Muhterem Hocam, yaptığımız herhangi bir işin zikre mâni olması mümkün müdür?

Soru

Muhterem Hocam, yaptığımız herhangi bir işin zikre mâni olması mümkün müdür?

Cevap

Hayır, değil. Allahû Tealâ Nûr Suresinin 37. âyet-i kerimesinde bunu ifade ediyor:

24/NÛR-37 Ricâlun lâ tulhîhim ticâratun ve lâ bey’un an zikrillâhi ve ikâmis salâti ve îtâiz zekâti yehâfûne yevmen tetekallebu fîhil kulûbu vel ebsâr(ebsâru).

Ticaretin ve alışverişin, onları Allah’ın zikrinden, namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten alıkoymadığı adamlar ki (onlar), kalplerin ve gözlerin (dehşetten) döneceği günden korkarlar.

Bakara Suresinin 152. âyet-i kerimesine ve âyetlere baktığımız zaman az zikir, çok zikir ve daimî zikir diye Allahû Tealâ bunu farz kılmış:

2/BAKARA-152 Fezkurûnî ezkurkum veşkurû lî ve lâ tekfurûn(tekfurûni).

Öyle ise Beni zikredin ki Ben de sizi zikredeyim. Ve Bana şükredin ve Beni inkâr etmeyin.

33/AHZÂB-41 Yâ eyyuhâllezîne âmenûzkûrullâhe zikren kesîrâ(kesîran).

Ey âmenû olanlar! Allah’ı çok zikirle (günün yarısından fazla) zikredin.

73/MUZZEMMİL-8 Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ(tebtîlen).

Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.

4/NİSÂ-103 Fe izâ kadaytumus salâte fezkurûllâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbikum, fe izatma’nentum fe ekîmus salât(salâte), innes salâte kânet alâl mu’minîne kitâben mevkûtâ(mevkûten).

Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın. Muhakkak ki namaz, mü'minlerin üzerine, "vakitleri belirlenmiş bir farz" olmuştur.

Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’de hiçbir şeyin Allah’ın zikrinden alıkoymadığı insanlardan bahsediyor. Ne ticaret, ne alışveriş ne de dünyadaki herhangi bir iş onları Allah’ı zikretmekten, namaz kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoymuyor.

Burada asıl devamlılık arz eden şey zikirdir. Biliyorsunuz ki zikir farzdır. Çok zikir de farzdır. Daimî zikir de farzdır. Herbir şey bizleri Allah’ı zikretmekten alıkoymamalıdır.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20261 dk okuma4