Muhterem Hocam, kovulmuş olan şeytandan nasıl sığınabiliriz? Günde birçok defa “eûzü billâhi mine’ş-şeytânirracîm” diyoruz ama şeytan yine yanımızdan ayrılmıyor. Bunun hikmeti nedi

Soru

Muhterem Hocam, kovulmuş olan şeytandan nasıl sığınabiliriz? Günde birçok defa “eûzü billâhi mine’ş-şeytânirracîm” diyoruz ama şeytan yine yanımızdan ayrılmıyor. Bunun hikmeti nedir?

Cevap

Evet sevgili kardeşlerim, özellikle “Eûzubillâhimineşşeytânirracîm, bismillâhirrahmânirrahîm” diyerek, biz emaniyyeden, insanların zanlardan kurtulmak üzere Allah'a sığınıyoruz. Şeytandan Allah’a sığınmakla ilgili başka âyet-i kerimeler var. Onları okuyalım.

23/MUMİNÛN-97 Ve kul rabbi eûzu bike min hemezâtiş şeyâtîn(şeyâtîni).

Ve “Şeytanların kışkırtmalarından (vesveselerinden) sana sığınırım.” de.

23/MUMİNÛN-98 Ve eûzu bike rabbi en yahdurûni.

Ve Rabbim, (şeytanların) benim yanımda bulunmalarından sana sığınırım.

23/MUMİNÛN-94 Rabbi fe lâ tec’alnî fîl kavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Rabbim, öyleyse beni zalimler kavmi içinde bırakma.

23/MUMİNÛN-95 Ve innâ alâ en nuriyeke mâ neıduhum le kâdirûn(kâdirûne).

Ve muhakkak ki Biz, onlara vaadettiğimiz şeyi sana göstermeye elbette kaadir olanlarız.

23/MUMİNÛN-96 İdfa’ billetî hiye ahsenus seyyiete, nahnu a’lemu bi mâ yasıfûn(yasıfûne).

Seyyiati (kötülüğü), en güzel olanla yok et. Biz, (onların) vasıflandırdıklarını en iyi biliriz.

Görüyorsunuz ki "şeytanların kışkırtmalarından ve sözlerinden Sana sığınırım." sözü ancak zikirledir. "Rabbim öyleyse beni zalimler kavmi içerisinde bırakma." dediği noktada bir insanın nefsine zulmetmekten kurtulduğu yer, daimî zikirdir. En’âm Suresi 82. âyet-i kerimede:

6/ENÂM-82 Ellezîne âmenû ve lem yelbisû îmanehum bi zulmin ulâike lehumul emnu ve hum muhtedûn(muhtedûne).

Âmenû olan kimseler ve îmânlarını zulümle karıştırmayanlar, işte onlar (korkudan) emindirler. Ve onlar hidayete erenlerdir.

O halde kovulmuş şeytandan Allah’a nasıl sığınırız? İlgili âyetleri gördük. “Eûzü billâhi mine’ş-şeytânirracîm, bismillâhirrahmânirrahîm” ile bir başlangıç yapıyoruz. Ama arkasından mutlaka hidayetle bunun perçinlenmesi, taçlanması lazım. Evvela ruhun hidayeti gerekir. Ruhun, 7 kademedeki nefs tezkiyesiyle dünya hayatındayken Allah’ın Zat'ına ulaşması gerekir. 7 kademedeki nefs tezkiyesi ise, kesinlikle %49 oranında şeytanın insan üzerindeki tesirinin azalmasını ifade ediyor. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20261 dk okuma4