Muhterem Hocam, tam anlamıyla 15 yıldır ibadet ediyor, oruç tutuyor, zekât veriyor, günahlardan kaçmak için çaba sarf ediyorum. Başta İslâm’la ilgili Tevhid-i Kur’ân, Fî Zılâl-il K
Soru
Muhterem Hocam, tam anlamıyla 15 yıldır ibadet ediyor, oruç tutuyor, zekât veriyor, günahlardan kaçmak için çaba sarf ediyorum. Başta İslâm’la ilgili Tevhid-i Kur’ân, Fî Zılâl-il Kur’ân, İslâm Tarihi, Osmanlı Tarihi, çeşitli İslâm’la ilgili çok eser okudum. Ancak aradığımı bulamadım. Sizin ‘İslâm, Tasavvuf ve Mutluluk’ kitabınızı okudum, bir hazine bulmuş gibi sevindim. İbadetlerimi çoğalttım. Bundan sonra ne yapmalıyım, açıklar mısınız?
Cevap
Yapman gereken şey, kalpten “Allah’a ulaşmayı dilemek” ve hacet namazıyla Allah’ın sana gösterdiği mürşide tâbî olmak.
Allah’a ulaşmayı dilemek için Allahû Tealâ Katından, her kavmin içinde (o kavmin ana lisanıyla ardı arkası kesilmeksizin) velî resûller gönderiyor. O velî resûller insanları Allah’a davet ediyorlar.
Daveti kabul edenler (işitenler); onlar Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir. Daveti kabul etmeyenler de (onlar işitmeyen sağır, dilsiz ve körler); onlar dalâlette kalanlardır.
O zaman sen eğer işitenlerdensen (Allah’a ulaşmayı diledim); o zaman 2. safhası, mürşide tâbiiyet. Ama mürşidin seçimi de bize verilmemiş. Mürşidin seçimi Allah’a aittir. Hacet namazıyla mürşidini Allah’tan soracaksın. Allah’ın sana gösterdiği mürşide tâbî olacaksın. Ondan sonrası; ondan sonrası zaten peşinden gelir.