yapılan tövbe:

MÜRŞİD ÖNÜNDE KABUL EDİLEN TÖVBE

1. NEBE: 38: O gün, ruh (devrin imamının ruhu) ve melekler, saf saf hazır bulunurlar. Rahman’ın kendisine izin verdiği kişiden başka kimse konuşamaz. Ve sadece sevap söylemiştir.

NEBE – 39: İşte o gün (mürşidin eli Hakk’a ulaşmak üzere öpüldüğü ve ona tâbi olunduğu gün), Hakk günüdür. Dileyen kişi, kendisine Rabbine ulaştıran yolu ittihaz eder...

2. MÜ’MİN: 7: …Ve âmenû olanlar için (Allah’tan) mağfiret dilerler: “Rabbimiz, Sen herşeyi rahmetle (rahmetinle) ve ilimle (ilminle) kuşattın. Böylece (mürşidin önünde) tövbe edenleri ve Senin yoluna tâbi olanları mağfiret et. Onları cehennem azabından koru!”

3. NİSÂ: 64: Ve onlar nefslerine zulmettikleri zaman, eğer sana gelselerdi, böylece Allah’tan mağfiret dileselerdi ve Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, mutlaka Allah’ı, tövbelerini kabul eden ve rahmet edici olarak bulurlardı.

4. HÛD: 112: Artık sen, sana tövbe ederek tâbi olanlarla birlikte emrolunduğun gibi istikamet üzere ol. Ve azgınlık yapmayın (aşırı gitmeyin). Muhakkak ki O, yaptıklarınızı görendir.

5. AHZÂB: 73:Allah’ın münafık erkekleri ve münafık kadınları, müşrik erkekleri ve müşrik kadınları azaplandırması ve mü’min erkeklerin ve mü’min kadınların tövbelerini kabul etmesi içindir…

6. MUMTEHİNE: 12: Ey nebi! Mü’min kadınlar; Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zinada bulunmamak, evlatlarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira uydurmamak, maruf bir iş konusunda sana asi olmamak üzere, sana tâbi olmak için geldikleri zaman, artık onların biatlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile…

7. FURKÂN: 70: Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine iman yazılıp, imanı artan) mü’min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o takdirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir…

Tövbe sona ermedikçe hicret sona ermez. Güneş batıdan doğmadıkça tövbe sona ermez. Öyleyse orada tövbeyle ruhumuz bizden ayrılıyor, Sıratı Mustakîm üzerinden Allah’ın Zat’ına ulaşıyor.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Ebû Dâvûd, Cihâd, 2; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1, 192.

“Tövbe sona ermedikçe hicret de sona ermez. Güneş battığı yerden doğmadıkça da tövbe sona ermez.”

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20265 dk okuma7